Büyükada Sinagogu bu aralar çok havalı!

Mois GABAY Köşe Yazısı
12 Ağustos 2026 Çarşamba

Geçtiğimiz şabat sabahı baba oğul Büyükada Hesed le Avraam Sinagogu’nun yolunu tuttuk. Bu güzide sinagogumuz sadece yazın üç ay açık olmasına rağmen, görkemli geçmişi, fedakâr yönetim kurulu üyeleri, hayırsever bağışları sayesinde her Şabat ciddi sayıda dindaşımızı çatısı altında toplamakta.

Sinagogumuzda değerli Bet-Din hahamlarımız Rav Akaal olarak hem Rav Naftali Haleva hem de Rav İsak Peres’i ayrıca da değerli Hazanlarımız Cako Sarfati ve Yuda Yanni’yi görmek ayrı bir mutluluk kaynağıydı. Sinagogumuzun Gabay’ı Sami Özberaha’yı her gördüğümde Şişli Sinagogu’ndaki çocukluk günlerime giderim. Zaman geçiyor ama kültür çınarı, toplum hafızamız büyüklerimiz hep bizimle, yıllarca da bizimle olsunlar.

Bu yaz Büyükada Hesed le Avraam Sinagogu, her sene düzenlediği ravlarımız önderliğinde konuklarla nitelikli seminer, söyleşilere ek olarak Şabat günleri yapılan çekilişle belli haftalarda çocuk ve gençlere bisiklet dağıtmakta. Bağışseverlerin katkılarıyla gençlerin yüzü gülerken, çekilişi Şişli Talmud Tora coşkusuyla yaşamak için bir dahakine sevgili Cako Haleva’dan destek alınmasını öneririm. Bir kuşağın kulaklarında halen “Talmud Tora kazandırmaya devam ediyor!” sözleri çınlamakta.

Dileğim, Büyükada Hesed Le Avraam Sinagogu’nun tam da Beit Knesset sözüne uygun olarak Büyükada’da toplumumuzu daha yıllarca bir araya getirmesidir.

 

Balat’ta bir binanın üzerindeki kitabe ve hikayesi…

Hasköy, Balat, Bahçekapı ve Galata…

Avrupa yakasında artık nostaljide kalan eski Sefarad mahallelerimiz…

Sokak adlarından, mahalle esnafında her taşında izlerimizi taşıyan, günümüzde ancak meraklı gözlerin keşfedebileceği kadim İstanbul semtleri…

Balat’ta yaşamış son üç Yahudi’den biri olan Leon Brudo’nun evi metruk olsa da üzerinden Furtuna Marmara 1933 yazısı Marmara Adası Musevileri ile Balat cemaatini bağlayan nice sembolden biri. Arkadaki gemi ve ‘Furtuna’ yazısı 1930’lu yılların tek parti döneminde yaşanan kimi acıları hatırlatmakta. Felaket anlamında mecazi kullanılan bu söz, o yıllarda haziran sonu başlayıp temmuzda da devam eden, Trakya’yı geride kalan tek azınlık cemaatinden arındıran acı olayları hatırlatır.

Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmemizin ilk adımıyla birlikte, hepimizin Türk kimliği çatısı altında geçmişimizle helalleşmiş, geleceğimizi huzur ve güvenle inşa edebileceğimiz Türkiye’miz hayaliyle…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün