Son yıllarda ekranlı cihazlar çocukların hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğinden, televizyon, tablet, telefon, bilgisayar derken ekranla geçirilen zaman giderek artıyor. Geçmiş yıllarda üzerinde en çok araştırma yapılan medya türü televizyon olsa da; mobil bağımlılık, oyun bağımlılığı, sosyal medya ve internet erişimi de artık endişe duyulan önemli konular arasında yer alıyor.
Dr. Endi Romano
Çoğu zaman ekran süresinin yalnızca beyin gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri konuşuluyor. Oysa bu etkinin ötesinde, çocukların bedensel, duygusal ve sosyal gelişimlerini de derinden etkileyen pek çok görünmeyen sonuç var. Bu nedenle ekranın çocuk üzerindeki etkilerini yalnızca ‘zaman’ üzerinden değil, gelişimin tüm boyutlarıyla birlikte ele almak gerekiyor. Şimdi bu görünmeyen sonuçlara birlikte göz atalım.
BİLİNMESİ GEREKEN ETKİLER
1.Obezite ve Hareketsizlik
Araştırmalar, okul öncesi çocukların günde iki saatten fazla televizyon izlemesinin obezite riskini belirgin şekilde artırdığını gösteriyor. Bunun nedeni sadece ekranda sık sık karşılarına çıkan sağlıksız gıda reklamları değil. Çocukların ekran başında daha uzun süre kalması, doğal olarak hareket etmelerini azaltır; bu sırada yüksek kalorili ama besin değeri düşük atıştırmalıklara yönelmeleri kolaylaşır ve uyku düzenleri de olumsuz etkilenir. Kısa ve kalitesiz uyku ise iştahı kontrol eden hormonların dengesini bozarak çocukların daha az tokluk hissetmesine yol açar. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde kilo alımı kolaylaşır ve uzun vadede obezite riski artar.
2.Uyku Bozuklukları
Ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu melatoninin salgılanmasını azalttığı için çocukların uykuya dalmasını zorlaştırabilir. Ayrıca gün içinde şiddet içeren ya da çok hızlı ilerleyen içeriklerle karşılaşmaları, akşam olduğunda kabuslara veya gece boyunca sık sık uyanmalarına neden olabilir. Bu durum, çocuğun hem uyku kalitesini hem de ertesi günkü enerjisini olumsuz etkiler.
3.Duruş ve Görme Problemleri
Uzun süre ekrana odaklanmak yalnızca göz yorgunluğu ve kuruluğa değil, aynı zamanda duruş bozukluklarına da neden olur. Özellikle küçük yaşta ekrana eğilerek oturmak boyun, sırt ve bel kaslarında dengesizlik yaratabilir.
4.Bilişsel Gelişim
Erken çocukluk dönemi, beyinde sinaptik bağlantıların hızla kurulduğu ve deneyimlerle şekillendiği çok kritik bir dönemdir. Bu yıllarda çocuk; dünyayı görerek, dokunarak, hissederek ve etkileşime girerek öğrenir. Gerçek dünyadaki çok duyulu deneyimler, beynin farklı bölgeleri arasında güçlü bağlantılar oluşturur.
Ekran karşısında geçirilen zaman ise bu doğal öğrenme yollarını kısıtlayabilir. Çünkü çocuk pasif bir şekilde izlerken beyin aynı ölçüde aktif çalışmaz.
Aşırı ekran süresi:
5.Beden Algısı ve Duygusal Etkiler
Sosyal medya ortamlarında yapılan karşılaştırmalar, çocuk ve ergenlerde beden algısının bozulmasına neden olabilir. ‘Beğeni’ sayısına göre değer görme eğilimi, hassas bir zihinde özgüven sorunları ve depresif duygulara yol açabilir.
6.Siber Zorbalık ve Duygusal Etkileri
Siber zorbalığın psikolojik etkileri güçlüdür ve geleneksel zorbalığa kıyasla depresyon ve madde kullanım riskini daha fazla artırdığı görülmektedir. Ergenlik döneminde çevrim içi etkileşimlerin denetlenmemesi, duygusal istikrarsızlıkla birleştiğinde riskli davranışları tetikleyebilir.
DOĞRU KULLANILDIĞINDA EKRANLAR NE SAĞLAR?
Ekranlar tamamen zararlı değildir. 2 yaş üstü çocuklarda ebeveynle birlikte, ortak ve kontrollü kullanım öğrenme etkileşimlerini destekleyebilir. Sosyal medya uygun kullanıldığında empati, ahlaki değerler ve pozitif duygular kazandırabilir. Bilgisayar tabanlı oyunlar, planlama, problem çözme, analitik düşünme, sanatsal ve yaratıcı becerilerin gelişimine katkı sağlayabilir.
EKRAN SÜRESİ YAŞA GÖRE NASIL AYARLANMALI? BİLİMSEL ÖNERİLER NE DİYOR?
0–23 Ay:
2–5 Yaş: Ne kadar az o kadar iyi!
5–10 Yaş: Ne kadar az o kadar iyi!
10–18 Yaş:
ÇOCUK GÖRMEZDEN GELMEZ, GÖRDÜĞÜNÜ ÖĞRENİR
Sonuç olarak ekranlar hayatımızın bir parçası oldu ve bunu değiştirmek kolay değil. Ancak önemli olan, çocukların bu dijital dünyada dengeli, bilinçli ve güvenli biçimde yer almasını sağlamak.
Ebeveynlerin rehberliği, sınır koyma becerisi ve örnek tutumları bu konuda en güçlü araçtır. Çünkü çocuklar söylenenden çok, gördüklerini öğrenirler.
Aile içinde ekran kullanımına dair kurallar, ancak anne babalar da bu kurallara uyarak uygulandığında anlam kazanır.
Unutmayalım: Sağlıklı gelişim, ekran süresiyle değil; oyun, hareket, doğa ve birlikte geçirilen gerçek zamanlarla büyüyen çocuklarla mümkündür.