Okuldayken liderlik seminerleri planlardım. Alanında başarılı ve ünlü kim varsa öğrencilerle bir araya getirirdim ki lider kime denir, sorusunun cevabını kendileri bulsunlar.
Sahi, kime denir lider?
Sözlük, şöyle tanımlıyor lideri: “Lider ya da önder, bulunduğu çevreye yarar sağlayan, süregelen gelenekte köklü değişiklikler yapan ve çevreyi yönetmek için sorumluluğu; sezgi, zekâ ve bilgiye dayalı karar ve uygulamalarla taşıyan kişiye denir. Lider; elindeki gücü kullanabilme kapasitesine bağlı olarak çevresini etkileyen kişidir.”
Lider olmak için başkalarından çok farklı bir şey yapmak gerekir mi peki? Lider olunur mu yoksa doğulur mu? Bunun münazarasını bile yapmıştık seneler önce… Biliyoruz ki münazara konularının en önemli özelliği, iki bakış açısının da doğru olmasıdır yani buna göre hem lider doğulur hem de olunur, yeter ki insan ne istediğini bilsin ve kendi özelliklerinin farkına varsın.
Hangi okulları bitirirseniz bitirin, ne kadar çok dil bilirseniz bilin, isterseniz binlerce kitap okumuş olun; eğer sahip olduklarınızı başkalarıyla paylaştığınızda karşınızdaki kişi, sizde başkalarından farklı bir özellik bulamıyorsa, sizi örnek almayı seçmiyorsa siz, önemlisiniz ama lider değilsiniz. Liderlikte; önder olmak ve rol model olmak gibi küçük farklar içeren özellikler de vardır çünkü… Kitleleri etkileme konusunda ikna kabiliyeti sahibiyseniz, konuşurken insanlar ağzınızın içine bakıyorsa, çocuklar sizin gibi biri olmanın hayalini kuruyorsa, yaptıklarınız başkalarının hayatına dokunuyorsa ve öldükten sonra bile bu özelliklerinizle anılıyorsanız, lidersiniz demektir.
Aile büyüklerinizi düşünün. Hepsi tabii ki çok değerlidir ama bazıları, artık hayatta olmasalar bile söyledikleri, yaptıkları, yaşanmışlıklarıyla size yol göstermeye, destek ve örnek olmaya devam ederler. Bir öğretmeniniz, bir yakınınız, komşunuz, televizyonda gördüğünüz biri ya da bir film karakteri bile sizin hayatınızı şekillendirebilir ama bunun için, bu kişinin liderlik vasfının olması şarttır. Bütünleştirici, yapıcı, eleştirel ama teşvik edici, nasihat ederek değil örnek olarak ilerleyen, karşısındakine koşulsuz olarak güvenen, buna üşenmeyen, bundan asla vazgeçmeyen kişidir lider…
Haldun Dormen’in son yolculuğuna uğurlandığı Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesindeki töreni, ardından da cenaze merasimini izledim dün gece ve bir kez daha aynı sonuca evet dediğimi fark ettim: İkisinde de. Liderlik, hem doğuştan hem de yaşayarak zenginleşen bir meziyet, herkese de kolay kolay nasip olmuyor maalesef… Işıklar içinde uyusun.
Ne kadar çok ünlü, başarılı ve tanıdık sima vardı törende! Hepsinin acısı da, heyecanı da, üzüntüsü de o kadar sahiciydi ki... Bu insanların hemen hepsi, farklı kişiler için örnek olacak nitelikte, birbirinden kıymetli sanatçılar ama kaçı Haldun Dormen gibi sahiden lider, onu zaman gösterecektir bana göre. Çünkü liderlik; örnek olmayı, bazen ilk olmayı, öğreten olmayı, başarıdan haz almayı, yol gösteren olmayı, güvenmeyi, inanmayı, başkalarının başarısından mutlu olmayı, ümitli olmayı, yenilikçi olmayı, takipçiliği, özgünlüğü, hayattan asla vazgeçmemeyi içeren bambaşka bir özellik…
Lider olanlar, fiziken aramızda olmasalar bile yaşanmışlıklarıyla, arkalarında bıraktıklarıyla, yaptıkları ve söyledikleriyle insanlığa örnek olmaya sonsuza kadar devam ederler.
Onlar, insanlığın en sağlam ve hakiki rehberleridir.
Dünya var oldukça yol göstermeye devam edeceklerdir. Tanımın içindeki en kıymetli kelime bana göre, etki… Toplumları etkileyen ve bu etkisi hep aynı kalan kişidir lider.