Son yıllarda her sene olduğu gibi bu sene de yine Kipur günü Şofar’ı dinlemek için Kemerburgaz Şaar Aşamayim Sinagogu’ndaydım.
Neila öncesinde öncelikle değerli gençlik kurumlarımızın ardından Kisba Komisyonu’nun ve nihayetinde de önce toplum başkanlarımızın ve en sonunda da Değerli Rav İsak Alaluf’un konuşmasını dinledik.
Tüm konuşmaların ortak noktası sayıca azalan bir toplumda birlik olabilmenin önemiydi. Toplum başkanlarımız sayıca azalırken topluma bağlılığın ve görevli kardeşlerimize yardımın önemine vurgu yaparken, okulumuz ve Or Ahayim hakkında da değerli açıklamalarda bulundular. Güvenlik konusunda da toplumumuz için gerekli tüm makamlarla iletişimde olduklarını dile getirdiler. Toplum yönetimimizin bu vesileyle konuşmasının bizler için çok değerli olduğunun bilincinde bilgilendirme toplantılarının bahsedilen hususlarda daha sık yapılabilmesinin katılımı arttıracağını düşünüyorum.
Şüphesiz geçtiğimiz senelerdeki gibi Şaar Aşamayim Sinagogumuz gerek enerjik ve genç ruhu, gerekse de değerli Rav’ımız İsak Alaluf’un hepimizi kucaklayan konuşmasıyla bir kez daha toplumumuzun gözbebeği olduğunu gösterdi. Değerli Rav Alaluf konuşmasında, İbranice’de Tanrı’nın insana üflediği hayat nefesi ve ruhu olan Neşama’yı beslemenin tıpkı evimizdeki çiçeklere bakmak gibi değerli olduğunu hatırlattı. Kişi, ancak maneviyata önem verir, farkındalıkla sorumluluklarını yerine getirir ve Tora öğrenimine vakit ayırırsa kendi ruhunu sulayabilir. Kimilerimizin maalesef farklı doğu ya da batı öğretileri karşısında mangalda kül bırakmazken, söz konusu Tora olduğunda aynı heyecanın hissedilmemesinin zararlarına da değinen Rav Alaluf, eminim sinagogda bulunan ve belki de Kipur’dan Kipur’a gelebilen kardeşlerin bile içinde bir kıvılcım yaratmayı başardı. Kendimi onun sözlerini dinlerken, kendimi New York ya da Londra’daki bir sinagog havasında hissettim. Ne mutlu ki, toplumumuza liderlik eden böyle bilge ravlara sahibiz. Değerlerini bilip, senelerce nasiplenebilmek dileğiyle…
Paranın dini imanı olur mu?
Geçtiğimiz hafta malum fonlarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle, yine birçok ailenin canı yandı. Konuşulan rakamları insanın aklı mantığı almıyor. Denetim nerede? Bu devirde bu kadar göz önünde halen Banker Kastelli misali durumlar yaşanabilir mi? Soruların yanıtını zaman gösterecek.
Kime sorsam maalesef bir yakını içerde tuttuğu büyük rakamlardan karalar bağlamış durumda.
Geçenlerde değerli bir ağabeyim biz gençler için vaziyeti çok güzel özetledi. Gençlerimiz eskiden baba yanı aile işinde veya tanıdık yanında işe girer, işi öğrenir hayata atılırdı. Baba yanı işler bitince, çoğunluk beyaz yaka oldular. İş bulmak zorlaşıp, maaşlarla harcamalar eşit olamayınca böyle fonlara mecbur kaldılar…
Maalesef söz konusu para olunca bu her şeyin önüne geçebiliyor. Yakın zamanda tüm mağdurların alacaklarına kavuşabilmesi dileğiyle…