‘Sesiniz imzanızdır’ tanımını kim, nerede söyledi hatırlamıyorum. Ancak çok güçlü bu iki sözcüğün yaşamın her alanında geçerli olduğuna inanıyorum.
Yuval Harari’nin kitaplarını okurken zorlandığım olmuştur. ‘Ne var anlamayacak’ diye sitem eden entel dostlarımın benden daha fazla anladıklarından pek emin değilim. Konu bu değil. Görsel hafızam, işitsele göre daha güçlüdür. Yine de bazen dinlemek daha etkili olabiliyor.
Tarihçi, yazar, fütürist Harari’nin Davos’taki konferansı ve kendisiyle yapılan söyleşilerde olduğu gibi ağzından tane tane çıkan sözcükler ve vurgu, özellikle de bilmediğiniz bir konunun anlaşılmasında çok başarılı.
Forumda işlediği konu, yapay zekânın dünyayı nasıl etkileyeceği ve bilgiden çok enerjisinin nasıl kullanılacağı idi.
↔↔↔
Benzer bir hissiyatı rahmetli Mario Levi’nin eserlerinde yaşadım. Yazı dili çok güçlüydü. Belki de bundan ötürü kimi kitaplarını okumak pek kolay olmadı. Öte yanda bir konuyu anlattığında, kelimeleri nakış gibi zihinlere işlerdi. Mario’yu dinlemek, tılsımlı bir kutuyu açmak gibiydi. ‘Sesi imzası’ olanlardandı.
↔↔↔
20 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleşen 26. Dünya Ekonomi Forumu’nda (WEF) jeopolitik gerilimler panik yarattı. Trump’ın 71 dakikalık konuşması, Avrupa-Amerika ittifakı arasında radikal beklentiler; Amerika ve Rusya’nın dünya kurallarını ihlal ettiği gibi başlıkların yanı sıra diyalog kurma fırsatı için hedefler yerine masa başı çözümler üretilmesi kararlaştırıldı.
Foruma ilk kez katılan Elon Musk, yapay zekânın beş yıl içinde insan zekâsını aşacağını öngörürken TESLA’nın insansı robotlarını 2027’de satışa çıkaracağını belirtti. Sevinmeli miyiz?
↔↔↔
‘Sesiniz imzanızdır’ derken aklımda sadece Haldun Dormen vardı.
Tiyatromuzun belkemiği, Türkiye’de ilk batılı müzikali sahneye koyan, yönetmen, oyun yazarı, ardında hiç ‘keşke’ler bırakmayan değerli sanatçı Haldun Dormen’i 21 Ocak’ta yitirdik.
Pazar günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesinde veda törenini binlerce öğrencisinden biri olan Halit Ergenç sundu.
Abartının olmadığı, düzenin bozulmadığı; saygı ve sevginin sahneden izleyicilerle bütünleştiği günde, Ergenç, hocaların hocası, yaşam ustası Haldun Dormen’in azmi, enerjisi ve çalışkanlığı ile Türk Tiyatrosuna damga vuran bir değer olduğunu söyledi. Ardından tıpkı kendisi gibi oyunculuğu, yazarlığıyla hayatlarında bulundukları yere gelmeleri için destekleyen Dormen’e teşekkür etti. Tören, sanatçının yakın dostları ve oğlu Ömer Dormen’in paylaşımları ile devam etti.
Törene ve camiye son yolculuğuna eşlik eden kalabalık o gün sözleşmişçesine düzgün giyinmiş, stil sahibi Haldun Dormen’i uğurlamıştı.
↔↔↔
Haldun Dormen’i ailemizde dört nesil defalarca izledik. Tiyatrodan hep mutlu, gülümseyerek çıktık. Meğer ne büyük bir hediye vermiş bizlere.
‘Yaparsın şekerim’ onun karşısındakini cesaretlendirmek için kullandığı bir motto gibiydi.
Olayların içinde yanlış aramayıp doğru taraflarını görmeyi yeğleyen, paylaşımcı, hep ileriye bakan, her fırsatta aileile bir araya gelmekten mutluluk duyan Dormen’de, ileri görüşlü bir babanın ‘en iyi eğitimi alacaksın’ düsturu da vardır muhakkak.
Haldun Dormen giderken de bizlere bir sürpriz yaptı. Düzgün bir Türkçe duymaya hasret kaldığımız bu günlerde veda töreni sırasında sahneye çıkan sanatçı dostları konuşmaları olağanüstü, hatta arzuladığı gibi, ‘sıra dışı’ bir oyun gibiydi.
Yolun ışıklı, yıldızlar yoldaşın olsun Haldun Dormen.
Sağlıkla kalın.