Ne izliyorlar?

Selin SÜAR Köşe Yazısı
4 Şubat 2026 Çarşamba

Birkaç gün önce arkadaşlarla peşimizi bırakmayan savaş gündemi ve olası gelişmelerden bahsederken konu dönüp dolaşıp geleneksel medya ve internetteki içeriklere geldi. Türkiye’de bir ara çok popüler olan ‘Fauda’ ve ‘Shtisel’den de konuşurken arkadaşlardan biri İsrail halkının ne izlediğini, neyin popüler olduğunu sordu. Açıkçası belirli içerikler, programlar veya platformlar dışında ben de çok bilmiyordum. Örneklere biraz daha yakından baktığımda dışarıdan çoğu zaman yalnızca savaş, güvenlik ve politik krizlerle anılsa da İsrail’in gündelik yaşamının oldukça canlı bir medya ve mizah kültürü ürettiğini fark ettim. Özellikle son 15-20 yılda İsrail yapımlarının hem ülke içinde hem de uluslararası alanda dikkat çektiğini; komedi, skeç ve özellikle de dijital içeriklerin toplumsal tartışmaların önemli bir parçası haline geldiğini gördüm. Bu yapımlar şüphesiz ki İsrail toplumunun iç çelişkilerini, gündelik sorunlarını ve çok katmanlı kimlik yapısını anlamak açısından önemli bir pencere açıyordu.

İsrail dizi sektörünün en dikkat çekici yönlerinden biri, yüksek bütçeli aksiyondan ziyade karakter ve hikâye odaklı anlatılar üretmesi. Yapımlar genellikle aile, kimlik, din-devlet ilişkisi, travma, stres ve bireysel çatışmalar etrafında şekillenmekte. Bu yapımların önemli bir kısmı YES, HOT, Kan 11 ve uluslararası alanda ise Netflix, Amazon Prime ve Stream Israel üzerinden yayınlanan IZZY TV gibi kanallarda yayınlanıyor. Bunların yanı sıra, İsrail’de YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlar özellikle genç kuşaklar için temel medya alanları. Dijital içerikler genellikle kısa, hızlı ve doğrudan gündelik hayatla ilişkili. Bu içerikler askerlik deneyimlerini, aile ve ilişkileri, dini ve seküler yaşam arasındaki gerilimleri mizahi bir dille yansıtmakta.

Önemli bir detay var ki o da, İsrail’de mizahın, eğlence olduğu kadar toplumsal eleştirinin ana araçlarından birini oluşturması. Komedi; ordu, din, siyaset ve etnik kimlik gibi dokunulmaz sayılabilecek alanlara bile sıklıkla temas ediyor. Örneğin geleneksel medya tarafında Eretz Nehederet (Harika Bir Ülke) adlı skeç programı, yıllardır İsrail’in en popüler politik mizah programlarından biri. Prömiyeri 2003 yılında Keshet’in Kanal 2’sinde yapılan, İsrail'in prime-time televizyonunda yayınlanan hicivli bir skeç komedi programı Eretz Nehederet. Program; siyasetçileri, bürokrasiyi, medya dilini ve toplumsal refleksleri hicvediyor ve geniş bir izleyici kitlesine sahip. Ancak daha genç kitle YouTube ve sosyal medyada etkin. Bu platformlarda yer alan gruplar Haredi yaşam tarzını, zorunlu askerlik sürecindeki absürt durumları, farklı etnik Yahudi gruplar arasındaki kültürel farkları (Aşkenaz, Sefarad, Mizrahi vs.), gençlerin ekonomik kaygılarını skeç formunda işliyorlar. Birkaçını takip de ettiğim bu gruplar bu skeçleri genellikle abartılı karakterler, kısa ve vurucu diyaloglar veya gündelik hayattan doğrudan alınmış sahneler üzerine kuruyorlar.

Örneğin 33 yaşında olan ve çevrimiçi takma adıyla Nas Daily olarak bilinen İsrailli Müslüman vlogger Nuseir Yassin, YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlarda süresi 1-2 dakikalık olan içerikleri kimlik sorunu, birlikte yaşama fikrini, kültürlerarası farkları, teknoloji, kültür ve umut temalı anlatıları doğrudan politika yapmadan, evrensel ve basit bir dille anlatması bakımından önemli bir figür. Ek olarak Instagram ve TikTok’ta daha etkin olan 1988 doğumlu Guy Hochman (Nice Guy), mizahi içerikleri, sokak röportajları, kısa sohbetleri ile öne çıkıyor ve röportajları ya da sohbetleri genellikle ‘Aşkta en çok neyi beceremiyorsun?’, ‘En büyük korkun ne?’, ‘Bu ülkede seni en çok yoran şey ne?’ gibi sorular üzerinde temelleniyor.

Tabii tüm bunların yanında aslında önümüze en çok düşen içerikler Ultra-Ortodoks olarak bilinen Haredi TikTok ve Instagram üreticileri. Bu üreticiler genellikle Şabat hazırlıkları, dini kuralları veya farklı etnik Yahudi gruplar arasındaki ritüelleri uygulayış farkının, günlük Haredi hayatının mizahi anlatımıyla karşımıza çıkıyorlar.

Sonuç olarak İsrail’de medya tüketimi, diziler ve komedi kültürü, savaş ve çatışma anlatılarının ötesinde toplumun iç dinamiklerini anlamak için güçlü araçlar olarak ön plana çıkıyorlar. Diziler bireysel hikâyeler üzerinden kimlik ve aidiyet meselelerini işlerken, dijital içerikler gündelik hayatın çelişkilerini mizahla görünür kılıyor. Bu üretimler, İsrail toplumunun birbirini anlamasını sağladığı kadar küresel izleyiciye daha insani ve çok boyutlu bir anlatı sunması açısından da hayati bir noktada duruyor.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün