Çocuk ve ekran ilişkisi: Ne kadar, nasıl ve ne zaman?

Son yıllarda ekranlı cihazlar çocukların hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğinden, televizyon, tablet, telefon, bilgisayar derken ekranla geçirilen zaman giderek artıyor. Geçmiş yıllarda üzerinde en çok araştırma yapılan medya türü televizyon olsa da; mobil bağımlılık, oyun bağımlılığı, sosyal medya ve internet erişimi de artık endişe duyulan önemli konular arasında yer alıyor.

Yaşam
31 Aralık 2025 Çarşamba

Dr. Endi Romano

Çoğu zaman ekran süresinin yalnızca beyin gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri konuşuluyor. Oysa bu etkinin ötesinde, çocukların bedensel, duygusal ve sosyal gelişimlerini de derinden etkileyen pek çok görünmeyen sonuç var. Bu nedenle ekranın çocuk üzerindeki etkilerini yalnızca ‘zaman’ üzerinden değil, gelişimin tüm boyutlarıyla birlikte ele almak gerekiyor. Şimdi bu görünmeyen sonuçlara birlikte göz atalım.

BİLİNMESİ GEREKEN ETKİLER

1.Obezite ve Hareketsizlik

Araştırmalar, okul öncesi çocukların günde iki saatten fazla televizyon izlemesinin obezite riskini belirgin şekilde artırdığını gösteriyor. Bunun nedeni sadece ekranda sık sık karşılarına çıkan sağlıksız gıda reklamları değil. Çocukların ekran başında daha uzun süre kalması, doğal olarak hareket etmelerini azaltır; bu sırada yüksek kalorili ama besin değeri düşük atıştırmalıklara yönelmeleri kolaylaşır ve uyku düzenleri de olumsuz etkilenir. Kısa ve kalitesiz uyku ise iştahı kontrol eden hormonların dengesini bozarak çocukların daha az tokluk hissetmesine yol açar. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde kilo alımı kolaylaşır ve uzun vadede obezite riski artar.

2.Uyku Bozuklukları

Ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu melatoninin salgılanmasını azalttığı için çocukların uykuya dalmasını zorlaştırabilir. Ayrıca gün içinde şiddet içeren ya da çok hızlı ilerleyen içeriklerle karşılaşmaları, akşam olduğunda kabuslara veya gece boyunca sık sık uyanmalarına neden olabilir. Bu durum, çocuğun hem uyku kalitesini hem de ertesi günkü enerjisini olumsuz etkiler.

3.Duruş ve Görme Problemleri

Uzun süre ekrana odaklanmak yalnızca göz yorgunluğu ve kuruluğa değil, aynı zamanda duruş bozukluklarına da neden olur. Özellikle küçük yaşta ekrana eğilerek oturmak boyun, sırt ve bel kaslarında dengesizlik yaratabilir.

4.Bilişsel Gelişim

Erken çocukluk dönemi, beyinde sinaptik bağlantıların hızla kurulduğu ve deneyimlerle şekillendiği çok kritik bir dönemdir. Bu yıllarda çocuk; dünyayı görerek, dokunarak, hissederek ve etkileşime girerek öğrenir. Gerçek dünyadaki çok duyulu deneyimler, beynin farklı bölgeleri arasında güçlü bağlantılar oluşturur.

Ekran karşısında geçirilen zaman ise bu doğal öğrenme yollarını kısıtlayabilir. Çünkü çocuk pasif bir şekilde izlerken beyin aynı ölçüde aktif çalışmaz.

Aşırı ekran süresi:

  • Dil gelişiminde gecikme,
  • Öğrenme ve okuma güçlükleri,
  • Dil ve matematik alanlarında performans düşüklüğü ile ilişkilendirilmiştir. Gerçek deneyimlerin yerini dijital etkileşimler alması durumunda, çocuk beyninin öğrenme süreçleri olumsuz etkilenebilmektedir.

5.Beden Algısı ve Duygusal Etkiler

Sosyal medya ortamlarında yapılan karşılaştırmalar, çocuk ve ergenlerde beden algısının bozulmasına neden olabilir. ‘Beğeni’ sayısına göre değer görme eğilimi, hassas bir zihinde özgüven sorunları ve depresif duygulara yol açabilir.

6.Siber Zorbalık ve Duygusal Etkileri

Siber zorbalığın psikolojik etkileri güçlüdür ve geleneksel zorbalığa kıyasla depresyon ve madde kullanım riskini daha fazla artırdığı görülmektedir. Ergenlik döneminde çevrim içi etkileşimlerin denetlenmemesi, duygusal istikrarsızlıkla birleştiğinde riskli davranışları tetikleyebilir.

DOĞRU KULLANILDIĞINDA EKRANLAR NE SAĞLAR?

Ekranlar tamamen zararlı değildir. 2 yaş üstü çocuklarda ebeveynle birlikte, ortak ve kontrollü kullanım öğrenme etkileşimlerini destekleyebilir. Sosyal medya uygun kullanıldığında empati, ahlaki değerler ve pozitif duygular kazandırabilir. Bilgisayar tabanlı oyunlar, planlama, problem çözme, analitik düşünme, sanatsal ve yaratıcı becerilerin gelişimine katkı sağlayabilir.

EKRAN SÜRESİ YAŞA GÖRE NASIL AYARLANMALI? BİLİMSEL ÖNERİLER NE DİYOR?

0–23 Ay:

  • 2 yaş altındaki çocukların hiçbir şekilde ekrana maruz kalmamalarına özen gösterin.
  • Ekranlı medyayı; beslenmeyi kolaylaştırmak, ağlayan bir çocuğu susturmak için kullanmayın.
  • Cihazları açık bırakmayarak çocuğun tesadüfen ekrana maruz kalmasını önleyerek, çocukla etkileşim halindeyken ekrana bakmaktan kaçının.
  • Erken çocukluk gelişimini desteklemek için çocuğu fiziksel oyun aktivitelerine, hikaye anlatımına, müziğe, harekete ve yaşına uygun oyuncaklara dahil edin.
  • Uzakta yaşayan akrabalarla görüntülü görüşme gibi sosyal etkileşimlerde kısa ve seyrek kullanım istisna olarak kabul edilebilir.

2–5 Yaş: Ne kadar az o kadar iyi!

  • Günlük ekran süresini bir saati geçmeyecek, her oturum 20–30 dakikayı aşmayacak şekilde düzenleyin.
  • Aynı anda yalnızca bir ekran kullanarak, hızlı geçişli ve reklamlı içeriklerden kaçının.
  • İzlenen içeriğin yaşa uygun, eğitici ve tercihen interaktif olmasına özen gösterin.
  • Yemek sırasında, uyku öncesi bir saat içinde ve araç yolculuklarında ekran kullanmayın.
  • Mutlaka çocuğunuza eşlik ederek, içerik denetimi yapın.

5–10 Yaş: Ne kadar az o kadar iyi!

  • Günlük toplam ekran süresini 2 saati geçmeyecek şekilde düzenleyin. Bu süre, eğlence amaçlı ekran süresini, evde eğitim ve ders dışı ödevleri tamamlamak için harcanan zamanı da kapsar.
  • Ekran başında geçirilen süre esas olarak eğitim, öğrenme ve sosyal etkileşim amaçlı olmalıdır. Eğitim amaçlı kullanılan zamanda, oyunlara veya başka bölümlere geçilmediğinden emin olun.
  • Can sıkıntısını gidermek için ekran kullanılmamalıdır. Can sıkıntısı bir duygudur; hayal gücü ve yaratıcılığın kazanı olarak kutlanmalı ve desteklenmelidir.
  • Çocuklara ait bağımsız cihaz verilmemeli, ebeveynin kontrolündeki cihazlar kullanılmalıdır.
  • Ekranların uygun şekilde kullanılmasını teşvik edin ve ödüllendirin. Çocuklara kendi ekran sürelerini kaydetmeyi öğreterek çevirimiçi ortamda gördükleri uygunsuz, rahatsız edici içerikler hakkında size ve ailedeki yetişkinlere bilgi vermesini isteyin. İçerikleri her zaman kontrol edin.
  • Sosyal medya (Facebook, Whatsup, Instagram vb.) bu yaşta kullanılmamalı; çocuklar bu platformlara duygusal olarak hazır değildir.

10–18 Yaş:

  • Ekran süresinin genel gelişim için gerekli diğer aktiviteler ile dengeleyin. Bu aktiviteler arsında en az birkaç saat açık hava fiziksel aktivite, 8-9 saat gece uykusu ve okul ödevleri, yemekler, hobiler, akran iletişimi ve aile zamanı yer alır. Bunlardan herhangi biri ekran süresi nedeniyle sekteye uğrarsa ekran süresini uygun şekilde azaltın.
  •  Tüm ailede dijital sağlığı teşvik edebilmek için ekran sürelerini sınırlandırarak rol model olun.
  • Aile bağlarını güçlendirmek için hep birlikte ‘dijital oruç ‘zamanını belirleyerek uygulayın.
  • Ergenlere dijital güvenlik, mahremiyet ve sağlıklı kullanım alışkanlıkları öğretin.
  • Ergenlerin medya kullanımını etkili bir şekilde izleyebilmek ve uygunsuz etkinlikleri tespit edebilmek için yeni teknolojiler konusunda kendinizi güncellemelisiniz .
  • 20-20-20 (20 dakika ekrana bak, 20 saniye ara ver, 20 feet-6metre uzağa bak) kuralını öğreterek uygulamaları için hatırlatmalar yapın.

ÇOCUK GÖRMEZDEN GELMEZ, GÖRDÜĞÜNÜ ÖĞRENİR

Sonuç olarak ekranlar hayatımızın bir parçası oldu ve bunu değiştirmek kolay değil. Ancak önemli olan, çocukların bu dijital dünyada dengeli, bilinçli ve güvenli biçimde yer almasını sağlamak.
Ebeveynlerin rehberliği, sınır koyma becerisi ve örnek tutumları bu konuda en güçlü araçtır. Çünkü çocuklar söylenenden çok, gördüklerini öğrenirler.
Aile içinde ekran kullanımına dair kurallar, ancak anne babalar da bu kurallara uyarak uygulandığında anlam kazanır.
Unutmayalım: Sağlıklı gelişim, ekran süresiyle değil; oyun, hareket, doğa ve birlikte geçirilen gerçek zamanlarla büyüyen çocuklarla mümkündür.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün