Antibiyotikleri doğru kullanıyor muyuz?

Antibiyotikler keşfedildiğinden beri sayısız enfeksiyon hastalığının oluşturabileceği yaşam kaybını önlemiş, tıp tarihinin önemli buluşlarından biridir. İcat edildiği tarihten bugüne kadar üretilen yüzden fazla antibiyotiğe karşı mikroorganizmaların direnci gelişti. Bu durum yeni tedavileri hem güç ve ciddi maliyetli hale getirirken antibiyotik üretimini de zorlaştırıyor.

Sağlık
13 Nisan 2022 Çarşamba

Uz. Dr. Melahat Cengiz

Antibiyotik kelimesinin Latinceden çevirimi ‘hayat karşıtı’dır. Yani bakteri, parazit gibi mikroorganizmaları öldürmeye ve bunların oluşturdukları enfeksiyonları engellemeye yönelik bir ilaç grubudur.

Günümüzde antibiyotikler; sıvı, tablet, kapsül olarak ağız yoluyla, flakon ve ampul olarak damar ve kas içi yolla kullanılır.

Antibiyotikler keşfedildiği zamandan beri birçok enfeksiyon hastalıklarının oluşturabilecekleri yaşam kaybını önlemiş, tıp tarihinin önemli buluşlarından biridir. Ancak insan yaşamı için bu denli değerli ilaçların aşırı kullanımı sonucu mikroorganizmaların antibiyotiklere karşı direnç mekanizmaları gelişti ve birçok ilaç molekülleri kullanılamaz hale geldi. İcat edildiği tarihten bugüne kadar üretilen yüzden fazla antibiyotiğe karşı mikroorganizmaların direnci gelişti, bu durum yeni tedavileri güç ve ciddi maliyetli hale getirirken yeni antibiyotik üretimini zorlaştırdı.

Bu nedenle bilinmesi gereken, her ateş yüksekliğinde antibiyotik kullanılmaması, antibiyotiklerin ilk başvuru ilacı olmaması gerektiğidir. Ateş; bağışıklık sisteminin tümör mikrop veya yabancı bir oluşuma karşı vücudun gösterdiği bir reaksiyondur. Bunun yanı sıra birçok viral hastalıklar da ateşe neden olur ancak antibiyotiklerin bu viral hastalıklarda kullanılması etkisiz ve gereksizdir. Örneğin sık geçirdiğimiz (grip nezle vb.) üst solunum yolları enfeksiyonlarının yüzde 80 ve üzeri viral nedenlere bağlıdır.

Neden gereksiz antibiyotik kullanmamalıyız?

Bilinçsiz kullanılan antibiyotiklerin vücutta birçok zararlı etkisi mevcut. Antibiyotiklerin bilinçsiz ve gereksiz kullanımı karaciğer ve böbreklerin harap olmasına, vücutta mantar enfeksiyonlarının oluşumuna, bağırsaklarımızda sindirimi kolaylaştıran ve kansere karşı koruyucu olan yararlı probiyotiklerin yok olmasına, alerjik reaksiyonlara, antibiyotik direncine ve anaflaksi dediğimiz aşırı reaksiyon sonucunda yaşam kaybına neden olabilir.

Antibiyotiklere bağlı alerjik reaksiyonlar ilk alınan dozdan sonra ortaya çıkabilir ya da çeşitli kereler aynı tip antibiyotiğin kullanılması esnasında oluşabilir. En çok görülen alerjik reaksiyonlar ishal, kusma, baş ağrısı, halsizlik şeklinde karşımıza çıkabilir. Daha ciddi olarak değerlendirdiğimiz ve yaşamı tehdit edeceğinden şüphelendiğimiz alerjik reaksiyonlar ise şiddetli kaşıntı ve kırmızı mor döküntüler, vücutta şişlik, kusma, nefes almada zorluk şiddetlenen baş ağrısı, karın ağrıları, cildin sararması, idrarın koyulaşmasıdır.

Bir antibiyotik türüne karşı gelişen alerjik reaksiyonlar diğer grup antibiyotiklere karşı da görülebilir.

Nasıl kullanmalıyız?                

Antibiyotiklerin kullanımı sağlık uzmanları tarafından bilinçli yapılması gerekir. Çünkü antibiyotik seçiminde hastanın yaşı, enfeksiyonun yeri, şiddeti, alınacak antibiyotiği tolere edecek böbrek ve karaciğer fonksiyonları, ne kadar dozaj gerektiği, bireyin alerjik reaksiyonları, hastanın kullandığı diğer ilaçlarla etkileşimi, hasta bölgedeki mikroorganizmaların hangi antibiyotiklere dirençli olabileceği, gebelik, emzirme gibi özel durumlarda verilecek antibiyotiklerin tespiti hekimler tarafından yapılmalıdır.

Verilen antibiyotiklerin doğru kullanımı da çok önemlidir. Verilme dozuna ve zamanlamasına uyum antibiyotiklerin etkinliğini artıran faktördür. Bununla birlikte bazı antibiyotiklerin mide asidinden olumsuz etkilendiği, bazı antibiyotiklerin ise yiyeceklerle emiliminin azaldığı bilinmeli önerilere uygun kullanılmalıdır.

Akılcı antibiyotik kullanımı için ne yapılmalı?                     

Antibiyotiklerin gereksiz kullanımından kaçının.

Önceki hastalıklarınızdan kalan antibiyotikleri etkili olacağını düşünerek kullanmayın. Her enfektif durumun kendine özgü tedavi planı olduğunu bilin ve doktorunuza danışın.

Hekiminizin onayladığı antibiyotikleri tarif edilen doz ve sürelerde kullanın.

Hekiminize danışmadan sağlıklı olduğunuzu düşünseniz bile tedavinizi yarım bırakmayın.

Herhangi bir yan etki ve alerjik reaksiyon gördüğünüzde hekiminize iletin.

Asla benzeri şikâyetleri olan ve tedavi almış yakınlarınızın antibiyotiklerini kullanmayın.

Özellikle nezle grip gibi viral üst solunum yolu hastalıklarında antibiyotik verilmesi konusunda ısrar etmeyin.

* Or-Ahayim Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR