20 Ağustos: Sivrisineklerin de bir günü var!

Sami AJİ Köşe Yazısı
19 Ağustos 2026 Çarşamba

20 Ağustos’un Dünya Sivrisinek Günü olduğunu öğrendiğimde önce biraz şaşırdım.

Dünyada kutlanacak o kadar çok önemli gün var ki… Anneler Günü, Babalar Günü, Dünya Barış Günü, Dünya Çevre Günü, Dünya Kadınlar Günü, Dünya Çocuklar Günü… Bir de baktım, takvimde sivrisineğin de yeri var!

Bir adalı olarak konuyu ele almazsam olmazdı.

İnsanlık binlerce yıldır sivrisinekle mücadele ediyor. Evlerimize sineklik taktık, ilaç sıktık, tablet kullandık, elektrikli cihazlar icat ettik. Yetmedi, geceleri yatak odamızda elimizde terlikle beklemeye başladık.

Ama sivrisinek hâlâ aramızda. Üstelik teknolojik üstünlük bizde!

İnsan Ay’a gitti, Mars’a araç gönderdi, yapay zekâyı yarattı, dünyanın öbür ucundaki insanla saniyeler içinde konuşuyor. Ama, gece saat üçte kulağımızın yanında dolaşan üç milimetrelik bir sivrisineği yakalayamıyor. Bu açıdan bakarsak, sivrisinek belki de insanlığın karşısındaki en başarılı rakiplerden biridir.

Sivrisineğin başarısının sırrı biraz da küçük boyutunda.

Dünyada binlerce sivrisinek türü var. Bunların hepsi insanları sokmuyor. Kan emenler esas olarak dişi sivrisinekler. Erkekler ise çiçek nektarıyla besleniyor. Yani sivrisinekler dünyasında da ilginç bir iş bölümü var.

Bay sivrisinek çiçeklerin arasında dolaşırken bayan sivrisinek ise gece mesaisine çıkıyor! Ve bizim açımızdan asıl önemli özelliği, bazı türlerinin hastalık taşıyabilmesi.

Sıtma, dang humması, sarıhumma ve Batı Nil Virüsü gibi hastalıkların yayılmasında sivrisineklerin rolü bulunuyor. Bu nedenle konu aslında hiç de hafife alınacak türden değil.

Başka bir şekilde ifade edelim:

20 Ağustos’ta Cenevre’deki Birleşmiş Milletler’in görkemli toplantı salonunda dünyanın dört bir yanından sivrisinek delegeleri yerlerini almış olsun.

Başkan kürsüye çıkar: “Sayın delegeler, bugün insanlarla ilişkilerimizi görüşmek üzere toplanmış bulunuyoruz.”

Afrika delegesi söz alır: “Bizim bölgede işler oldukça iyi gidiyor.”

Asya delegesi: “Bizde de durum fena değil.”

Avrupa delegesi biraz tedirgin: “Son yıllarda bizi de daha fazla konuşmaya başladılar.”

Türkiye delegesi söz alır: “Arkadaşlar, gece uyutmama konusunda oldukça başarılısınız. Fakat son zamanlarda ilaçlama konusunda ciddi şikâyetlerimiz var.”

Tam bu sırada salonda müthiş bir “vııın” duyulur.

Herkes susar.

Sivrisinek Uluslararası Başkanı kürsüye tekrar gelmiştir ve insanlığa şu beyanatı verir:

“Sayın insanlar, siz bizi neden bu kadar ciddiye alıyorsunuz? Biz sadece birkaç damla kan istiyoruz!”

İnsanlığın cevabı hazırdır:

“Birkaç damla mı? Gece boyunca üç kere kulağımın içine girip çıkıyorsunuz!”

Belki de sivrisinek bize önemli bir şey öğretiyor.

Doğada büyüklük her zaman güç demek değildir.

Bir canlı birkaç milimetre boyunda olabilir ama milyonlarca yıl boyunca hayatta kalmayı başarabilir.

İnsanlığın karşısında ise başka bir soru vardır:

Doğayı tamamen yok etmeye mi çalışacağız, yoksa onunla birlikte yaşamayı mı öğreneceğiz?

Sivrisinekleri elbette yatak odamızda istemeyiz fakat bütün sivrisinekleri aynı kefeye koymak da doğru değil. Ekosistemde onların da görevleri var. Larvaları başka canlılar için besin oluşturuyor; bazı türleri de bitkilerin tozlaşmasına katkıda bulunuyor.

Demek ki mesele sivrisineğin varlığı değil.

Mesele, hangi sivrisineğin nerede ve ne yaptığıdır.

 

20 Ağustos’u bu açıdan da değerlendirmek hoşuma gidiyor: Birkaç milimetrelik bir sivrisinek bile bize doğanın ne kadar karmaşık olduğunu anlatabiliyor.

Sonuç: Dünya Sivrisinek Günü kutlu olsun!

Fakat lütfen kutlamaları bizim yatak odasının dışında yapın.

Çünkü sivrisineklerin de bir günü olabilir…

Ama benim de sabah erkenden kalkacağım bir günüm bekliyor!

---

Yazının akışını bozmamak için 20 Ağustos tarihinin nasıl seçildiğini dip not olarak aktarmak istedim. Sir Ronald Ross’un 20 Ağustos 1897 tarihinde dişi anofel sivrisineklerin insanlar arasında sıtma hastalığını bulaştırdığını keşfetmesini anmak amacıyla London School of Hygiene and Tropical Medicine tarafından 1930’lardan itibaren kutlanmaya başlandı.

Neredeyse yüz seneden beri bu kutlamanın yapıldığını biliyor muydunuz?

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün