Bizim Dario

Avram VENTURA Köşe Yazısı
22 Temmuz 2026 Çarşamba

Geçenlerde Yaşar Aksoy ile Çeşme’de, sıkça gittiği Vongole Cafe’de buluştuğumuzda, yeni yayımlanan Dario Moreno kitabını imzalayıp vermişti. Bu arada çayımızı yudumlarken geçmişte yapmış olduğumuz etkinlikleri, onun yıllardır süren araştırmalarını konuştuk. Hani dün gibi, diyoruz ya… Aradan bu kadar zaman geçti, yaşadıklarımızı yeniden anımsama fırsatımız oldu.

Konu Dario olunca elbette ki benim de söyleyeceklerim olacaktı. Nitekim üç yıl kadar önce onunla ilgili bir yazımda, birlikte olduğumuz bir etkinliği şöyle anlatmıştım:

“Aradan otuz yıl geçti, ama daha dün gibi hatırlıyorum. Yaşar Aksoy önermiş, Mithatpaşa Caddesi, 302 Sokağa Dario Moreno’nun adının verilmesi Belediye Meclisinde oybirliğiyle kabul edilmişti. 20 Haziran 1993 günü, çok büyük bir katılım ve anlamlı bir törenle, sokak bu ünlü sanatçının adıyla hizmete açılmıştı. O dönemin İzmir valisi, belediye başkanı, birlik ve oda temsilcileri, İzmir ve İstanbul Yahudi cemaat başkan ve üyeleri, İzmir halkıyla birlikte sokağı doldurmuştu. Bu arada orkestra sürekli olarak Moreno’nun şarkılarını seslendiriyordu. Özellikle “Canım dilber şehir, sevgili İzmir…”i.

O gün Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’un konuşması içinde geçen şu sözler, Moreno’ya verdiğimiz değeri anlamamız için yeterlidir: Bugün Dario Moreno’nun adı bir sokağa veriliyor... O Dario Moreno ki, güzel sesi, sanat gücüyle uluslararası yarışmada ödüllendirildiğinde, Fransız bayrağının değil Türk bayrağının çekilmesini istiyor ve gururla dalgalanışını seyrediyor.” O güzel günün anısına, Asansör terasında akşam saatlerinde düzenlenen kokteylde, her birimize Yaşar Aksoy’un kaleme aldığı Asansör ve Dario Moreno Anıları kitabı dağıtılmıştı.”

Bugün yine Aksoy’un Dario Moreno kitabını okuyorum. Onun yazdıklarıyla birlikte yakın çevresinde yer alanların anılarını da kitaba ekleyerek sanatçıyı daha iyi tanımamızı sağlamış. Elbette ki yalnız şarkılarıyla değil, oynadığı müzikalleri, rol aldığı filmleri ve dünya sahnelerinde yer aldığı etkinlikleri anlatarak…

Aksoy’un kitap boyunca vurguladıklarını daha önce şöyle dile getirmişim:

Eğer Dario’dan söz ediyorsak öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Dario Moreno dünyaca ünlü bir sanatçı olması yanında her zaman Türk ve özellikle İzmirli olmasıyla övünürdü. Gerek sağlığında, gerekse ölümünden sonra onun için Fransız, Arjantinli ya da Meksikalı olduğunu söylediler. Yabancılar bir yana, ama bu sanatçının başarısıyla gurur duyması gereken bizlerden kimilerinin, bu tür yanılgılarla onu anlatmaya çalıştıklarını okudukça doğrusu üzülüyorum. Özellikle İzmir’de, onun bir süre yaşadığı söylenen Asansör sokağına adı verilmiş, yine yıllardır çeşitli ortamlarda Dario Moreno festivalleri düzenlenmişken, ondan bir başka ülkenin insanı olarak söz etmekle, bilgisizlik bir yana, bu büyük sanatçıya en azından haksızlık ettiğimizi düşünüyorum. Yaşıtlarım kadar, bizden önceki kuşağın, onu Bizim Dario olarak andıklarını da söylemeliyim.

Aksoy, Dario Moreno kitabının alt başlığını Akdeniz Aşk Şarkıları’ diye koyarken, Juanito, Gaskonyalı Toma, Enrico Macias ve Fedon’a yer vererek, onlarla kültürel mozaiğimizin nasıl zenginleştiğini de anlatıyor.

Daha nice güzel yapıtlara Sevgili Yaşar, diyorum.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün