Sel felaketinden ders alır mıyız?

Mois GABAY Köşe Yazısı
21 Ekim 2026 Çarşamba

Şu sıralar hiç Fikirtepe’ye uğradınız mı? O tuhaf manzara karşısında hiç şaşırmadınız mı? Peki size Kadıköy’ün ilk kurulduğu yerin Fenikeliler tarafından bir liman olarak Fikirtepe olduğunu ve 1950’lerde oradan bir sürü arkeolojik eser çıktığını söylesem ne düşünürdünüz? O koca koca gökdelenler dikilmeden evvel arkeolojik bir kazı yapılsa iyi olmaz mıydı?

İstanbul’umuzun bir zamanlar ne çok çayırı ve deresi varmış. Haydarpaşa Çayırı, Papazın Çayırı, Kuşdili Çayırı… Şimdilerde Fenerbahçe Stadı’nın olduğu yerin bir zamanlar Papazın

Çayırı olduğunu biliyor muydunuz? Maalesef betonlaşan kentimizde son tahlilde sadece binaları değil, kent hafızamızı da çoktan kentsel dönüşüme sokmuş vaziyetteyiz.

Buna benzer bir durum maalesef 2000’lerden sonra toplumumuzun çokça rağbet gösterdiği Kemerburgaz için de geçerli. Geçenlerde değerli ağabeyim Sunay Akın bir sohbette “Moiscim sizin cemaat nasıl da o gül gibi Yeldeğirmeni’ni bırakıp gitti! Nasıl sahip çıkamadık…” demişti. Şimdilerde taa Hasdal’ın başından itibaren neredeyse İstanbul Havalimanı’na kadar ulaşan yoğun inşaat faaliyetini düşününce tekrar kızıyorum büyüklerimize, cemaatimize Kemerburgaz gibi yapay bir yerleşimi reva gördükleri için... Son yaşanan sel felaketi bize tekrardan doğanın nasıl kendine ait olanı geri aldığını gösterdi. Acil tahliye edilen okullar, kapanan yollar, vefatlar hayatımızı felç etti.

Hele hele adında vadi, dere olan semtlere koskoca siteleri inşa ederken ve oralardan ev alırken hiç mi düşünmedik? Yetkililer buralardaki evlere yıkım verileceğini söylese de bu o kadar mümkün gözükmemekte. Belki de bu tip felaketler, bizlere eski yerleşimlerimizin Balat, Hasköy, Kuzguncuk ve Galata’ya geri dönmemiz için bir mesaj olabilir. Hem de bu vesileyle köklerimize daha yakın olabiliriz. Gençlerimizin burada kalması için toplum yönetimimiz böyle bir teşvikte bulunabilir mi? Duyduğuma göre Kurtuluş’ta Ermeni toplumuna ait mülkler uygun fiyatlara genç evlilere kiraya verilmekteymiş. Belki de bizim tarihi semtlerimizde de böyle bir teşvik olabilir.

Bir kez daha yaşanmaması dileğiyle tüm selden zarar görenlere geçmiş olsun. Malum yaşadığımız diğer sıkıntılara da şu aşamada değinmek sakıncalı olabilir. Aydınlık günlerde görüşebilmek dileğiyle…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün