‘The Odyssey’ filmi şüphesiz son dönemlerin en iyi işlerinden biri. Christopher Nolan, Homeros’un destanını günümüzün yapay zeka çağında tam da bizlerin anlayabileceği mesajları içeren bir şekilde, belki Homeros’un zihninden farklı ama dünyamızın tam da içinde kurgulamış.
İnsanlığın aç gözlülükle birbirini yok ettiği, hep ‘daha’ peşinde koştuğu bir dönemde zaferin hem ölçü hem de kibirle birleştiğinde nasıl felakete dönüştüğünü, sonrasını hesaplamayan insanlığın ne hale geldiğini ve özellikle de filmin son bölümünde bir çağın çöküşünü vurgulamış.
Peki sizlerce biz şu anda önü alınamayacak bir gelişimle yapay zeka çağını mı yoksa ahlaki bir çöküş çağını mı yaşıyoruz? Bronz Çağı insanları için belki de o dönemde insanlığın müthiş bir ivme yakalaması günümüzün yapay zeka çağına ulaşan insanın hissiydi. Ancak insan, ölçüsüz tavırlarıyla, Zeus’un kanunlarını defalarca göz göre göre çiğnemesiyle kendi kanunlarını yok etti. Böylelikle de kendi içinde büyük güçlerin tek tek yok olduğu Hitit, Miken, Ugarit uygarlıkları yok olurken Mısır ise ilerleyen dönemlerdeki çöküşün sinyallerini vermeye başladı.
Nolan’ın filmini NATO toplantılarında devlet başkanlarına izletmeli belki de, yarattıkları düzende evine dönemeyen milyonlarca Odysseus’un şimdi ve yakın gelecekte hangi kayıplara mal olacağını, haklı olmak ile adaletli ve ölçülü olmak arasındaki çizgiyi anlamaları için.
Sanat ve sanatçı bazen çıkıp direkt bir görüş belirtmez. Eseriyle insanlığa o çağın varoluşsal sancılarını, çıkmazlarını anlatır. Nolan da 21. yüzyılın halk ozanı oldu yepyeni Odyssey anlatısıyla… En azından tarihe not düştük diyelim…
Paşabahçe Vapurunda ilgisizlik…
Biz adalıların en sevdiği vapurdur Paşabahçe. Her şeyden önce yok olmaya direnmiştir. 58 yaşında mezara gitmeye hazırlanırken 2020’de küllerinden yeniden doğmuş, eski açık lüks ve insanlarının çoğu artık olmasa da eskinin güzel masallarını kulağımıza fısıldamıştır.
Ne yazık ki, bu yaz özellikle bakımsız ve yorgun Paşabahçe. Büfesinde bir sabah çay var, diğer sabah yok. Herkes bezmiş bir halde. Eski açık lükste kimi sandalyeleri kırılmış ama tamir edilmemiş. Arada bir de arıza yapıyor.
Paşabahçe Vapuru Boğaz’ımızın simgelerinden biridir. Değil ki, onu böyle harcıalem kullanmak, beyaz gömleklerle bize yakışır bir şekilde pamuklara sarmak gerekli…
Dileriz siyasetten bağımsız, aceleyle gereği yapılır.