Yağcı yapay zekâ…

Joelle PİNTO Köşe Yazısı
29 Temmuz 2026 Çarşamba

Aşırı teknolojik olmayan bir insan neden kendini yapay zekâ makaleleri okurken bulur? Önce kendimi aşırı teknolojik görmememin sebebini açıklamak isterim. İş hayatında günlük işleyişi idame edecek kadar teknolojiye hakimim. Yazışmalarımı yapar, görüntülü veya sesli konferanslara katılabilir, iş hayatının vazgeçilmezi ofis programlarına hakimiyetimi program güncellenip yıllar geçse de sürdürebilirim. Ev hayatımda alışverişimi on-line yapmayı severim, özellikle sanal market alışverişleri zaman kurtarır, iş hayat dengesini kolaylaştıran kalemlerden biridir hatta. İstanbul trafiğinde daha az vakit geçirmemi sağlayabilecek her türlü teknoloji kabulümdür, bana bir armağandır.

***

Kendimi aşırı teknolojik görmeme sebeplerinden biri de hala bazı durumlarda bir insanla konuşmayı tercih etmemdir. Biliyorum dünya o yöne gitmiyor ama bazı durumlarda insanla konuşmak beni çok rahatlatır, örneğin havalimanında valizimi makine değil bir insan alsın isterim. Valiz etiketini de o yapıştırsın ve elime eski usul kâğıt bir boarding pass versin isterim. Yurtdışında bir markette olduğumda insansız kasadan ürünlerimi geçirmek istemem; her okutmakta zorlandığım barkod içime sıkıntı verir ve her zaman bir veya birkaç ürünün barkodu kolay okunamaz. Tren biletlerini hala bir insandan almayı tercih ederim. Yabancı dillere ne kadar hâkim olursanız olun, dokunmatik ekranlarda varış noktası, günü, kaç defa kullanılabilen bir bilet olduğunu seçene kadar yarı sürede bir insandan satın almak bana daha kolay gelir. Kendi arabam haricinde, arkadaşım bile olsa birinin arabasını kullanmaya çekinirim. Başta sorumluluk hissi yüzünden ama esas sorunum, tanımadığım aşırı teknolojik bir mekanizmadır. 

***

Peki neden karşıma durmadan AI yani yapay zeka makaleler çıkar? Sanırım merak duygusu, yapay zekayı hayata entegre ederek pratikleşme hissi, yeniliklerden haberdar olma sevdası… Bazı değişimler bana karışık gelse de, bazı değişimler hoşuma gidebiliyor.

Son zamanlarda yine AI hakkında karşıma çıkan bir makalede ‘Sychophancy’ diye bilmediğim bir terim öğrendim. Sychophancy Türkçe’de bir nevi yağcılık, gereğinden fazla onay anlamına geliyor.  Techradar.com yazarı Becca Caddy’nin makalesine göre insanların bir kısmı yapay zekâ sohbetlerindeki yağcılık oranını itici bulurken, bazıları bundan keyif alıyor (13 Haziran, 2026).

Bence yapay zekanın yağcılığı, aynı sosyal medyadaki ‘like’lara benziyor. Biz sosyal medyada paylaştığımız bir resim veya yazımızı zaten hoşumuza gittiği için koyuyoruz. Güzel bir resim, anı veya yazı olduğunu düşündüğümüz için... Yine de gelen kalpler yani beğeniler gururumuzu okşuyor. Bir tarafımız başımıza gelen güzel şeyler için kimlerin sevindiğini, kimlerin takdir ettiğini, kimlerin ise görüp geçtiğini de görmek istiyor. Sosyal medyadaki beğenilme, takdir edilme içgüdüsü, sanırım yapay zekada da devam ediyor. Tabii yapay zekayı hâkim veya terapist yerine koymadığınız sürece.   Yapay zekayı nasıl kullanacağınız size kalmış, biraz cesaret biraz da dopamini sanal da olsa almanın zararı yok ama, şahsi bilgiler vermemeye dikkat derim…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün