Neden sorusu önemlidir!
Çocukların sürekli olarak bu tür soru zarflarıyla bizi sıkıştırmaları boşuna değil. Onlar bir yana hepimiz, merakımızı gidermek, hayatı anlamak ve anlamlandırmak için her şeyin nedenini araştırmamız, sorularımıza yanıt bulmamız gerekiyor. Aynı şekilde düşünürlerin ve bilim insanlarının atacakları ilk adımın da bu soru zarfıyla başladığını söyleyebiliriz. Nitekim ünlü düşünür Sokrates’in tüm söyleşilerinin bu arayışı içermekte olduklarını görüyoruz. Gerçekleştirilen her buluşun, yine öncelikle bu sorunun yanıtında arandığını biliyoruz.
Neden sorusu düşünmenin ilk kıvılcımıdır!
Kimi zaman bir konuya odaklandığımda, “neden” sorularıyla baş başa kalıyorum. Her şeyin nedenini düşünmek, araştırmak yorucu olsa da, aslında bundan büyük bir keyif aldığımı söylemeliyim. Belki de yazılarımın çıkış noktası bu soruların kıvılcımlarından alev almaktadır. Bilimsel açıklamalar bir yana, özellikle inançlarımızla ilgili uygulamaların, geleneklerin, davranışların nedenleri, merakımı daha çok kışkırtıyor. Nitekim kızımın evlilik töreninde, bütün konuklara dağıtılmak üzere, yapılan uygulamaların anlam ve kökenlerini içeren bir kitapçık hazırlamıştım. Doğrusu ilgi çektiğini söyleyebilirim. Okuyan arkadaşlarım, bu törenleri onlarca kez izlemiş olmalarına karşın anlamları üstünde hiç durmadıklarını söylemişlerdi.
Her inancın yazıya dökülmüş, yüzyıllarca yaşamış öğretileri kadar, uygulamaları da düşünsel ufkumuzu genişletebilir.
Bir Uzakdoğu gezisinde Buda’nın farklı şekillerdeki oturuşunu gözlemlemiş, bunlarla ilgili anlamlarını araştırmıştım. Bunların birinde Buda, Lotus pozisyonunda otururken, baş ve işaret parmaklarını birbirine değdirerek bir daire oluşturuyor. Bu hareket bilgelik, öğretme ve zihinsel berraklık anlamına geliyormuş. Başparmak evrensel ve mutlak bilinci, işaret parmağı ise bireyi, insanın benliğini simgeliyormuş. Bu iki parmağı birleştirdiğimizde, ben ile evrenin bir olduğunu anlatmış oluyoruz. Diğer bir deyişle, ben evrenden ayrı değilim, ben evrenim, onun bir parçasıyım diyoruz. Parmakların birleşmesiyle oluşan daire de sonsuzluğu ve sürekli öğrenmeyi, açıkta kalan üç parmak da bedeni, duyguları ve zihni simgeliyor. Gördüğümüz gibi her bir neden sorusu, sürekli çoğaltabileceğimiz onlarca yorumu da beraberinde getiriyor. Kuşkusuz merakımızı bu tür sorgulamalara açık tuttuğumuz sürece…
Bu konuyu düşünürken, nedenler neden önemlidir sorusu sürekli aklımda. Kendimce şöyle yanıtlamak istiyorum:
Çok şey bilebilirim, ama bunları anlamanın ve onlarla ilgili bağlantıları kurmanın farklı yaklaşımlar olduklarını düşünüyorum. Aynı şekilde inandıklarıma bir anlam katmak istediğimde, neden sorusunun her zaman pusuda beklemekte olduğunu da görüyorum.
Beni insan yapan bu sorgulamadır!
Beynim görmezden gelse, yüreğim mutlaka neden zarfıyla başlayan bir soruyu soracaktır. Yanıtını her zaman bulamasam da, bu sürekli arayışın beni mutlu ettiğini söyleyebilirim.