İnsani arıza Bölüm 1

“Acı gerçek şu ki, kötülüklerin çoğu, kötülükle iyilik arasında seçim yapamayan insanlar tarafından yapılıyor” Matthias Göritz, Güneş Dil

Dalia MAYA Köşe Yazısı Sesli Dinle
25 Şubat 2026 Çarşamba

AppleTV'nin son dönemdeki en büyük hitlerinden Pluribus, özellikle Breaking Bad ve Better Call Saul'un yaratıcısı Vince Gilligan imzası taşıdığı için büyük ses getirdi. Dizi, alışılmışın dışında bir kıyamet senaryosunu işliyor. Amerika’da Albuquerque, New Mexico’da geçen hikâyede, uzaydan gelen gizemli bir sinyal sonucu yayılan bir virüs, insanlığı ‘The Others’ (Ötekiler) adı verilen, aşırı huzurlu, mutlu ve kolektif bir bilince (kovan zihnine) dönüştürüyor. Dizinin adı, ‘Pluribus’ ABD'nin meşhur sloganı "E Pluribus Unum"dan “Çokluktan birliğe” sözünden geliyor ve hikâyenin ana teması olan bireylerin tek bir zihinde birleşmesini simgeliyor. ‘Pluribus’ Vince Gilligan'ın o meşhur ‘beklentileri tersyüz etme’ tarzıyla birleşince, internet teorisyenleri için adeta bir maden haline geldi. Dizinin ilk sezon finalinin ardından teoriler iyice dallanıp budaklandı. Ancak izlemeyenlerin keyfini kaçırmamak için oralara girmeyeceğim.

Diziyi bir nefeste izlerken paralel olarak dizi ile aynı günlerde dağıtımı yapılan bir romanı da nefessiz okuyordum: Alman edebiyatının hem şiir hem de roman alanında en üretken ve küresel düşünen isimlerinden biri, üstelik Türkiye ile bağı, özellikle İstanbul hayranlığı çok güçlü olan Mattias Göritz’in son romanı ‘Güneş Dil’. Güneş Dil 1930’larda Nazi zulmünden kaçarak bu kente sığınan bir Alman Yahudi’si akademisyen büyükannesi Helene Bischoff’un hayatını araştırmak üzere İstanbul’a gelen Lee’nin yolculuğunu anlatıyor. Cumhuriyet’in radikal modernleşmesine katkı sağlamak üzere ülkeye davet edilen entelektüeller, mühendisler, doktorlar ve hukukçuların yaşamları üzerinden Atatürk dönemi Türkiye’sini, Hitler Almanya’sını anlatırken gerçekle kurguyu, geçmişle bugünü birbirine bağlıyor. Kitap, yazarın dilin kökenine, mitolojiye, evrensel iletişime, tarihe ve İstanbul’a duyduğu derin merakın bir ürünü.

Göritz’in bu kitabı yazması tesadüf değil. Kendisi zaten diller arası geçişlere (çeviriye) ve kelimelerin arkasındaki saklı anlamlara bayılan bir yazar. Göritz'in Türkiye'deki Güneş Dil Teorisi’ne -Türkçenin tüm dillerin kökeni olduğu iddia edilen o meşhur teori- dair akademik bir merakı olduğu da biliniyor. Kitapta bu teoriden esinlenilen veya ona göz kırpan bölümlerde dilin bir ‘enerji aktarımı’ olarak ele alındığı da konuşuluyor.

Ekranımda Pluribus, elimde Güneş Dil… Göritz’in romanı, bize tarihin en karanlık dönemlerinden birini hatırlatıyor. Hitler Yahudileri, Çingeneleri ve ‘öteki’ gördüğü herkesi yok ederek tertemiz, ‘saf’ bir Aryan dünyası kurmaya çalışmıştı. Bu birileri için ütopya, milyonlar içinse kanlı bir distopyaydı. Zira “Savaşın kişisel bir yanı yoktu ama kişisel olan her şeyi yok etmişti”. Tıpkı Pluribus’ta olduğu gibi. Kovan birlik bilincine varanlar için bir ütopya olarak algılanabiliyorsa da, oluşumu sırasında verilen yüz binlerce kurban ve kovanın dışında kalan 12 kişiden biri olan Carol açısından bir distopya... Nazilerin kurmaya çalıştığı o tek tip toplum hayali de ötekiler için öyleydi! Bir yanda uzaydan gelen bir sinyalle ‘mutluluk virüsüne’ tutulup bireyselliğini kaybeden bir dünya, diğer yanda 1930’ların İstanbul’unda Nazi karanlığından kaçan profesörlerin kurduğu o özgürlük hayali... Tam o sırada kulağımda Harari’nin Davos’taki sesi yankılandı: “İnsanlar artık hacklenebilir hayvanlardır.” İşte o an fark ettim; biz sadece bir dizi izlemiyor ya da bir roman okumuyoruz. Biz, insan ruhunun ‘işletim sisteminin’ el değiştirdiği o devasa kırılma anının tam ortasında duruyoruz. Ütopya ile distopyanın tam ortasında.

Göritz’in romanı, bize tarihin tekerrürden ibaret olduğunu hatırlatıyor. Hitler’in ajanlarının Atatürk’ü adım adım takip ederek ‘ideal liderin’ kodlarını çözmeye çalışmasını bugünkü veri madenciliğinin analog bir prototipi olarak görmek mümkün. O günün ‘ötekileştirme’ mekanizması, bugün AI algoritmalarıyla ‘segmentasyon’ adı altında karşımıza çıkıyor. Göritz’in profesörleri İstanbul’da Atatürk’ün öncülüğünde evrensel bir bilim dili ararken, Pluribus’taki kovan zihni bize sahte bir ‘evrensel huzur’ vaat ediyor. Pluribus’un bize sunduğu kovan zihni bir yanıyla büyüleyici. Kabala’dan Tasavvuf’a kadar binlerce yıldır kadim öğretilerin bizi çağırdığı o ‘Birlik Bilinci’ değil mi bu? Savaş yok, açlık yok, kavga yok. Tam bir cennet tasviri... Ama bir sorun var: Pluribus’un önerdiği bu cennete ancak bireyselliğini kurban ederek girebiliyorsun: Kendin olma hakkından vazgeçerek.

Harari’nin yapay zekâ çağı tanımı tam burada devreye giriyor: “AI artık sadece bir araç değil; o artık hikâyeler anlatan, mitler yaratan ve bizim ‘Güneş Dilimizi’ yani anlam kurma yeteneğimizi taklit eden, binlerce yıllık insanlık tarihimizde ilk defa kontrolü devrettiğimiz bir ajan. “AI çağının nasıl olacağını henüz bilmiyoruz” diyordu Harari katıldığım webinar’da, “bildiğimiz büyük değişimlerin ve kaosun giderek hızlanarak, güçlenerek bize doğru geldiği”.

Peki, bilinmezliklerle dolu bu büyük kaos ortamında toplum olarak ve insan olarak nasıl var olacağız?  Başka bir deyişle kovan zihninden kaçış mümkün mü? 

Devamı 15 gün sonra bu sayfada…


MERAKLISINA NOT:

*Yuval Noah Harrari’yi Davos’ta değil ama Vera Etkinliğin düzenlediği webinar’da izledim. Pluribus’ü izlemeyi henüz yeni bitirdiğim, kitabın da son 60 sayfasını okumadan önce. Daha çok sorgulamalarım vardı. Ama bir yazıya ancak bu kadarı sığdı. O da ancak iki bölümde. 
*Matthias Göritz’in ‘Güneş Dil’ romanı Aralık 2025’ta Yitik Ülke Yayınları’ndan çıktı. Çevirmen Yasemin Yelbay Yılmaz.

*Pluribus dizisinin ilk sözleşmesi iki sezon için yapılmıştı. Birinci sezon bir nefeste bitiyor. Tabi ki merakta ve askıda bırakan heyecanlı bir finalle… İkinci sezonun çekimlerine ise önümüzdeki bahar aylarında başlanacağı söyleniyor. Görünüşe göre ikinci sezonu 2027’den evvel izleme şansımız yok. Meraklı meraklı beklemek için uzun bir süre.  Benim ikinci bölümümü ise sadece 15 gün bekleyeceksiniz. Bu bekleme için hem özür diler hem teşekkür ederim.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün