Tora Şofetim peraşasında bir peygamberin talimat ve yönergelerine uyma emri verir. Birinin ‘gerçek peygamber’ olduğu doğrulandıktan sonra Tora “Elav tişmaun” diyerek onu dinlememiz gerektiğini söyler.
RaMBaM Yad AHazaka adlı eserinin başlarında İlhot Yesode ATora konusunu işlerken bu emri ele alır. Burada bilge peygamberin Tora’nın yasakladığı bir şeyi yapmayı emretmesi gibi istisnai durumlarda ona itaat etme yükümlülüğünü içerdiğini açıklar. Yani peygamber, insanlara bir Tora yasasını çiğnemelerini emretse bile, buna uymamız gerektiği Rabi tarafından belirtilir. Ancak RaMBaM, bunun birkaç koşula bağlı olduğunu ekler. İlk olarak ve en açık şekilde, peygamberin daha önce yetkinliğini kanıtlamış ve Tanrı'nın gerçek bir peygamberi olarak tanınmış olması gerekir. İkinci olarak, bu gereklilik yalnızca peygamberin bir Tora emrinin geçici olarak askıya alınmasını istemesi durumunda geçerlidir. RaMBaM’a göre, bir peygamber bir Tora yasasının kalıcı olarak yürürlükten kaldırıldığını ilan edecek olursa toplum bu emre itaat etmek zorunda değildir. Böyle bir durumda peygamberin ‘gerçekliği’ tartışma konusu haline gelir. Hele insanları geçici bir önlem olarak bile olsa, yabancı bir tanrıya tapmaya çağıran bir peygambere itaat edilmesi yasaktır.
RaMBaM, bir Tora emrinin geçici olarak askıya alınmasını talep eden bir peygamberin klasik bir örneğine dikkatimizi çeker: Eliyau'nun Baal putunun peygamberleriyle yüzleşmesinin öyküsünü Melahim kitabında okuruz. Eliyau, putperest peygamberlerle bir ‘hesaplaşma’ için halkı Karmel Dağında toplar. Baal peygamberlerini Baal’a bir kurban sunmaya davet eder; ardından kendisi de Tanrı’ya bir kurban sunacaktır. Böylece karşılık bulan kurban, gerçek Tanrı'nın kim olduğunu kanıtlayacaktır ve kanıtlamıştır. Bu noktada toplum putperestliğin boşluğunu ve Tanrı’nın gerçekliğini fark eder. Normalde Yeruşalayim dışında kurban sunmak, ‘Karet’ ile cezalandırılabilecek ciddi bir Tora ihlalidir. Ancak halkı, putperest peygamberlere karşı koymak amacıyla geçici bir önlem olarak Eliyau Anavi bu ihlali göze almıştır.
Dvinskli Rav Meir Simha Akohen ‘Meşeh Hohma’ adlı eserinde, RaMBaM’ın neden bu özel olayı, bir peygamberin Tora yasasının askıya alınması çağrısında bulunmasına örnek olarak gösterdiğine dair bir içgörü sunar. Tora, Bet Amikdaş dışında kurban kesmeyi yasaklarken, bu emrin nedenini de açıkladığını belirtir. Böylece insanlar yabancı tanrılara kurban sunmayacaklardır. Tora, tüm kurbanların Bet Amikdaş'a getirilmesini şart koşarak, insanların sahte tanrılara kurban sunmamasını sağlamaya yardımcı olur. Dolayısıyla, Eliyau'nun Karmel Dağında geçici olarak askıya aldığı bu yasağın, yabancı tapınmalara karşı bir koruma sağlaması amacıyla putperestlik yasağıyla ilişkili olduğu ortaya çıkar. Meşeh Hohma'da Eliyau'nun bu yasağı askıya almasına izin verildiği, çünkü bunu halkı putperestlikten uzaklaştırmak amacıyla yaptığı belirtilir. Baal'e tapınmanın ulus arasında ne kadar yaygınlaştığını gören Eliyau, halkı Tanrı'ya tapınmaya ikna etmek için sert önlemlere başvurması gerektiğini fark eder. Bu da Bet Amikdaş dışında kurban kesmeyi gerektirmiştir.
Meşeh Hohma, RaMBaM'ın özellikle bir peygamberin bir Tora yasasını geçici olarak askıya alması örneğini seçmesinin nedenini bu temelde açıklar. Çünkü bu, bir peygamberin meşru bir Tora emrini askıya almasının en uç örneğidir. Başta değindiğimiz gibi bu emre halkın itaat etmemesi beklenirdi. Ancak hikâyemiz, özellikle peygamberin otoritesinin kapsamını, putperestliği yasaklayan bir yasanın geçici olarak askıya alınmasını talep ettiğinde bile, insanları putperestlikten uzaklaştırmak için bunu gerekli gördüğünde nasıl itaat edilmesi gerektiğini örneklemektedir.