Bir Spielberg kurgusu ardından

Elda SASUN Köşe Yazısı
5 Ağustos 2026 Çarşamba

Bu yazın en çok ses getiren ‘The Odyssey’ filmi yanı sıra

Steven Spielberg’in son filmi olan 2026 yapımı bilim kurgu Disclosure Day / İfşa Günü (gizli ya da bilinmeyen bir bilginin ortaya çıkarılması günü) de vizyondaydı.

Beni düşündüren biraz da filmin arkasındaki mesajları anlamaya çalışmak oldu.

Mesela ilginç bir rolü oynayan "medyum" Emily Blunt’ın canlandırdığı meteorolog Margaret karakteri üzerinden ne anlatılmak isteniyordu?

Margaret, uzaylı teknolojisiyle temas kurduktan sonra aniden bilinmeyen dillerde konuşmaya  ve çevresindeki insanların gizli düşüncelerini, duygularını ve geçmiş tecrübelerini hissetmeye başlıyor. Filmde bu durum fantastik bir ‘süper güç’ olarak değil, uzaylı zihnine ve diline erişebilen tek kişi. Medyumlaşma ya da algı yeteneği; insanlığın kendi içine kapanık, kopuk ve zamanla birbirine yabancılaşmış yapısını kırarak kolektif bir empati ve hakikat dalgası yaratmanın sembolü haline geliyor. Spielbeg burada, uzaylı ile temasının yalnızca fiziksel bir karşılaşma değil, zihinsel ve duygusal bir etkisi olduğunu savunuyor. Onların insanlığa ilettiği tek bir kelime, “Listen” ya da “Dinleyin” mesajı beni aldı götürdü…

Film, insanlığın evrendeki diğer yaşam formlarından bir ‘mesaj’ ve yıllardır saklanan kozmik sırların, hakikatin ortaya çıkmasıyla son bulurken, uzaylıların yıkıcılığına değil de ‘dinleme, anlama’ ve empati özelliklerine de sahip olduklarını anlatmaya çalışmış. Spielberg, kariyerinin ilk yıllarındaki E.T. veya Close Encounters of the Third Kind filmlerindeki merak duygusuna, bir de ‘dinleyin etkisi’ni katarak izleyiciye ve toplum olarak insanlığa şu soruyu sorar: Teknolojinin ve bilginin tavan yaptığı, ancak kimsenin kimseyi gerçekten dinlemediği bir çağda, evrenden veya birbirimizden gelen en temel mesajları duymaya hazır mıyız?  

“Listen!” diyerek, izleyiciyi sosyal iletişim çağının gürültüsünden sıyrılıp hakikate ve evrensel bağlara kulak vermeye davet eden felsefi bir mesaj vermek görevini üstlenmiş sanki. Böylece sadece uzaydan gelen sesleri değil, insanların kendi iç seslerini, birbirlerini dinlemesi mesajı…

Spielberg’in kendisiyle yapılan bir röportajda sarf ettiği, “Yapay zekanın mekan bulmak veya programları düzenlemek harika, ancak yazarın, oyuncunun veya yönetmenin yerini alması doğru değil, buna inanmıyorum” sözlerine de aynen katılıyorum.Yapay zeka günlük hayatımıza girdiğinden beri gördüklerimizin hangisi gerçek hangisi değil bilemiyorum...

Bu konuda da Yuval Harari’nin sözlerini hatırladım: "Gereksiz bilgi yağmuruna tutulmuş bir dünyada netlik güçtür."

(Yuval Noah Harari: In a world deluged by irrelevant information clarity is power.)

Ne diyelim yarınlara, kaynağı net ve sağlam bilgilerden yararlanarak ilerleyelim yoksa ‘Yalan Dünya’ şarkısını dinleteceğim:)

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün