Ambalaj ve proses teknolojileri alanında dünyanın en prestijli organizasyonlarından Interpack 2026, 7-13 Mayıs arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirildi. Üç senede bir yaklaşık 200 bin kişinin katılımı ile sektörün en büyük üreticileri, teknoloji şirketleri ve tedarikçilerini Messe Düsseldorf’da bir araya getiren fuarda yeni nesil üretim sistemleri, sürdürülebilir çözümler ve geleceğin ambalaj teknolojileri de sahneye çıkıyor.
Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, makinelerin ritmik sesleri, farklı dillerde yapılan iş görüşmeleri ve yoğun insan trafiği içinde bu atmosferin en dikkat çeken detaylardan biri kesinlikle Türkiye’nin güçlü varlığı. Türk firmalarının standlarına gösterilen yoğun ilgi, ambalaj sektörümüzün dünya çapındaki konumunu net biçimde ortaya koyuyor. Türk üreticisi; yalnızca ürünlerini sergilemekle kalmıyor, adeta bir futbol takımının uluslararası arenada üst üste zaferler kazanması gibi Türkiye’nin üretim gücünü, hızını ve kalite anlayışını dünyaya taşıyor.
Şalom Gazetesi, yine yüksek ihracat rakamlarıyla Türkiye’yi uluslararası pazarlarda başarıyla temsil eden şirketlerle bir araya gelerek, Türk ambalaj sektörünün küresel arenadaki konumunu ve yükselen gücünü mercek altına aldı.
95 yılı aşan tarihi ve bilinirliğiyle Interpack’te ziyaretçilerin odak noktalarından Cesur Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ’nin Kalite ve Teknik Müdürü Tolga Tekiner, yıllardır Interpack katılımcısı olduklarını ve özellikle pandemi sonrası dönüşümün fuarda çok daha net hissedildiğini dile getiriyor. Bigbag sektöründeki kullanım alışkanlıklarının değiştiğini, müşteri beklentilerinin giderek döngüsel ekonomi ekseninde şekillendiğini anlatıyor.
Tekiner’e göre “Türkiye, emek yoğun üretimde yaşanan ekonomik sorunlardan etkilenirken, otomasyon ve teknoloji yatırımı gerektiren alanlarda ciddi bir gelişim göstererek gövde gösterisi yapıyor. Avrupa pazarında kalite denildiğinde Türkiye’nin güçlü bir algıya sahip olması sektör açısından önemli bir avantaj yaratıyor. Özellikle özel üretim, satış sonrası destek, Ar-Ge yaklaşımı ve müşteri ilişkileri tarafında Türk firmalarının fark yarattığı görülüyor.”
Avrupa’nın üretim üssü: Türkiye
Fuarda konuşulan en önemli başlıklardan biri de maliyet rekabetiydi. Der Pack kurucusu Nihat Özder, sektörün küresel rekabet tarafına dikkat çekiyor. Türk ambalaj sektörünün bugün devlet destekleri ve sektör kuruluşlarının katkısıyla çok geniş pazarlara ulaşabildiğini, ancak maliyet konusunda Çin, Hindistan ve son dönemde hızlı yükselen Vietnam ile zorlu bir rekabet yaşandığını ifade ediyor. Özellikle hammaddede yaşanan maliyet artışlarının Türk üreticisini zorladığını belirten Özder, buna rağmen Türkiye’nin hızlı üretim, hızlı teslimat, tasarım kalitesi ve Avrupa regülasyonlarına uyum kabiliyeti sayesinde önemli bir merkez hâline geldiğinin altını çiziyor. Özder’e göre bugün birçok Avrupalı alıcı Türkiye’ye yalnızca tedarikçi olarak değil, “Avrupa’nın uzantısı üretim üssü” gözüyle bakıyor.

Daha seçkin bir ziyaretçi profili!
Fuarın hareketli standlarından Fimaks’ın kurucu ortağı Muhammet Ali Kul, bu yılki Interpack’in son derece verimli geçtiğini belirterek Avrupa ve Amerika başta olmak üzere birçok farklı pazardan önemli iş bağlantıları kurduklarını aktarıyor. Türk üreticisinin kalite konusundaki güçlü itibarı, fuar boyunca yapılan temaslarda net şekilde hissedilmiş... Firma, önümüzdeki dönemde yeni projeler ve yatırımlarla Interpack’te yer almaya devam etmeyi planlıyor.
Fimaks İthalat ve İhracat Müdürü Murat Akçay ise önceki fuarlara göre daha seçkin bir ziyaretçi profiliyle karşılaştıklarını söylüyor. Özellikle Güney ve Kuzey Amerika’dan gelen müşterilerin ürünlere yoğun ilgi gösterdiğini, Batı Avrupa ülkelerinde Limera markasının bilinirliğinin belirgin şekilde arttığını kaydediyor. Bu tablo, ülkemizdeki markalarının artık yalnızca üretici değil aynı zamanda marka değeri oluşturan oyuncular hâline geldiğini gösteriyor.
Sektörün ana gündemi: Döngüsel ekonomi
Dikkat çeken başlıklardan biri de geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımları. Döngüsel ekonomi artık sektörün ana gündemlerinden biri hâline gelmiş durumda. Geri dönüştürülebilir ambalajlar, su bazlı bariyer teknolojileri ve sürdürülebilir üretim sistemleri birçok standda öne çıkıyor.
Bu dönüşümün dikkat çekici örnek ürünlerinden Recyloop fuar katılımcılarıyla buluştu. Recyloop Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Erhan Eroğlu, Interpack 2026’yı Türk ambalaj sektörünün sürdürülebilirlik vizyonunu ortaya koyduğu önemli bir organizasyon olarak değerlendiriyor. Eroğlu, şirketin, ABD merkezli Michelman ile geliştirdiği iş birliği kapsamında ortaya çıkan ‘HydroLoop’ ürününün bu senenin öne çıkan yeniliklerinden biri olduğunu vurguluyor. Geleneksel kağıt bardakların iç kısmındaki plastik kaplama nedeniyle geri dönüştürülememesi uzun süredir önemli bir çevre sorunu oluşturuyor. HydroLoop ise su bazlı bariyer teknolojisi sayesinde %100 geri dönüştürülebilir yapısıyla dikkat çekiyor. Ürünün ödül alması, Türk firmalarının sürdürülebilirlik ve inovasyon alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından önemli bir gelișme olarak kaydediliyor.
Interpack koridorlarında dolaşırken Türkiye’nin yalnızca üretim kapasitesiyle değil, marka gücüyle de öne çıktığı hissediliyordu. Gerek bireysel gerek milli katılımla fuarda yer alan Mete Plast, Uplass, Armasan, Öztaş ve daha birçok firma, ihracattaki başarılarını fuar alanına da taşımış durumdaydı. Türk şirketlerinin standlarında oluşan yoğunluk, yapılan görüşmeler ve kurulan yeni bağlantılar; Türkiye’nin küresel ambalaj sektöründeki konumunu daha da güçlendirdiğini gösteriyordu. Bir anlamda her firma kendi alanında Türkiye’nin sahadaki temsilcisi gibiydi.
Interpack 2026 boyunca ortaya çıkan tablo oldukça netti. Türkiye, ambalaj sektöründe yalnızca üretim yapan bir ülke değil; teknoloji geliştiren, kalite standartlarını yükselten, sürdürülebilirlik yatırımları yapan ve küresel ölçekte güçlü markalar çıkaran bir merkez hâline geliyor. Düsseldorf’taki fuar alanında kurulan her yeni bağlantı, yapılan her ihracat görüşmesi ve sergilenen her yeni teknoloji, ambalaj sektörünün Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu.