Peygamber Şemuel döneminde halk peygamberden kral isteğinde bulunur. Bunun nedeni Şemuel’in oğullarının idaresinden toplumun memnun olmamasıdır. Şemuel Tanrı’ya danışarak Şaul’un ilk kral olarak seçildiğini bildirir ve Yisrael toplumu için krallar dönemi başlar. Peraşamız kralların idaresi ile ilgili birçok bilgi vermektedir. Bir kralın fazla atı olmamalıdır. Geçen sene yazımızda bu konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunmuştuk. Yine aynı yazıda değindiğimiz ve Kral Şelomo’nun evlilikleriyle ilgili dersler öğrenmeye çalıştığımız bir başka kural kralın fazla eşinin olmaması gerektiğidir. Kral aynı zamanda çok fazla servete de sahip olmamalıdır.
Geçen seneki yazımızda da belirttiğimiz gibi Şelomo çok fazla eş almıştır. Bunların birçoğu ticari ilişkilerin kuvvetlendirilmesi için olsa bile Tanrı emrine karşı gelmektir. Tora kralın ‘kalbinin Tanrı’dan uzaklaşmaması için’ bu kuralı sıralar. Ancak kendi zekâsına fazlaca güvenen Şelomo bu yasağı takmaz ancak sonunda eşlerinin ‘avoda zara’ yapmasına ses çıkarmadığı için de krallığın ikiye bölünmesine neden olur.
Midraş bu yasaklardaki ‘yarbe’ sözcüğünün başındaki ‘yud’ harfinin Şelomo’nun yaptığına itiraz etmek için Tanrı’nın karşısına çıktığını anlatır. Harf Tanrı’ya itiraz eder. “Tora’dan tek bir harfin bile asla silinmeyeceğine söz vermemiş miydin? Ve şimdi Şelomo beni Tora’dan çıkardı!” İlk baktığımızda ‘yud’ harfinin bu itirazını anlamak kolay olmayabilir. Neden özellikle bu harf itiraz etmektedir.
‘Ateret Mordehay’ adlı kaynak İbranice dilbilgisi konusuna dikkatimizi çeker. Fiilin önüne gelen ‘yud’ harfi fiili geçmiş zamandan gelecek zamana çevirir. Sözgelimi ‘amar’ sözcüğü söylemek fiilinin geçmiş zaman formudur. ‘Yomar’ ise gelecek zamandaki formudur.
Bu harf gelecek konusunda endişelendiği için Tanrı’nın önüne protesto etmek için gelir. Şelomo’nun niyeti asla Tanrı’dan uzaklaşmak değildir. Bu durumun cazibesine de dayanabileceğinden emindir. Ancak Midraş bize Şelomo’nun gelecek nesiller konusunda endişe duyması gerektiğini hatırlatır. Şelomo'dan çok daha az dirençli olan insanlar onun örneğini takip edebilecek ve kendilerini zora sokacaklardır.
Bu Midraş, önceliklerimizin geleceğimizi, çocuklarımızı nasıl etkilediği konusunda bizi uyarır. Maddiyatçılığa ve fiziksel şımartmaya çok fazla vurgu yaptığımızda, bu çocuklarımızı ve torunlarımızı etkileyecektir.
Bu üç yasağı koyduktan sonra, Tora krala nereye giderse gitsin yanında taşıması gereken bir Sefer Tora yazması gerektiğini söyler. Şımartılmayı ve parayı öncelikli tutmak yerine, Tora öğrenimini ve değerlerini öncelikli kılmalıdır.
Bu sadece kral için değil, hepimiz için bir derstir. Çocuklar ebeveynlerinin önceliklerinin ne olduğunu fark ederler. Babanın sinagog, Tora dersi en sevdiği gösteri veya spor etkinliğini asla kaçırmamak konusunda bir noktaya gelip gelmediğini fark ederler. Annelerinin iyilik projelerine mi yoksa daha farklı şeylere mi daha fazla zaman ayırıp ayırmadığını bilirler. Çok algılayıcı olduklarından ebeveynleri için neyin önemli olduğunu tam olarak görürler. Ebeveynler önceliklerini doğru bir şekilde belirleme yükümlülüğüne sahiptir, çünkü çocukları neyin daha önemli ve neyin daha az önemli olduğunu onlardan öğrenir.
Bir büyükbaba ile torunu arasında geçen bir konuşmaya bakalım. Dua tamamlanmıştır ve büyükbaba torununa toplulukta önemli olan tek şeyin para olduğunu söylemektedir. Ona göre toplumda önemli olanlar parası olanlardır. Başarının kriteri paradır ve para yoksa o zaman başarılı olmak söz konusu değildir. İnsanın tek ihtiyacı ona göre paradır.
Günümüzün dünyasına oldukça fazla benziyor. Ancak konuşmanın çocuğun zihninde yankılanmaya devam etmesi durumunda ne gibi etkileri olacağını düşünmekten ciddi anlamda endişe duyulmalıdır. Böyle çocuklar bu mesajla büyürse servet elde etmek için gereken her şeyi yapacaktır. Bu Tora ve etiğini görmezden gelmek demektir. Eğer servet elde edemezse, o zaman kendini başarısız hissedecek, depresyon ve aşağılık duygusu yaşayacaktır. Bu da hepimizin bildiği gibi aşırı derecede zararlı ve yıkıcı olabilir. Çocuklarımızın öncelik ölçeklerini geliştirirken çok dikkatli olmak şarttır. Onlara Tora değerlerine bağlı kalmanın en yüksek öncelik olduğunu ve servetten çok daha önemli olduğunu açıkça belirtmek gerekir. Elbette, para kazanmakta ve bundan zevk almakta yanlış bir şey yoktur. Sorun, bu arayışı hayattaki en önemli şey haline getirdiğimizde ortaya çıkar.
Bu öncelikleri çocuklarımıza verme şeklimiz, kendi önceliklerimizi doğru bir şekilde belirlemektir. Biz Tora’ya bağlılığı her şeyden daha fazla vurguladığımızda, çocuklarımız bu mesajı özümseyecek ve aynı bağlılıkla, aynı vurguyla ve aynı önceliklerle büyüyeceklerdir.