Başkasının mutsuzluğundan, talihsizliğinden veya başarısızlığından gizli ya da açık bir memnuniyet duyma durumu her insanda zaman zaman ortaya çıkabilen, evrimsel olarak hayatta kalma ve rekabet dürtülerinden beslenen insani bir gölge duygudur. Almanca kökenli bir terim olan ve küresel literatüre geçen ‘Schadenfreude’ (zarardan duyulan sevinç) kelimesiyle ifade edilir. Türkçede ise eski karşılığı ‘şematet’ olarak bilinir.
Son dönemde sosyal medyada, haberlerin veriliş şeklinde özgüveni düşük bir kitlenin sürekli dikkatinin alınması adına bu yöntem sıkça uygulanmakta. Bunu hatta en son, oyuncu Serhat Kılıç’ın vefatı sonrası çıkan haberlerde gördük. Madde kullanımından, depresyona, intihardan terk edilmişliğe kadar arkasından onlarca senaryo sırf biraz daha tıklama uğruna sisteme pompalandı.
Sansasyonel olmayan haberin değer etmediği, daha fazla tıklama uğruna her şeyin göze alınabildiği bir yanılsamayı yaşıyoruz.
Tüm bu karmaşa içerisinde geçtiğimiz haziran ayından beri değerli oyuncu ağabeyim Fırat Tanış eşliğinde Akşam Kadıköy Meyhanesi’nde Hafıza Sofraları düzenlemekteyiz. Konusunda uzman keyifli konukların da katılımcı olduğu bu sofraların beklediğimizden çok daha yoğun bir ilgi göstermesi aklıma toplum olarak böyle samimi ortamlara nasıl ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösterdi.
Tamamen doğaçlama gerçekleşen etkinlikte bir tarih dersi gibi olmadan, podcast havasında hem Kadıköy’ün tarihi üzerine sohbet ediyor hem de semtin bu vesileyle şehrin geçmişinin yasını tutarken geleceğe dair de ortak fikirlerimizi paylaşıyoruz. Yeni tarihleri de sizlerle yakın zamanda paylaşacağız.
İbrani takvimimiz için önemli günlerin kıyısındayız. Bütün bir senenin muhasebesinin yapıldığı, yeni yıl Roş Aşana sonraki 10 gün de kişinin tıpkı İslam alemindeki helallik kavramı benzeri önce Allah’tan sonra da bilerek ya da bilmeyerek kul hakkı aldı ise o kişiden helallik istemesi gereken dönemlerdeyiz.
Bizler de toplum olarak dilerim bu süreçte, artık sofralara sığacak kadar sayılarımız azalmışken hep birlikte geleceğimize dair sorulara katılımcı bir şekilde kafa yorabiliriz.
Hepimize Şana Tova u Metuka.