Ki Tetse peraşasında yer alan ve pratik uygulama alanı olmayan bir kuraldan söz edeceğiz. Bu ‘ben sorer umore / inatçı çocuk’ ile ilgili olan alahadır. Bu, yalnızca anne babasına itaatsizlik etmekle kalmayıp, daha da ileri giderek maalesef anne babasından para çalan bir çocuktur. Tora, anne babanın bu çocuğu mahkemeye çıkarması konusunda kural bildirmektedir.
Talmud bilgeleri arasındaki ortak görüş ‘ben sorer umore’ kriterlerini karşılayan hiçbir gencin olmadığı ve olmayacağı yönündedir. Tora bu emri ‘droş vekabel shar’ ilkesi gereğince vermiştir. Amaç hayatımızla ilgili dersleri öğrenip, uygulamaktır. Eğitimle ilgili öğrendiğimiz dersler kendimizin ve çocuklarımızın geleceğini etkileyecektir. Sözgelimi Gemara Masehet Sanhedrin 72/A’da bu çocuğun büyüyüp şiddet yanlısı bir suçluya dönüşmesine izin vermektense öldürülmesinin daha iyi olduğuna dair bir görüş vardır.
Açıklama üstatları Gemara'nın yorumunun, bir kişinin gelecekte ne olacağından bağımsız olarak, mevcut durumuna göre yargılandığına dair meşhur öğretiyle nasıl uzlaştırılacağı sorusunu gündeme getirirler. Bu, susuzluktan ölürken içten duaları kabul edilen ve soyundan gelenlerin Yahudi ulusuna büyük zarar vereceği gerçeğine rağmen Tanrı’nın kurtardığı Yişmael'in hikâyesinden öğrenilir. O halde ‘ben sorer umore’ nasıl cezalandırılabilir sorusu haklı bir argümandır.
Musar bilgeleri Yişmael ile ‘ben sorer umore’ arasında bariz bir fark görürler. Yişmael dua ederken samimi, içten ve saftır. O andaki halinin, torunlarının nesiller sonra işleyecekleri acımasız ve barbarca suçlarla hiçbir bağlantısı yoktur. ‘Ben sorer umore’ ise giderek daha da şiddete meyleden bir kişidir. Bu yüzden Tora duruma farklı görüş bildirmiştir.
Yıllarca okullarda öğretmenlik yapan biri olarak bir çocuğun yanlış yolda olduğunu, tüm işaretler ortada olmasına rağmen ebeveynlerin fark ettiğinde çok geç olduğunu birçok kez görmüşümdür. Harika bir aileden gelen ve harika bir okulda eğitim gören harika bir çocuk büyüyüp hayal kırıklığına uğradığında, bunun tohumları çok daha erken atılmış olmasına rağmen ebeveynler bu konuda duyarsız davrandıklarından hiçbir şey yapılamamıştır. Bu ebeveynlerin kötü olduklarını göstermez. Elbette onlar da sevgi dolu, ilgili, çalışkan, özverili ve güzel, mutlu bir aile yetiştiren ebeveynlerdir. Ancak çocuğun yanlış yöne gittiğine dair erken uyarı işaretlerini fark etmek konusunda duyarsız davranmışlardır.
Ebeveynler her zaman meşguldür. Diğer çocuklarıyla, geçimlerini sağlamakla, arkadaşları ve geniş aileleriyle, toplumsal etkinliklerle hep meşguldürler. Bunların hepsi de güzel ve anlamlıdır. Ancak en büyük öncelik her zaman çocuklarımız olmalıdır. Odaklanmalı, dikkatli, uyumlu ve ilgili olmalıyız. Çocuğun eğitimi sadece okula bırakılamaz.
Önümüzdeki haftalarda Moşe’nin insanlara Tora’yı yerine getirmek için ‘göklere çıkmaları’ gerektiğini asla düşünmemelerini söylediği Nitsavim peraşasında bir cümle dikkatimizi çekecektir. "Mi yaale lanu aşamayma / bizi kim göğe çıkaracak?" Tora bu soruyu sormamızın anlamlı olmadığını paylaşır. Lakewood Yeshiva'nın başkanı Rav Yerucham Olshin, bu kelimelerin ilk harflerinin ‘mila’ kelimesini oluşturduğunu belirtir. Moşe burada bize, bir bebeğin ilk mitsvası olan ‘berit’ anından itibaren ebeveynlerin onu göğe çıkarma ve yükselmesine yardımcı olma sorumluluğuna sahip olduğunu ima etmektedir. Ebeveynlerin görevi sadece çocuklarını okula göndermek değildir. Çocuklarının büyük potansiyele sahip olduğuna, yıldızlara ulaşabileceklerine inanmaları ve onları oraya ulaştırmaları gerekir.
Daha önce, çok geç kalındığında ortaya çıkan birçok sorun çıktığını dile getirmiştik. Ama aynı zamanda okulda zorlanan bir öğrencinin sonunda yıldızlara ulaşarak büyük işler başardığı pek çok zıt örnek de oldukça fazla görünen bir şeydir. Ebeveynlerin katılımı, desteği ve teşvikiyle tüm çocuklar başarılı olabilir.
Ebeveynler olarak işaretleri fark etmek, beslemek ve inanmak bizim elimizdedir. Bunu yaptığımızda, çocuklarımıza hayal ettiğimizden çok daha yükseğe uçma şansı vermiş olacağız.