Balın başkenti Macahel'de bal gibi bir festival!

Zehra ÇENGİL Köşe Yazısı
27 Ağustos 2025 Çarşamba

Türkiye’nin ilk ve tek biosfer rezerv alanı olan Artvin’in Macahel bölgesinde bu hafta sonu 19. Macahel Saf Kafkas Arı ve Bal Festivali gerçekleşti. Macahel Vakfi Başkanı Avukat Tekin Özdemir ve zarif eşi Melek Özdemir’in ev sahipliğinde, iş insanı Nihat Özder’in daveti ve mihmandarlığıyla katıldığım bu festival, doğanın, kültürün ve sevginin iç içe geçtiği çok özel bir deneyimdi.

Macahel, Borçka’dan yaklaşık bir saat uzaklıkta, İskoçya’nın Highlands bölgesini hatırlatan dağ yollarını tırmana tırmana ulaşılan altı köyden oluşuyor: Camili (Hertvisi), Düzenli (Zedvake), Efeler (Eprati), Kayalar (Kvabistavi), Maral (Mindieti) ve Uğur (Akria). Yol boyunca her adımda yeşilin binbir tonuna şahit oluyorsunuz. Göz alabildiğine uzanan ormanlarıyla Macahel, Türkiye’nin doğasını koruyabilmiş nadir bölgelerden biri.

Burada üretilen ballar da tıpkı doğası gibi eşsiz. Saf Kafkas arılarının ürettiği ballar, yüzyıllardır “her derde deva” olarak biliniyor. Hatta rivayete göre ABD, bu arıları, arı ırkının kalitesinden dolayı alıp dondurmak ve melezleşip mutasyona uğrarsa tekrardan saf ırkı canlandırabilmek için damızlık olarak istemiş, ancak Türkiye kendi değerlerini korumak adına konuya pek sıcak bakmamış. Bunun üzerine ABD’li araştırmacılar, arıları Macahel’in sınır komşusu Gürcistan’dan temin etmiş. Gördüğünüz üzere arıların bile bu coğrafyada ayrı bir hikâyesi var.

Bölünmüş Bir Vadi, Ortak Bir Kültür

Macahel, aslında 18 köyden oluşan bir vadinin adı. Var olduğunu bile zor farkedeceğiniz sınırlar: Türkiye’nin Artvin iliyle Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti’ni birleştiriyor. Özel niteliklere sahip olan bu bölge bir zamanlar tek yürek, tek topraktı. Ancak 1921 yılında yapılan bir referandumla altı köy Türkiye’yi, on iki köy ise dönemin SSCB’sini tercih edince sınır çizildi. Ve bir gecede akrabaların bir kısmı Türkiye’de, bir kısmı Gürcistan’da kaldı.

O günden bu yana Macahel halkı, sert iklimin zorluklarının yanında bu duygusal ayrılıkla da mücadele ediyor. Geçmiş günlerde sınırın öte yanındaki kardeşini görmek, askerlerin gölgesinde sınır aşmaya çalışmak, yıllarca süren bu sancının bir parçası imiş. Ama bütün bu fırtınalara rağmen onların tek motivasyonu, bu cennet gibi coğrafyayı korumak olmuş. Bugün baktığınızda da bunu layığıyla başardıklarını görüyorsunuz.

Yağmurun altında bulutların üstünde bir gün!

Şimdi gözünüzde şu sahneyi canlandırın: Yemyeşil ağaçların arasında, oksijenin başınızı döndürdüğü bir vadi. Üç-dört bin kişinin bir araya gelip piknik yaptığı, kahkahaların yükseldiği, insanların birbirine sarıldığı, horonların hiç durmadan devam ettiği bir alan. Bazen kırık bir kalbi, yarım kalmış bir sevdayı anlatan; bazen de kavuşmuş iki sevgiliyi tek yürek yapan Türkçe-Gürcüce şarkılar bu ortama eşlik ediyor.

19. Macahel Saf Kafkas Arı ve Bal Festivali, ünlü oyuncu Timur Acar’ın sunumuyla gerçekleşti. Gürcistan’dan gelen Grup İvlisi, Macahel’de doğup büyüyen, yöre halkının “bizim kızlar” diye sahiplendiği ve sanatçı babaları Bayar Şahin’den aldıkları yeteneği sahnede parlatan Samida, ve enerjisiyle herkesi coşturan Koliva ardı ardına sahneye çıktı. Gürcü oyuncu Timur Acar’ın memleketinde toparaklarında olmasının getirdiği duygu yoğunluğundan dolayı gözyaşlarını tutmakta zorlandığı anlar, Genç Macahelliler Derneği ve Macahel Off- Road Kulübü önderliğinde yağmur altında sırılsıklam halde çekilen horonlar, festivalin hafızalara kazınan görüntüleri oldu. Bu anları ölümsüzleştiren yazımızın fotoğrafları ise Ergun Güner’e ait.

Birlikte çözülecek sorunlar

Kutlamalara Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan da katıldı. Konuşmalarda özellikle Gürcistan ile halihazırda yapılan pasavan geçişlerinin, ‘akraba geçiş kapısı’ açılarak kolaylaştırılması ve ulaşımın çetin şartlarından dolayı köylerden göç etmek zorunda kalan gençlere istihdam sağlanması konuları öne çıktı. Macahel’in doğasını koruyarak aynı zamanda gençlerine umut vermesi gerektiği sık sık dile getirildi. Bu konuları gũndeme taşıyan Köyler Birliği Başkanı Nasır Önder’in ‘Balın başkenti Macahel’ sözleri ise adeta bir slogan niteliğindeydi.

Sahne performanslarında yağmur ve elektrikler yüzünden çok küçük aksaklıklar yaşansa da seyirciler o kadar coşkuluydu ki şarkıları hep bir ağızdan söyleyerek sanatçılar için tamamlayıcı unsur oldular. Yıllarını sanata vermiş yetenekler için bundan daha güzel bir manzara olabilir mi?

Horonla coşturan umutla dolduran bir final!

Sonuç olarak festival, bulutlardan yeryüzüne inen gizemli bir sis ve yüzlerce kişinin el ele tutuşarak oluşturduğu dev bir horon eşliğinde çığlıklar ve 7’den 70’e mutlu yüzlerle tamamlandı. Yaşı ilerleyen bir nüfusun hiç bu derece katılım sağladığı bir etkinlik görmemiştim. Bu bağlılık ve sevgi seli ülkemizin her köşesine yayılsaydı daha mutlu insanlar olarak yaşardık” diye düşünmeden edemedim.

Gecenin son durağı sevgili Yaşar Yıldırım’ın “Selin Yaşam Evi’ oldu. Ata tohumundan üretilen lezzet muskası mısırlar, Karadeniz’in enfes mutfağı ve yüzyıllara yayılan anıların anlatıldığı bu sıcacık ortamın ardından sabahına hipnoz edici güzellikteki uçsuz bucaksız orman ve kuş cıvıltıları ile uyanılacak bir uykunun koynuna bıraktık kendimizi.

Ezcümle; Macahel, yalnızca bir vadi değil; doğanın, kültürün ve insan sevgisinin aynı potada yoğrulduğu bir miras. Onu koruyan ve yaşatan insanlara teşekkür etmek ise boynumuzun borcu.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün