7 Haziran Pazar sabahı Ulus Özel Musevi Okulları Anaokulu’nun hazırladığı yılsonu gösterisinde oğlumu ilk kez Oditoryum’da görmek için sabah saatlerinden okuldaydım.
Hiçbir özenden kaçılmamış, büyük titizlikle hazırlanmış etkinliğe geldiğimde, kendi okul sıralarımdan tanıdığım yüzleri görmek, kendimi okul zamanlarında hissettirdi.
Bu arada Oditoryum girişine asılmış köklerimizi ve geldiğimiz yerleri gösteren detaylı harita, tam da dünya vatandaşı yetiştirme idealinde olan okulumuzun hedefleriyle uyumlu olmuş. Bu haritayı okulumuza kazandıran Yahudi Kültürü Eğitimi departmanına da teşekkür ederim.
Bu sene anaokulunun ‘Dünya Bizim Sahne Bizim’ temalı gösterisi, gösteri boyunca öğretmenlerin insan üstü gayreti, en ön sıradan miniklere dans hareketlerini hatırlatma çabaları içimde “Bu okulun yüreği sevgi dolu öğretmenleri var!” duygusunu biz kez daha hissettirdi.
Tören öncesinde okul yönetimi her sınıf velileri ve büyükanne dedeler için bile yerleri göstermişken, maalesef toplumumuzda halen bu konuda eksikler olduğunu üzülerek görmekteyim. Mesele kendi çocuğunuz olduğunda bazen hiçbir şeyi göremeyebiliyoruz.
Değerli öğretmenlerimizin hazırladığı gösteride 2-3-4 ve 5 yaşlarındaki miniklerimiz tüm bir sene boyunca Japonya’dan Amerika’ya Afrika’dan İtalya’ya ve İspanya’ya bir çeşitlilik içerisinde ülkelerin tarihlerini, kültürlerini, gastronomiden yaşam tarzına keşfettikten sonra biz velilere müthiş bir gösteri hazırladılar.
Şimdi ise sırada heyecanla Babalar Günü gösterisini bekliyorum.
Gösteri boyunca sebebini bilmeden oğlumu sahnede gördüğümde hüngür hüngür ağladım. Belki, bu günlere varabilmenin mutluluğu, belki artık hayatta olmayan anne babamın eksikliği, lise yıllarında aynı sahnede bulunmak hepsi aynı gözyaşlarında birleşmişti.
Ulus Özel Musevi Okullarını korumak ve kollamak, yüreği sevgi dolu öğretmenlerini saygı ile kucaklamak hepimizin görevi. Zorluklar içerisinde imkansızı nasıl başardıklarına hepimiz bir kez daha şahit olduk.
Bir ömür boyu varol Ulus Özel Musevi Lisesi!