Lafımı balla kesme!

Joelle PİNTO Köşe Yazısı
7 Ekim 2026 Çarşamba

Geçtiğimiz gün arkadaşımla bir konu hakkında telefonda konuşurken, birdenbire “lafını balla kestim” deyip, tamamen kendi anlatmak istediği noktayı anlatmaya başladı.  Ben ise akabinde anlatacağım şeylerin yarısını unuttum, çok da önemli bir konu olmadığı için anlatma hevesim de kaçtı. Eskiden bir nevi saygısızlık olan bu davranış paterni, son yıllarda normalleşmeye başladı çünkü buna sadece arkadaş ortamında değil, iş ortamında bile maruz kaldığımı fark ettim. “Lafını balla kestim” ile “lafınızı bölüyorum ama” arasında nüans farkı var gibi gözükse de günün sonunda aynı kapıya çıkıyor. Siz bir şey anlatıyorsunuz ve karşınızdaki insan o anda söyleyeceğini unutmamak için sizi bölmeyi ve kendi devam etmeyi uygun görüyor, ya da daha kötüsü kendi anlatacaklarını sizin anlattıklarınızdan daha önemli görüyor. 

***

Üstelik bu lafı balla kesen insanların nerdeyse tamamı çok iyi eğitimli, kariyerli, belli bir sosyoekonomik statüde olan insanlar. Son zamanlarda bu davranış şekli beni daha çok rahatsız ettiği için bir arkadaşıma “beni neden kestin” diye sordum. “Söyleyeceğimi unutmamak için” diye cevapladı.  Bunu derken, benim de anlatacağım şeyi kesildikten sonra unutabileceğimi hesaplamadı. Özellikle de iş ortamında lafım kesilirse, bunu beni dinlemekten ziyade bana cevap verme ihtiyacı olarak algılıyorum. Bu laf kesme işinin ne kadar normalleştiğini farkına varamadıkça, sıklığı da o kadar arttı. Bunu artık normalleştirmeme kararı aldım çünkü ben de söyleyeceğimi unutabilirim, benim de kafam dolu ve benim de bazı konularda heyecanlarım, sabırsızlıklarım, kaygılarım ve sevinçlerim var.  Dolayısıyla gerçekten acil bir şey için kesilmiyorsam, ben de keseni kesmeyi yeni alışkanlığım haline getireceğim.

***

Üniversite yıllarında aldığım bir insan kaynakları dersinde, profesörümüz iş hayatında başarılı gördüğümüz biriyle röportaj yapıp kaydetmemizi istemişti. Bu ödev için belirlediği süre bittiğinde, rastgele birkaç tanesini seçip derste dinletmişti. Bu ödevin esas amacının beğendiğimiz iş kadını veya iş adamına sorduğumuz sorular değil, onu ne kadar iyi dinlediğimiz ve ne sıklıkta kestiğimizi görmek olduğunu söylemişti. İstisnasız herkes röportaj yaptığı kişinin konuşmasını defalarca kesmişti. O hafif aksi profesör, hayat boyu unutamayacağım bir farkındalık kazandırmıştı. 

***

Tanısı konmuş bir hastalığı olmayan insanların da bir şeyleri unutmak için birçok sebepleri var; uykusuzluktan kaygıya, dikkat dağınıklığından sorumluluklara onlarca sebep olabilir.  Yaşla birlikte ben de eskisi gibi bir sürü şeyi hatırlamıyorum. Hem iş hem de günlük sorumluluklarımı durmadan not ettiğim bir defterim var. Yapmam gereken her şeyi yazmak, onları sonrasında unutmadan gerçekleştirmeme çok yardımcı oluyor. Yazdığım hiçbir şeyi unutmuyorum. Eğer size anlatılan bir konuya birkaç dakika konsantre olamadan unutma kaygınız varsa, size de not almayı tavsiye ederim.  Lafı balla kesmeyi artık normalleştirmeyelim…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün