2025’i unutmak ne mümkün… Ama hatırlamakta, sahiden ne oldu ne bitti, ne zaman oldu sorularını cevaplamakta zorlanıyoruz. Bu çelişkili durumu yaşadığımız duyguların yoğunluğuna, iç içe geçmiş birbirinin karşıtı duyguyu aynı anda yaşamış olmamıza bağlıyorum. Her yaşantı belleğimizde varlığını sürdürse de, adeta sırası, yeri karışmış bir şekilde depolanmış olduğundan ötürü 2025’te neler oldu, neler hissettin dediklerinde söylediklerimiz birbirini tutmayabilir. Ben de bu yıl içinde çizdiğim karikatürlere dönüp baktım. O sırada beni her ne etkilemişse, onu kâğıda geçirdiğimden bir tür kayıt tutmuş gibi oldum. Yoksulluk, eşitsizlik, şiddet gündelik tanıklıklarımız olurken, dünyanın gidişinin yarattığı çelişkili duyguları yansıttığım karikatürlerin pek güldürücü olmadığını fark ettim. Yüzümüzün gülmediği bir senenin mizahı da bu kadar oluyor, en azından benim yaptıklarımda…



