Her yıl olduğu gibi bu yıl da, sekizinci kez, geride bıraktığımız yılın ufak bir özetini bilimsel gelişmeleriyle birlikte derliyoruz. Hayır, beklenenin aksine İran ile İsrail birbirine nükleer bomba fırlatmadı (haziran). Korkulanın aksinde ´ayna bakteriler´ laboratuvardan çıkıp dünyayı istila etmedi (eylül) ve umulanın aksine 3I Atlas uzaylı gemisi çıkmadı (ekim). Görünen o ki 2026´da da akıllı yaşam -buna akıllı olmayan insanlar dahil- en az memleketimiz kadar cılkı çıkmış dünyaya hükmetmeye devam edecek. 2025 öyle bir yıldı ki labubu diye çirkin mi çirkin bir oyuncak din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin kasıp kavurdu ortalığı. Diğer tüm konularda din, dil, ırk, cinsiyet o kadar fark etti ki çokça katliamlar, felaketler ve cinayetler yaşandı. Mutlu zamanlarımız da olmadı değil. Yani 2025 şöyle böyleydi. Ya da 2025´in en popüler deyişi ile “6 7”ydi.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da, sekizinci kez, geride bıraktığımız yılın ufak bir özetini bilimsel gelişmeleriyle birlikte derliyoruz. Hayır, beklenenin aksine İran ile İsrail birbirine nükleer bomba fırlatamadı (haziran), korkulanın aksinde ‘ayna bakteriler’ laboratuvardan çıkıp dünyayı istila etmedi (eylül) ve umulanın aksine 3I Atlas uzaylı gemisi çıkmadı (ekim). Görünen o ki 2026’da da akıllı yaşam -buna akıllı olmayan insanlar dahil- en az memleketimiz kadar cılkı çıkmış dünyaya hükmetmeye devam edecek. Öyle bir dünya ki labubu diye çirkin mi çirkin bir oyuncak din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin kasıp kavurdu ortalığı. Diğer tüm konularda din, dil, ırk, cinsiyet o kadar fark etti ki çokça katliamlar, felaketler ve cinayetler yaşandı. Mutlu zamanlarımız da olmadı değil. Yani 2025 şöyle böyleydi. Ya da 2025’in en popüler deyişi ile “6 7”ydi.
OCAK:

Trump aklımızla oynuyordu: MAGA ile yetinmeyip, ‘Make Greenland Great Again’ ile Danimarka’dan Grönland’ı satın almak istemesi, Başbakan Trudeau’nun istifası ardından Kanada’nın ABD’nin 51. eyaleti olabileceği önerisi gibi. Ocak ortasındaki pazartesi, “Gazetemizin manşeti Los Angeles yangınları olur mu?” diye Virna’ya sorarken, kendisi “Dur, daha neler olur” demiş; gecesine İsrail’le Hamas 33 rehine karşılığında binlerce Filistinli mahkumun serbest bırakılmasında anlaşmış, salı sabahı ise Hahambaşımız Rav Haleva’mız vefat etmişti. Türkiye Yahudi Toplumu’nun acı bir günüydü. Tüm Türk milletinin acı günü ise 78 insanımızın Kartalkaya yangınında hayatını kaybettiği 21 Ocak’tı.

O esnada bilimde, Silikon Vadisi şoktaydı. Çin’in açık kaynak büyük dil modeli DeepSeek; Google, ChatGPT ve Meta gibi dev yapay zeka oyuncuların hakimiyetine kullanıcılara hiçbir ücret yansıtmadan ve beşte bir daha az çip kullanarak meydan okuyordu. NVidia borsada çakılıyordu. ChatGPT’nin 1200 kelimelik ‘Savaş ve Barış’ı okuması 2,5 dolara mal olurken, Deepseek 14 cent’e sular seller gibi yutuyordu kitabı.
ŞUBAT:

Trump “Gazze’yi alır, riviera yaparım” derken ‘Free Palestine’ı ‘özgür’ yerine ‘bedava’ anlamış olmalıydı. Zelenskiy, Trump’la görüşmesine ünlü siyah kazağı yerine takım elbise giyseydi, bir de ABD’ye teşekkür etseydi, diplomasi tarihinin en rezil anları yaşanmaz, Trump “Kırım’a da bir Atlantic City kurarım” derdi. Ülkemizde ise başka bir rezalet yaşanıyor Ankara’da sahte içkiden 33 kişi ölüyordu. Mayıs ayında sayı 109’u bulacaktı. TÜSİAD’ın en üst iki ismine, yurt dışı yasağı getirilmişti. Ülkeye doğrudan yatırım getirebilecek bu isimler artık zoom yapsındı.

O esnada bilimde: 2016’da fırlatılan, 2018’de Bennu asteroidine ulaşan, 2021'de asteroidden ayrılan, 2023'te dönen NASA aracının getirdiği örneklerde hayatın yapı taşlarının bulunduğu ilan ediliyordu. Proteinleri oluşturan amino asitlerin 20’sinin 14’ününün ve DNA’yı oluşturan dört nükleotidin tamamının ayrıca tuzlu su minerallerinin bulunması yaşamın başlangıcı araştırmaları için elzemdi. Bunun gibi asteroitler Dünya’ya çarpıp yaşamı getirdiyse, başka gezegenlere de pekala çarpmışlardır. Hadi iki sene sonra da başka gezegende hayat bulunsun çünkü sen konuyu biliyorsun Tanrım.
MART:

Pikachu, biber gazı ve tazyikli sudan Antalya sokaklarında kaçıyordu. Arttırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik değil, acı gerçeklikti. Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamak üzere olan Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edilmiş sonra da gözaltına alınmıştı. 23 Mart’ta başlayan tutukluluk hali devam eden İmamoğlu için kasımda 2.430 yıl ceza istenecek ama Guiness rekoru kırılamayacaktı. 1972’de İspanya’da bir posta memuru, 42.768 mektubu teslim etmemekle suçlanmıştı. Her mektup için 9 yıl talep edildi; toplam 384.912 yıl. Merak etmeyin, mahkeme cezayı 6 yıla indirdi. Mart kötü bir aydı o yüzden ‘fun fact’ gerekiyordu. Uff, bir de Filiz Akın öldü.

O esnada bilimde: Ozempic sokaklara inmiş, bir davet için 3 kilo vermek isteyen 53 kiloluk kadınların kullanımına açılmıştı. Ozempic, ağır yan etkileri olan, kilo kaybının yüzde 20’sinin kas ve kemikten olduğu bilinen bir ilaç. Yapay zekanın yardımıyla keşfedilen, Ozempic’ten 10 kat daha etkili ve sadece beyni etkileyip bağırsağı etkilemediği için yan etkisi olmayan BRP, hayvan testlerini başarıyla geçti. Bir ‘body pozitivity’ vardı, sahi ne oldu ona?
NİSAN:

Sivasspor’un maça ‘Doğal olan normal doğum’ pankartıyla çıkması, Saraçhane mitinglerini ve boykot çağrılarını gündemden düşüremedi. Doğal afet olan ve doğal olarak gündeme oturan 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi ise korkuttu. Herkes dışarı fırladı, tabii ki ‘Silivri’dekiler hariç. Bazıları "Deprem, büyük İstanbul depremini öne çekti" derken, diğerleri "Enerjinin bir kısmı boşaldı, risk azaldı" diye zıt görüşler savundu. İnsanlar karakterlerine göre bir görüşü seçti ve deprem hızla unutuldu. İsrail-Gazze ateşkesinin bitmesiyle artan ölümler tüm dünyanın gündeminde, politikacıların da tüm gün dillerindeydi.

O esnada bilimde: Instagram bio’larına ‘astronot’ ekleyen Katy Perry ve arkadaşları uzay boşluğuna gidip ne kadar boş insanlar olduklarını gösteriyorlardı. Şovları çekilecek gibi değildi, dönünce yeri öpmeler falan. Aslında 124 ışık yılı uzaklıktaki, kırmızı cüce yıldız K2-18'in yaşanabilir kuşağında dönen K2-18b gezegenini konuşuyor olmalıydık. Çünkü yüzey sıcaklığı 0-40°C olan bu gezegenin atmosferinde, sülfür bileşikleri bulunmuştu. Dünyada normalde bunlar biyolojik kaynaklı olur; okyanuslarda plankton ve bakterilerden gelir. Uzayda yaşam arayışında çürük ama şüpheli bir koku.
MAYIS:

Mayıs seni çok hızlı geçmeliyim çünkü bomba bir haziran geliyor. Türk-Kürt barışının sesi Sırrı Süreyya Önder öldü, PKK feshedildi, silahlar bırakıldı. Papa öldü. Oscar aldığında kimse ‘Konsey’i seyretmemişken, herkes, siyah dumandı beyaz dumandı neymiş filmi bulup seyretti ki uzman kesilebilsinlerdi. Trump’ın tarife savaşlarında Çin’e karşı %127’lik oranla saçmalayıp dünyayı resesyona sürüklemesi, bir adamın ego patlamasının nasıl dünyaya 1,5 trilyon dolara mal olduğunu gösterdi.

O esnada bilimde Boston Hastanesi’nde ilk kez bir bebeğin ölümcül kan hastalığının CRISPR teknolojisiyle (bebeğinin DNA’sının değiştirilerek) düzeltildiğini ve aynı günlerde MIT’den bilim insanlarının deri hücrelerini beyin hücrelerine, hem de 1’e 10 katında, dönüştürebildiklerini okuyorduk. ALS, Parkinsons gibi hastalıkların tedavisi için embriyolardan kök hücre almaya gerek kalmaksızın etik bir çözümün kapıları açmışlardı. Birinci gelişmede direkt bir insan hayatı kurtuluyordu, ikinci çalışma ise henüz fareler düzeyindeydi. Olsun bilim bu hızla giderken yakında insanlar üzerindeki gelişmeleri yazacağıma güvenim tamdı.
HAZİRAN:

Guns N’ Roses, konseriyle İstanbul’u sallamış ve “Knockin’ on Heaven’s Door” şarkısıyla, henüz 14 yaşındayken bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi hep bir ağızdan anılmıştı.
Trump-Musk ‘bromance’i, elektrikli araç vergi teşviklerinin kaldırılmasıyla çatırdadı. Trump, Elon’a “Kimse senin çirkin elektrikli arabalarını istemiyor” deyince Musk, “Epstein dosyalarında Trump da var” dedi. Bunun üzerine Trump, Musk’a uyuşturucu bağımlısı dedi. Yok, Elon deport edilsindi, yok, Trump başkanlıktan attırılsaydı. Bu iki delinin aralarını bulmaya çalışan ise bipolar rapçi Kanye West’ten başkası değildi: “Broooos plz noooo we love you both so much.”
Greta Thunberg özgürlük için Gazze’ye filo kaldırıyor, selfieler çektiriyor, vegan olmasına rağmen eline plastik ambalajda salamlı sandviç verilip geri gönderiliyordu. İki gün sonra İsrail, İran’da nükleer tesislerini vurmaya başladı. Aynı anda 20 üst düzey komutan ve nükleer bilim insanı öldürülüyordu. İran, İsrailliler üzerine yüzlerce füze yağdırdı. ABD’nin savaşa dahil olup hemen ardından ateşkes sağlanmasıyla ‘12 Gün Savaşı’ yaşandı ve bitti.
Mutlak butlanın, bir işlemin, (örneğin bir CHP kurultayının) baştan itibaren kanuna aykırı olması nedeniyle hukuken hiç yapılmamış sayılması anlamına geldiğini öğrendik. Cümle içinde kullanalım dersek, ‘Mutlak butlan’ talebi reddedildi, dava düştü. Öte yandan Fatih Altaylı’nın cumhurbaşkanına tehditten tutuklanması başka bir mutlak gerçeklikti. Yılbaşına iki gün kala tahliyesi ise mutluluk olacaktı.
Hazır haziran bizi şişirmişken ayın son günlerinde başlayan ‘asrın felaketi’ İzmir yangınlarını da bu aya katıyorum çünkü yangınlar temmuza sarksa da size bir nefes aldıracağım.

O esnada bilimde: Evrenin Instagram hesabı olsa Vera Rubin yönetirdi. Kendisi değil de teleskobu. Evrende karanlık maddeyi keşfeden bu Yahudi bilim kadının adı Şili’de bulunan en son teknoloji teleskoba verildi. Çektiği bir karede Hubble’ın 30 yılda çektiğinden daha fazla galaksi gösteriyor. İlk görüntüleri ağzımızı açık bırakan Vera Rubin Teleskobu karanlık maddeyi avlamak için 10 yıl boyunca, üç günde bir tüm gökyüzünü tarayacak.
TEMMUZ:

Türkiye ve dünyada gündem Boston’da Coldplay konserinde kiss-cam’e yakalanan çiftti. Yasak ilişkileri ifşa olmuş ardından adam istifa etmek zorunda kalmıştı. Tüm dünya bir olmuş, çifti, çeşit çeşit ‘mem’lerle linçliyordu.
O esnada bilimde de gündem aynıydı; daha spesifik olmak gerekirse istatistik biliminde.
2025 ABD’nin doğu yakasında 6 stadyum konseri toplam seyirci: 411.000
Yakalanılan Gilette Stadium kapasitesi: 66.000
Canlı yayın görüntüsüne seçilme oranı: Yüzde 0,05 (her konserde takribi 30 kişi)
Çiftin Gillette Stadyumunu seçip kameraya yakalanma ihtimali: 66.000/ 411.000*0,0005= 0,00008. Bu çiftin başına gelen 100.000’de 8 olasılıktı.
AĞUSTOS:

Bursa, İzmir, Çanakkale, Edirne, Manisa, Uşak ve Hatay... 17 canımızı, hektar hektar ormanlarımızı alevler almıştı. Mecazi anlamda ise Trump alev alevdi. Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki 37 yıllık düşmanlıklarına son vermiş, barışı sağlamıştı. Yanlışlıkla Ermenistan’a Arnavutluk demese iyiydi. Mayıstaki Pakistan-Hindistan barışını da kendince üstlenmişti. Ukrayna’yı da çözmeye kafayı koymuş, çalışma masasının etrafına Avrupa liderlerini toplamış, 2025’in en çok konuşulacak görüntüsünü vermişti. Trump bir şeyse o da kesin şov adamıydı.

O esnada bilimde, ABD’de FDA’nın yakın görüş bozukluğunu 10 saatliğine düzelten göz damlalarını onayladığı haberleri andropoz, peri menopoz ve normal menopozla uğraşan çevrelerde büyük mutluluk yaratıyordu. Artık menüleri kol boyu kadar ileriden okumak ya da cep telefonlarının arkalarına iliştirdikleri çerçevesiz ve zevksiz gözlüklerini burunlarının üzerine oturtmak zorunda kalmayacak 40 yaş üstü, VIZZ adlı ilacın Türkiye’de yaygınlaşacağı ve karizmalarını geri kazanacakları günleri geri sayıyorlardı.
EYLÜL:

12 Dev Adam’ın ve Filenin Sultanları’nın gümüş madalyalar kazanması ülkece yüzümüzü güldürdü. Dünyada eylül suikastların, diplomatik sürprizlerin ve beklenmedik jestlerin ayıydı. Mossad, Doha’da Hamas liderlerinin bulunduğu evi vurarak tabuları yıkıyor, buraya Katar’mış esprileri yapılıyor, gerçi liderleri öldüremiyor ve ABD’yi kızdırıyordu. ABD’de metroda yolculuk yapan alelade beyaz bir kız durup dururken, Trump yanlısı ünlü müzakereci Charlie Kirk ise konuştuğu için canlı yayında öldürülüyordu. İlk kez “White lives matter” oluyordu. Kanada, İngiltere, Fransa gibi öncü ülkelerin Filistin’i devlet olarak tanımasıyla BM üyesi 193 ülkeden 157'si Filistin'i tanıyor; kürsüde Mahmud Abbas, Roş Aşana’yı kutluyor, Endonezya Başkanı ise “Arap ülkeleri de İsrail’in varlığına saygı duysun, Şalom” diyor ve biz ölümlüleri şoke ediyordu.

O esnada bilimde, ‘ayna yaşam’ konusu gündeme gelmiş bilimin kırmızı çizgileri çizilmeye çalışılıyordu. Hani Şalom’da laboratuvardan çıkma, tamamen insan yapımı — nur topu gibi bir varoluşsal tehdidimiz oldu şeklinde duyurduğum, doğada sağ elli olan moleküllerin sol elli versiyonlarının (aynasının) laboratuvar ortamında üretilmesi. Ve bu ayna yaşamın istilasının bizim ve yaşamın sonunu getirebileceği haberi. “Ke mal te kere” derler Ladino’da, yani Allah muhafaza.
EKİM:
10 Ekim’in ilk saatleriydi ki barış açıklandı. ABD, Mısır, Katar ve Türkiye’nin de imzası bulunan anlaşma ile İsrail son kalan rehinelerini geri almaya başladı, Gazze’nin kontrolünün bir kısmını geri verdi ve insani yardımların girişini kolaylaştırdı. Barışın kırılganlığı karşılıklı ihmallerle kendini gösterse de moraller biraz yerine gelmişti. 107 metreye tek bir nefesle dalan Şahika Ercümen dünya rekoru kırmış yurdumuzu gururlandırmıştı ve en önemlisi bu sayfanın bel kemiği Victoria’nın melekleri 2026’yı erken kutlamaya karar vermişti. Louvre soygununa tüm dünya birlikte gülmüştük. Ekim ayı güzel aymış vesselam.

O esnada bilimde rating bilimi resmen rehin almıştı. Herkes ama herkes 3I Atlas’ın uzaylı gemisi çıkmasını istediği için NASA sonunda resmi bir açıklama ve tonlarca kanıtla “3I kuyruklu yıldızdır” dedi. Spekülasyonların kaynağı ise 1I (yani birinci yıldızlararası obje) Oumuamua ile gündeme gelen, Türkiye’de ilk ve tek olarak röportajını yayınladığımız Harvard profesörü Avi Loeb’di. İzninizle öhöms.
KASIM:

Azerbaycan-Gürcistan sınırında askeri kargo uçağı kazasında 20 askerimizin şehit olmasının ardında resmi olmayan bir şekilde yas tutuyorduk. Almanya’dan gelen Böcek ailesinin, Hamburg’da kalsalar başlarına böyle bir şey gelmeyeceğinden emin olduğumuz, dehşet verici, bir o kadar da ironik şekilde böcek ilacından zehirlenerek ölmesi ise hepimizi üzüyordu. Papa’nın İznik ve İstanbul gezisi ayın tüm gündemlerini solda sıfır bırakıyordu. Papa’ya ilahi söyleyen korodaki kadınların papaz kıyafetleri ve o sırada coşan orgcu “Biz ne yaşıyoruz?” dedirtiyordu. Dünya, New York’un, tarihindeki ilk Müslüman belediye başkanı Mamdani’yi konuşuyordu.
O esnada bilimde, astrofizik, tıp, yapay zeka… Hiçbir bilim dalında görülmemiş bir başarı robotiks alanında atılıyordu. İranlı bilim insanları ‘ileri insansı robot’ konusunda o kadar ileri noktaya ulaşmıştı ki robot kelimesi çıkarılsa yeriydi. Gümüş rengi makyaj yapmış, binary kod desenli tulumlar giymiş ve tabi ki robot gibi hareket eden insanlar kendilerini nefes alışverişleri ve sivilceleriyle ele vermeseydi İran’daki teknoloji fuarında bu fiyasko yaşanmazdı. Bilimi bozmayın rica edeceğim.
ARALIK:

Bazen bir karikatür bin kelimeye bedel. Hele karikatüristimiz İzel Rozental ise. Sanki Sydney’deki Hanuka kutlamasında hepimiz ölmüştük. Ülkemizde de DEAŞ’lı teröristlerle girilen çatışmada üç polisimizi şehit veriyorduk. İsad töreni gerçekleşen yeni hahambaşımız Rav David Sivi’nin Hanuka mesajı gibi insanlığı karanlığa ışık tutmaya davet ediyoruz.

O esnada bilimde, ölmekte olan ya da zarar görmüş hücrelere, kök hücreler aracılığı ile, tüm organları yeniden şarj edebilecek kapasitede taze mitakondriler gönderiliyor ve yaşlanma tersine çevriliyordu; kültür kabında olsa bile. Spotify, 19 yaşındaki kızımı, dinlediği şarkılara göre 87 yaşında çıkaradursun kendisi 87 yaşında 19 gösterecek gibi duruyor. Bol bilimli, iyi seneler.