Organik kimyanın 'en havalı' deneyine 2026 Nobel Kimya Ödülü

II. Dünya Savaşı yıllarında sahte kimlikle saklanarak Holokost´tan kurtulan Fransız Yahudi bilim insanı Henri Kagan, moleküllerin ayna görüntüsü gizemini çözen çalışmasıyla 2026 Nobel Kimya Ödülü´nün sahibi oldu. Geçen sene Şalom sayfalarında "Bu aynalı balo ve onun sahte yüzleri" yazısıyla detaylandırdığımız ayna moleküller konusu bilim dünyasının en büyük ödülüyle taçlandırıldı.

Selin KANDİYOTİ Kültür
14 Ekim 2026 Çarşamba

Fransız Yahudi kimyager Henri Kagan ve Japon bilim insanı Kenso Soai, moleküllerin ‘ayna görüntüsü’ gizemini çözerek tek bir moleküler ayna görüntüsü oluşturma yöntemini geliştirdikleri için 2026 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Nobel Kimya Komitesi’nin bir üyesi bu çalışmayı organik kimyadaki "en havalı deney" olarak nitelendirirken, keşfin ilaç üretimi açısından son derece büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Ödülü paylaşan bilim insanlarından 95 yaşındaki Fransa doğumlu Henri Kagan, Université Paris-Sud (Orsay) bünyesinde çalışmalarını sürdürüyor. 1950 doğumlu Japon araştırmacı Kenso Soai ise Tokyo Bilim Üniversitesi'nde (Tokyo University of Science) görev yapıyor.1930 yılında Fransa'nın Boulogne-Billancourt kentinde doğan Kagan, ailesiyle birlikte sahte isimler kullanarak ülkenin güneyindeki bir köyde Nazilerden ve Fransız yetkililerden saklandı.

Ayna moleküller

Yaşamın kimyası, kimyagerlerin Yunancadaki 'aynı' ve 'el' kelimelerinden türeterek ‘homokiral’ olarak adlandırdığı bir yapıya sahiptir. Ellerimiz gibi, tüm amino asitler de birbirinin ayna görüntüsü olan iki farklı varyant halinde bulunur; ancak hücrelerinizdeki proteinlerde bunlardan yalnızca sol olanı yer alır. Diğer sağ varyanta ise doğada oldukça nadir rastlanır. Örneğin karvon kimyasalının bir ayna görüntüsü nane kokarken, diğer versiyonu kimyon kokusu yaymaktadır. Hastalıkları tedavi etmek amacıyla ilaç tasarlayan bilim insanları, molekülün örneğin soğuk algınlığını iyileştiren hedeflenmiş versiyonunu elde etmek, semptomları kötüleştirebilecek diğer versiyonundan ise kaçınmak isterler. Nobel Vakfı tarafından yapılan açıklamada, "Pek çok ilaç molekülü birbirinin özdeş olmayan ayna görüntüsü olan iki varyantta bulunur: Biri tedavi edici etkiye sahipken, diğeri gereksiz ve bazen zararlı yan etkilere neden olabilir" denildi.

Uzun bir süre boyunca kimyagerler iki ayna görüntüsü molekül oluşturabilen kimyasal reaksiyonlarla deneyler yapmaya başladıklarında, deney tüplerinde her zaman her iki varyanttan da eşit oranlarda elde ettiler. Kimyagerler bu ayna görüntülerinden yalnızca birini üretmek için çabaladılar; çünkü ilaç sanayisinde olduğu gibi canlı organizmalarla etkileşime girecek moleküllerin geliştirilmesinde yalnızca tek bir ayna görüntüsü istenen etkiyi sağlar.

Kagan ve Soai, reaksiyonları tasarlayıp yönlendirerek kimyanın istenen taraftaki ayna görüntüsünü üretmesini sağlayan yollar buldular. Nobel Kimya Komitesi Başkanı Heiner Linke şunları söyledi: “Henri Kagan ve Kenso Soai moleküler kiraliteye, yani kiralitenin nasıl oluşturulduğuna, amplifiye edildiğine (yükseltildiğine) ve aktarıldığına, dair anlayışımızı yeniden şekillendirdi. Geliştirdikleri kimyasal reaksiyonlar olağanüstü. Bu muhtemelen organik kimyadaki en havalı deney”. Soai, 2003 yılında kendi adıyla anılan "Soai reaksiyonu" ile bir molekülün yalnızca tek bir ayna görüntüsünü üreten ilk kimyasal reaksiyonu gerçekleştirdi. Nobel Komitesi, "Yaşamın kendisi dışında, daha önce kimse bu başarıya ulaşamamıştı" ifadesine yer verdi. Amerika Kimya Derneği Başkanı Rigoberto Hernandez ise "Bugün sahip olduğumuz ilaçlar bu kimya olmasaydı mümkün olamazdı" değerlendirmesini yaptı. Kagan'ın kimyasal reaksiyonları yönlendirmeye yönelik temel araştırmaları ise 1980'li yıllara dayanmaktadır.

Henri Kagan hakkında

 

Henri Boris Kagan, II. Dünya Savaşından sonra Sorbonne ve École Nationale Supérieure de Chimie de Paris'teki eğitiminin ardından doktora derecesini 1960 yılında Collège de France'ta tamamladı. Université Paris-Sud (Orsay)'da kendi laboratuvarını kuran Kagan, günümüzde Université Paris-Saclay'de onursal profesör olarak çalışmalarına devam ediyor. Asimetrik kataliz alanında öncü kabul edilen Kagan, 1972 yılında geliştirdiği yöntem ile sanayi ve tıpta kullanılan pek çok katalizörün önünü açtı. 1986 yılında ise asimetrik katalizde ilk kez ‘lineer olmayan etkileri’ gözlemlemiş ve matematiksel modellerini oluşturdu. Bu çalışma, asimetrik amplifikasyon ve yaşamın kökenindeki homokiralitenin anlaşılmasında kimya dünyasında yeni bir çığır açtı.

Kagan, kariyeri boyunca Wolf Kimya Ödülü, Fransa Onur Lejyonu (Légion d'honneur) ve Ulusal Liyakat Nişanı gibi çok sayıda uluslararası ödüle layık görülmüştür. Kagan, İsrail'in 2001 Wolf Kimya Ödülü'nü Ryoji Noyori ve Barry Sharpless ile paylaşmıştı; ancak Noyori ve Sharpless o yılın Nobel Kimya Ödülü'nü de üçüncü bir isim olan William Knowles ile almış ve Kagan dışlanmıştı. Bu olay, Fransız bilim çevrelerinde ve dönemin Fransa Bilim Bakanı Gérard Schwartzenberg nezdinde büyük tepkiyle karşılanmıştı. 2026 Nobel Ödülü, Kagan’ın bu alandaki öncü çalışmalarına hak ettiği değeri teslim etmiş oldu. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nin Kimya Enstitüsü eski direktörü Jacques Maddaluno, başarıları çeyrek asır önce göz ardı edilen Kagan'ın nihayet takdir edilmesinden Fransız bilim camiasının 'son derece mutlu' olduğunu belirtti. Maddaluno, “Bu, tarihi bir haksızlığı düzeltiyor” ifadelerini kullandı.

Ayna moleküller, kiralite ve varoluşsal sorumluluk

 

Moleküler kiralite ve ayna moleküller üzerindeki bu tarihi keşifler ilaç sanayinde çığır açarken, kiralitenin kontrolü ve sentetik ‘ayna yaşam’ (mirror life) çalışmaları bilim dünyasında etik ve varoluşsal tartışmaları da beraberinde getiriyor. Nitekim aralarında Nobel ödüllü isimlerin de bulunduğu 38 bilim insanının 2024 sonunda Science dergisinde yayımladıkları bildiri, sentetik biyoloji ve yapay zekayla üretilebilecek karşıt kiralitedeki ayna bakterilerin ekosistem ve insanlık için oluşturabileceği istila risklerine dikkat çekmişti. Gazetemizde daha önce Evrenin Sırları köşesinde kaleme alınan "Bu aynalı balo ve onun sahte yüzleri" başlıklı makalede ayrıntılarıyla anlatıldığı üzere; evrimin 3,5 milyar yıllık yolculuğunda kurulan bu hassas kiralite dengesi, bir yandan hayat kurtaran ilaç teslimatlarına zemin hazırlarken diğer yandan insanoğlunun laboratuvarda doğanın simetrisini yeniden yazma arzusunun sınırlarını sorgulatıyor.

https://www.salom.com.tr/haber/139272/bu-aynali-balo-ve-onun-sahte-yuzleri

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün