Behukotay peraşası sadece metin olarak değil konu olarak da çok zordur. Peraşa bitiminde okunan Aftara ise Yirmiya Peygamber’in sözlerini içerir. Peraşadaki uyarılara paralel olarak peygamber de oldukça sert sözlerle bizleri uyarmaktadır. Yirmiyau kitabının 17/7 cümlesinde hepimizin Birkat Amazon içinde okuduğumuz bir pasuk görünür. “Baruh agever aşer yivtah B’Ad… veaya Ad… mivtaho / Tanrı’ya güvenen adam kutsanmıştır, Tanrı onun güvendiği olacaktır.”
‘Veaya Ad… Mivtaho’ ifadesi zor anlaşılır bir ifadedir ve farklı şekillerde açıklanabilir. Bu pasuğa getirilen açıklamalardan birinde “Tanrı, Kendisine güvenenler için güvenilir bir kaynak haline gelir” denmektedir. Kişi Tanrı’ya güvenecek olursa Tanrı ona yardım edecek ve her durumda onu koruyacaktır.
İtalya, Padova’da yaşamış Rav Moşe David Vali Aftaralar üzerine yazdığı açıklamalarında bu pasuğu farklı şekilde açıklar. Açıklama birçok insanın Tanrı’ya güvendiğini ama aynı zamanda başka insanlara veya şeylere de güvendiğini de belirtmektedir. Örneğin, çoğumuz Tanrı’nın ihtiyaçlarımızı karşıladığını kabul ederiz ama aynı zamanda işimize, banka hesabımıza, yatırımlarımıza, ticaretimize, müşterilerimize ya da ürünlerimize de güveniriz. Peygamber burada yalnızca Tanrı’ya güvenen bir kişiden söz etmektedir. Bu kişi sadece Tanrı’ya güvenir. Başka şey veya kişilerden medet ummaz.
Peygamber, böyle bir kişiyi büyük su kaynaklarının yanına dikilmiş bir ağaca benzetir. Peygambere göre onun kökleri sudan beslenir ve “Bişnat batsoret lo yidag/ kuraklık yılında bile endişe etmez.” Rav Avraam Pam Aftaralar üzerine olan eserinde bu tasvirin, Tanrı’ya tam anlamıyla güvenen bir kişiyi anlattığını belirtir Böylece bu kişi asla endişe veya kaygı duymaz.
Rav Pam, insanların genellikle kontrol edemedikleri konular hakkında kaygılandığını yazar. Kontrol edemedikleri bir şey söz konusu olduğunda insanlar sıkıntıya düşer, sinirlenir. Oysa gerçek bir Bitahon yani Tanrı’ya güven ile yaşayan biri, hayatında ve dünyada olan her şeyin yalnızca Tanrı’nın kontrolünde olduğunu bilir. Her şeyin yalnızca O’nun elinde olduğunu, durum ne kadar zor veya umutsuz görünürse görünsün, Tanrı’nın her zaman bizimle ilgilendiğini bilir ve buna güvenir.
Rav Pam, büyük Tora alimlerinin ortak özelliklerinden birinin, sürekli bir iç huzur ve sükûnet içinde olmaları olduğunu da ekler. Her gün kendilerine zor sorular sorulur, sıkıntılı ve acı içinde olan insanlar onlara danışır. Ama tüm bu sorunlara rağmen, bu alimler hep soğukkanlı ve sakindir. Kendi özel yaşamlarında sıkıntılar yaşasalar bile, iç huzurlarını korurlar. Bu özel yetenekleri Tanrı’ya olan güvenlerinden, sağlam inançlarından kaynaklanır. Tanrı’nın bizim için her zaman en iyisini yaptığına dair sarsılmaz inançları çok sağlamdır.
Bizler belki bu seviyede değiliz ama bu seviyeye erişmek için de çaba göstermek görevlerimizden biridir. Hayat boyunca karşımıza çıkan zor durumlar karşısında ‘Bişnat Batsoret Lo Yidag’ seviyesine ulaşmaya çalışmak kolay değildir. Ama kendimizi endişelenmeyen, kaygılanmayan biri olmaya hazırlayabilmek de mümkündür. Böylece, hangi sıkıntı ya da zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım, her zaman huzur ve içsel sükûn içinde yaşayabilmek mümkün olabilecektir.
Şabat şalom…