Aklın yolu bir… “Dünya herkese yetecek büyüklükte(…)” diyen Charlie Chaplin’den yıllar sonra Yuval Harari, “Savaş için aslında bir neden yok. Dünya, halklarının güvenlik, refah içinde olmasına yetecek kadar büyük ve zengin. Dengeyi bozan siyasilerin çıkarları…” diyecekti.
Arap dünyasında Birinci Körfez Savaşı olarak bilinen İran-Irak Savaşı sekiz yıl sürdü (1980-’88). Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak, Humeyni’ye karşı koymak üzere İran’ı işgal etti. İran uzun süre direndiyse de savaş ‘0-0’ berabere bitti.
↔↔↔
Kod adı, ‘Çöl Fırtınası’ olan 1990 Körfez Savaşı Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesiyle başladı. ABD liderliğinde 35’i aşkın ülkeden oluşan koalisyon güçleri 1991’de Irak’ı Kuveyt’ten çıkararak savaşın galibi oldu.
Körfez Savaşı televizyonlarda canlı yayında gösterilen ilk savaş olarak tarihe geçti.
“Biraz savaş izleyip sonra yatarız” cümlesi o dönemden kalma traji-komik bir anlatımdı.
Kime niyet kime kısmet?
Bizim açımızdan savaşın en büyük kazanımı İzel Rozental’in 1991’de Şalom’da karikatür çizmeye başlamasıydı. Basılan ilk karikatürü Saddam ve Körfez Savaşı ile ilgiliydi. Rozental halen ‘Tünelin Ucu’ başlığıyla yayınlanan editoryal karikatürlerinde Türk ve dünya siyasetinden ilham almayı sürdürüyor.
↔↔↔
Günümüz savaşları fark yaratıyor. Daha korkunçlar zira konu sadece silah değil.
Jeffrey Epstein davası gibileri uluslar ötesi bir savaş örneği. Amerikalı finansör, iş insanı, pedofil, cinsel istismarcı ve akla hayale sığmayan şantaj, siyasi arenada arabuluculuk, ‘1001 Gece Masalları’nı ‘Bin Bir Kâbus’a dönüştürebilen bir kişi. ‘Lolita Express’ adını verdiği özel uçağındaki bir sohbette “Kimi tanıdığınız değil, kiminle temas kurduğunuz önemli” cümlesi nerelere ve kimlere kadar uzanabildiğinin bir göstergesi.
Dünyanın ünlü siyasetçi, sanatçı, iş insanı, ekonomist ve üst düzey insanlarla olan ilişkileri istediği yöne çevirmesi muhakkak ki bireysel bir başarı değil.
2019’da fuhuş ve küçük çocukları taciz etme nedeniyle tutuklanıp cezaevine gönderildi. Kaldığı tek kişilik hücrede ölü bulundu.
Epstein belge ve dosyaları Amerikan Adalet Bakanlığı tarafından bir araya getirildi. Kimi dosyalarda isimlerin yok edilmesi ya da kaybolması halk arasında infial yarattı. Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde söz konusu belgelerin sorun olacağı muhakkak.
Karayipler’deki St. James Adasında yaşananlar kurulu bir düzenin parçası. Şimdiye dek anlatılanlar, istifalar, kraliyet ailelerine uzanan şantajlar vs. buzdağının sadece görünen ucu.
Mağdurların anlatıları popüler kültürün bir parçası gibi açıklanırken ünlüler gölgede kalmayı sürdürüyor. Gerçekler büyük ölçüde bilinmeyecek.
Her gün görsel medyada konuyla ilgili oturumlar, ikili görüşmeler, bilirkişiler (her neyi biliyorlarsa) ekranlarda prim yapmaya devam ediyor.
“Biraz savaş izleyip yatayım” dediğim dönemler olmuştu. Ama biraz Epstein izleyip yatmayacağım kesin.
Sağlıkla kalın.