2026'da kendin olabilmek

Elda SASUN Köşe Yazısı
7 Ocak 2026 Çarşamba

Geçtiğimiz 28 Aralık günü Fransız sinemasının BB kısa adıyla efsane ismi, ‘Tanrı Kadını Yarattı’yla (Et Dieu Crea la Femme) bir dönemin kadın simgesi, 39 yaşında oyunculuğu bırakarak hayatını hayvan haklarına adayan ikonik figürü Brigitte Bardot, 91 yaşında hayatını kaybetti. 1934’te Paris’te doğan Brigitte Bardot, varlıklı bir Katolik ailede büyüdü. Ölüm haberini duyururken, Bardot'nun Paris'te kurduğu Brigitte Bardot Vakfı, “Prestijli kariyerini geride bırakarak hayatını ve enerjisini hayvanların savunulmasına adayan, dünyaca ünlü oyuncu ve şarkıcı Brigitte Bardot'nun kaybının derin üzüntüsünü yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. 

1986’da kurduğu vakıf, bu mücadelenin kurumsal imajı hâline geldi. Vakıf; kürk endüstrisi, hayvan deneyleri, bayıltılmadan kesim, zorla besleme uygulamaları, avcılık ve hayvan ticareti gibi pek çok alanda aktif mücadele yürütüyor. Bardot, mücevherlerini ve kişisel eşyalarını açık artırmada sattı; sahip olduğu her şeyi vakfa devretti. 1992’de vakıf kamu yararına çalışan bir kuruluş olarak tanındı ve Dalai Lama’dan uluslararası ünlülere pek çok figür, onun hayvan davasına destek verdi.

Bardot yaşamını “Başkaları ne der” diye düşünerek yaşamadı…

Değişim cesaret ister ve Bardot bunu becerdi. Ününü, servetini hayvan haklarını savunmak için kullandı, hayatını onlara adadı. Onun hayatını paylaşırken,  

Yazılarını takip ettiğim Hakan Mengüç’ün yeni yıl için paylaştığı sohbeti hatırladım:

“Yeni yıla girerken yeni bir karar verelim; kendimiz olalım ve etiketlerden kurtulalım. İnsanlar doğduğumuz andan beri bize etiketler koyup bizi ona göre izliyor ve tanımlıyorlar.”

Aynen Bardot için artist, güzel ve seksi kadın etiketi konulmuşsa başka türlü davranınca, insanlar niye böyle yaptı diye sorgular. Maalesef birçoğumuz da bize verilen kod veya etiketler çerçevesinde davranmaya başlarız. Aslında insan tek bir genelleme veya etikete sığdırılamaz, değil mi?

Başkalarının ne düşündükleri için felsefe-düşünce, kişisel gelişim türlerini ele alan yazar Hakan Mengüç, “Elalem diye bir örgüt var” demiş. Ne kadar da haklı; zira elalem her toplumda kafalarındaki kalıp ve hakkımda düşündükleri etiketlerle bize bilinçli veya bilinçsiz baskı yaparlar.

Şöhretin baskısından giderek rahatsız olan Bardot, 1973 yılında oyunculuğu bıraktı.

Böylece, 39 yaşında kendine verilen etiketlerden kopup yaşamak istediği başka bir hayatı seçti. Elalemin ne düşündüğünü umursamadan özgürlüğü seçmek kolay bir seçim değil tabii… İşte buna kendin olabilmek diyoruz. Yaşam yolunda tekamül ederken düşüncelerimiz değişebilir. Fakat başkaları ne düşünüyor fikrinden kurtulduğumuz zaman işte içimizden bambaşka bir ben çıkabilir; tıpkı yaşam amacını hayvanları korumayı seçerek, Paris’i terk etmiş, tabiat ve hayvanları içinde tamamen başka bir ben olmuş Brigitte Bardot gibi…

2026 için neler olacak yazılarını okurken, bu yazıma adeta destek verecek bilgiler de karşıma çıkıverdi. Mesela, astrolojiye inananlar için 2026 yılında ilginç mesajlar var: Uranüs gezegeni İkizler burcuna geçiyormuş. Bu ne demek diye araştırınca: Uranüs, astrolojide, özgürlük, ani değişimler, teknoloji, icatlar, farkındalık, uyanış ve bireysellik ile ilişkilidir. Demek ki bu yıl yeni fikirler, ilginç konular ve farklı bakış açılarıyla dolup taşacağız. Yani, 2026 yılına girerken, astrolojik ve toplumsal açıdan tam bir ‘büyük reset’ döneminin içindeyiz. Kendin olabilmek, bu yıl sadece "kim olduğunu bilmek" değil, "kim olduğunu sürekli güncellemeye cesaret etmek" anlamına da gelebilir.

Uranüs ‘ani değişimleri’, İkizler ise ‘zihni, bilgiyi ve iletişimi’ temsil eder. Bu ikiliyle eski, katı fikirlerinizin yerle bir olduğunu hissedebilirsiniz. "Ben asla böyle düşünmem" dediğiniz konularda kendinizi yeni fikirlere de açık bulabilirsiniz.

Belki de kendiniz olabilmenin anahtarı artık ‘sabit bir kimlik’ değil, olmayacak.

İkizler burcu ikilikleri ve çeşitliliği sever. Artık sadece ‘bir tek şey’ olmanıza gerek yok. 2026'da kendin olmak; aynı anda hem bir yazılımcı, hem de bir sanatçı olabilme esnekliğini göstermekte. Tek bir etikete sığmayı reddetmek, bu yılın en büyük özgürlüğüdür. Dolayısıyla, fikir değiştirmekten korkma zira dün savunduğun bir düşünceyi bugün geride bırakmak seni ‘tutarsız’ değil, ‘gelişmiş’ yapar.

Özet olarak şunu diyebiliriz: 2026, zihnini serbest bıraktığın ölçüde "kendin olabildiğin" bir yıl olacak.

Yeni yılınız kutlu ve keyifli bir gelişim yolculuğu olsun. Tebessüm ile paylaşacağımız nice günler, bol ve neşeli anlar diliyorum.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün