Botoksun hiç bilinmeyen yan etkisi!

Selin KANDİYOTİ Köşe Yazısı
22 Temmuz 2026 Çarşamba

“Sakın botoks yaptırmayın” mealinde bir yazı zannedesiniz diye sonuna ünlem işareti koyduğum bu başlık sizi yanıltmasın. Her zaman tıbbın bize sunduğu nimetlerden faydalanmamız gerektiğini düşünenlerdenim. Botoks herkese yakışır mı? Kesinlikle hayır; Friends’in Ross’unu oynayan David Schwimmer’a bakın ne diyeceğimi anlayacaksınız. (Kadınlardan örnek vereceğimi düşünmeniz beni üzer.) Ama botoksun öyle faydalı bir yan etkisi var ki beni şaşırttığı kadar sizi de şaşırtacağını düşünüyorum. Dersimiz estetik değil psikoloji ve konumuz da depresyon.

Botoks ciddi bir antidepresan adayı. Evet, kaşınızı çatamıyor olmanız pekala isteseniz de Küçük Emrah kadar üzgün hissedememeniz anlamına da gelebilir. Kaslarınızın felç olması hislerinizi felç edemese de üzerinde bir etkisi olduğu bilimsel olarak söylenebilir. Psikolojide buna "yüz geri bildirim hipotezi" (facial feedback hypothesis) deniyor. Şu demek: Biz genelde önce üzülürüz, sonra suratımız asılır diye düşünürüz, yani duygu önce gelir, yüz ifadesi sonra. Ama bu hipoteze göre işin tersi de doğru. Beyniniz kaşınızın çatık olduğunu hissedip "bu kadar somurttuğuma göre bir sorun olmalı" diye negatif bir geri bildirim alıyor ve daha da üzgün hissetmeye başlıyor. Botoks bu geri bildirim döngüsünü kaş bölgesinde kesince, teoriye göre üzüntü sinyali de beyne tam gitmiyor.

2025 WHO verilerine göre dünyada yetişkinlerin yüzde 5,7'si depresyon teşhisli ve kadınlar erkeklere göre bir buçuk kat daha fazla depresyon rahatsızlığından çekiyor. Tabi ki onaylanmış birçok depresyon tedavisi, ilacı mevcut fakat çare tam bulunabilmiş değil o yüzden depresyon tedavisinde botoks henüz standart tedavi olarak önerilmese de umut verici bir araştırma alanı olduğu söylenebilir.

2014 bilimsel çalışmasına göre, 30 kişilik depresyon teşhisli bir grupla yapılan deneyde, botoks yaptıranların yüzde 55'i iyileşme gösterirken, plasebo (etkisiz iğne) alanların hiçbiri iyileşme göstermemiş. Yalnız botoks yapanlar bilir, bu deneyin yapısı itibariyle bir sıkıntısı var. Botoksun plasebosunu alanlar on gün içinde yüzlerinde hiçbir değişiklik olmadığını görünce zaten plasebo grubunda olduklarını anlar. Tabi bir de botoksun kozmetik açısından gözle görülür bir güzelleştirme etkisi var ve sırf bu bile insanı iyi hissettirmeye yeterli olabilir. Bu yüzden 2024'te 58 depresyon tanılı kişi ile yapılan deneyin yapısında iyileştirme yapmışlar. Bu sefer herkese gerçek botoks yapılıyor. Fark şurada: 29 kişiye botoks her zamanki gibi kaş çatma bölgesine yapılıyor, diğer 29 kişiye ise göz kenarına (kaz ayağı çizgilerinin olduğu bölgeye) yapılıyor. Tabii ki hasta iğnenin nereye battığını hisseder, bunu saklamak mümkün değil. Ama saklanan şey iğnenin yeri değil, hangi bölgenin ‘asıl tedavi’, hangisinin ‘kıyaslama amaçlı’ olduğu. İkisi de gayet meşru, yaygın kullanılan estetik botoks bölgeleri olduğu için hasta "bana farklı bir yere yaptılar, demek ki ben plaseboyum" diye düşünemiyor çünkü iki taraf da gerçek bir tedavi aldığını düşünüyor. Her iki grup da güzelleşiyor diyebiliriz. Sonuç ortaya çok çarpıcı bir fark koyuyor. 6 hafta sonra kaş bölgesine botoks yaptıranların yüzde 44,8'i (29 kişiden 13'ü) belirgin iyileşme gösterirken, göz kenarına yaptıranların sadece yüzde 17,9'u (29 kişiden 5'i) iyileşme göstermiş. Yani aynı iğne, aynı madde, sadece birkaç santim öteye batırılınca etkisi neredeyse yarı yarıya düşüyor. Bu da "Botoks yaptırdım, kendimi güzel hissettim, o yüzden iyi hissediyorum" açıklamasını zayıflatır nitelikte çünkü eğer mesele sadece estetik memnuniyet olsaydı, iki grup da benzer oranda iyileşmeliydi. Kısaca veriler, depresyonu hafifleten etkinin yalnızca botoksun güzelleştirme etkisinden kaynaklanmadığını; önemli ölçüde kaş bölgesindeki uygulamayla ilişkili olabileceğini düşündürüyor. Bir de unutmamak gerekir ki göz kenarlarının kırışmasını engellemek gerçek bir gülümsemenin doğasını bozabilir. Depresyonla mücadelede kullanmak pek akıl karı olmayabilir.

Yine 2024'te yapılan ve literatürdeki tüm botoks çalışmalarını derleyen çalışmaya göre, 21 ayrı bilimsel deney, toplamda 471 hasta mercek altına alınmış ve depresyon üzerine yapılan çalışmaların yüzde 82'sinde botoksun ruh halini iyileştirdiği görülmüş.

Neymiş bazı sorunları çözmek için bakış açımızı değil, kaş açımızı değiştirmek iyi bir fikir olabilirmiş. Ezcümle; bırakın hayata karşı kaşlarınızı çatmayı, isteseniz de çatamayın!

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün