İzak Haleva: “Adımın ağırlığını ve gururunu hep taşıdım”

Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Hahambaşı Rav İsak Haleva´yı torunlarından dinliyoruz. Röportaj dizimizin üçüncüsünde İzak Haleva ile birlikteyiz. İzak 25 yaşında, üniversite eğitimini veri bilimi ve bilişim teknolojileri alanlarında çift anadal olarak sürdürüyor.

Zaman Makinesi
21 Ocak 2026 Çarşamba

Liza Cemel & Eli Erdem Demiröz

Çocukluğunuzda “Hahambaşı” değil, yalnızca “dede” olarak hatırladığınız en sıcak anı hangisidir?

Dedem her bize geldiğinde kapı pervazında boyumuzu ölçerdi. Kalemle hepimizin boyunu çizgi çekerdi. Geleceğini duyunca çok heyecanlanırdım. Boyum uzamış mı öyle anlardım…

Aile buluşmalarında sizi en çok güldüren veya etkileyen bir sözü var mıydı?

Bazı konularda çok ciddi olmasına rağmen, bazen bir Ladino deyim veya ince bir espriyle hepimizi güldürürdü.

Dededen toruna aktarılan özel bir ritüeliniz (Şabat menüsü, Ladino lafı, mizah anlayışı vb.) var mıydı?

Her Birkat Amazon’un sonunda söylediğimiz ‘Yako Mimos’ şarkısı ve ona eşlik eden hareketimiz aile ritüelimizdi.

Dedeni ilk kez kamuya açık bir törende izlediğinizde içinizden neler geçmişti?

Dedeme hayranlık duymuştum. “Hahambaşımız geliyor” dendiğinde herkes ayağa kalkmıştı. O saygı ve sevgiyle karşılanması beni gururlandırmıştı.

Kendisinin hayat disiplininin sizin günlük alışkanlıklarınıza yansımış bir örneği var mı?

Hahambaşının torunu olduğumu bilerek, adımın ağırlığını ve gururunu taşımam bunun en somut yansıması oldu.

Hahambaşılığın getirdiği sorumluluklar sebebiyle aileniz neleri feda etmek zorunda kaldı?

Ailece birlikte geçirdiğimiz vakitlerin bir kısmını... Ama biliyorduk ki onun görevi, sadece onun değil bizim de görevimizdi. Ayrıca hahambaşının torunu olduğumu bilerek, adımın ağırlığını ve gururunu taşımam denebilir.

Dedenizin en çok üzerinde durduğu mitsva sizce hangisiydi ve neden?

Anne - babaya saygı. Çünkü ona göre bu, diğer tüm iyi davranışların temelini oluşturuyordu

Ona göre iyi bir Yahudi ve iyi bir insan olmanın başlıca yönleri nelerdi?

Öncelikle iyi bir Yahudi olmanın, iyi bir insan olmaktan geçtiğini söylerdi. Tsedaka’nın ve cemaate vermenin, cemaat için sürekli çalışmanın önemini vurgulardı…

Ladino’yu koruma konusunda özel bir hassasiyeti var mıydı? Aile içi sohbetlerde Ladino kullanmanız teşvik edilir miydi?

Evet. Dedem, babaannem, annem ve babam aralarında Ladino konuşurdu. Biz de kelimeleri yakalayıp anlamaya çalışırdık. Bazen de yakalardık. Bu şekilde dilin sıcaklığını hissederdik.

Bir karar vermeden önce mutlaka danıştığı kutsal metin veya kişi var mıydı?

Benim her konuda danıştığım insan dedemdi. Benim rol modelim, kahramanımdı. Konu ne olursa olsun, ona giderdim. Her zaman cevaplardı. Bir kere bile birine danıştığını ya da sorduğuna şahsen rastlamadım. Çok büyük bir kütüphanesi vardır oradan her türlü bilgiyi bulabilir.

14 Ocak 2025’teki vefatından sonra toplumun taziye mesajları size ne hissettirdi? Özellikle size dokunan bir anma/ anı oldu mu?

Tarif edemeyeceğim büyük bir boşluk vardı; gerçek olmasın istedim. İnsanların onun hakkında anlattıkları ve akıllarında yer edinmiş hikayeler dedemin hayatının dünyanın her bir tarafından ne kadar çok insana dokunduğunu bir kez daha gösterdi.

Rav Haleva’nın adını yaşatmak için aile olarak başlattığınız ya da başlatmayı düşündüğünüz projeler var mı?

Evet, başlattığımız “Haftanın Peraşası” projesini sürdürüyoruz. İleride daha birçok benzeri proje planlıyoruz. Hayattayken başlamış olduğu kitap projesi vefatının ardından tamamlandı.

Onun vizyonunu gelecek kuşaklara aktarmak adına eğitim, kültür veya sosyal sorumluluk alanlarında nasıl adımlar planlıyorsunuz?

Kitabın tüm gelirini Türkiye Hahambaşılığı bünyesinde oluşturulan Rav İsak Haleva Fonu’na aktarıyoruz. Bu fon toplumun eğitim ihtiyaçları için kullanılacak.

Bugün kendisi hayatta olsaydı, Türkiye Yahudi toplumu ve genç nesil için hangi mesajı vermenizi isterdi?

Eğitimin ve Yahudi kimliğini korumanın önemine vurgu yapardı.

Rav İsak Haleva’nın yaşamını ve öğretilerini konu alan ´Sevgi ve Hoşgörüye Adanmış Bir Ömür´ ve ´Hayata Dair´ adlı kitaplar vefatından sonra yayımlandı. Yazım sürecinde eserlerin yazarı Vivet Pitelon Sparkes ile iletişimde miydiniz? Torunlarının da sahne aldığı etkinlikten biraz bahseder misiniz?

Vivet Pitelon Sparkles ile iletişim halindeydik. Kitabın içinde kendi kısımlarımızı ona ilettik. Etkinliğe yurt dışındaki torunlar olarak Zoom’dan katıldık. Çok duygu yüklü ve anlamlıydı. Bir kez daha her koşulda katkı veren herkese teşekkürler…

Kitapların tüm gelirinin, Türkiye Hahambaşılığı bünyesinde oluşturulan Rav İsak Haleva Fonu’na aktarılacağı ve toplumun eğitim ihtiyaçları için kullanılacağını belirttiniz. Bu, onun öğretilerini düşündüğümüzde nasıl bir mesaj veriyor?

Dedemin mirasına yakışır bir şekilde. Eğitime ve cemaate vermenin önemini her daim vurgulardı.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün