Dünyanın birçok yerinde ‘hesed’ amaçlı kurulan yardım kuruluşları vardır. Bu kuruluşlar birçok kişiye yardım etmek amacıyla çalışmalar yapar. Günün birinde kurum ağır hasta bir kadının ailesine yardım ettiklerini anlatmaktadır. Kadının arkadaş ve komşuları, iyileşmesi için hangi mitsvaları yerine getirebileceklerini öğrenmek ister. Bu yüzden kurumdan kişiler, yardımcı olmaya çalışan kadın ile birlikte, Amerika'daki en büyük bilgelerden Rav Elya Ber Wachtfogel ile görüşmeye giderler.
Rav Wachtfogel’in cevabı çok şaşırtıcıdır. Şabat, kaşrut, aile saflığı veya laşon ara gibi şeylerden hiç söz etmez. Elbette o da adı geçen bu mitsvaların vazgeçilmez olduğunun farkındadır. Bunun yerine, istisnasız herkesin içinde biraz vazgeçilmişlik veya bıkkınlık olduğunu belirtir. Bu, herkesin bir şekilde güvensiz veya ‘berbat’ hissettiği anlamına gelir. Bazıları için bu, görünüşleridir. Bazıları içinse üstesinden gelemedikleri ve çekindikleri dini bir mücadeledir. Bazıları için maddi durum, etrafındaki insanlardan daha az şeye sahip olmaktır. Bazıları içinse bir çocuk, birkaç çocuk veya ailede yaşanan başka bir sorundur. Hepimizin içinde kendimizden rahatsız olmamıza, kendimizi başarısız hissetmemize neden olan bir şey vardır.
Rabi üzerinde durulması gereken şeyin insanları cesaretlendirmek, onları yüceltmek, güçlü yönlerini vurgulamak ve içlerinde ne kadar iyilik olduğunu onlara hissettirmek olduğunu söyler. Bu hastaları ziyaret etmeye gidenler için bir ‘zehut’ olarak değerlendirilebilir.
Pinehas peraşası Bene Yisrael erkeklerinin diğer toplumlara ait kadınlarla uygun olmayan ilişkiye girdikleri dönemi anlatan Balak peraşasında anlatılmaya başlanan anlatıma devam eder. Balak’ın sonunda Şimon kabilesine önderlik eden Zimri adında bir adam, Moavlı bir kadını alenen özel bir yere götürür. Tora halkın hatta liderlerin çaresiz hissettiğini ve sadece ağladığını söyler. Bunun üzerine Pinehas ayağa kalkar ve suçluları cezalandırır. Bu noktada Tanrı’nın halkı cezalandırmak için gönderdiği ölümcül salgın aniden son bulur. Peraşamızın başında Tanrı, Moşe'ye Pinehas'ı Tanrı adına gayretle davrandığı için herkesin ortasında ‘betoham’ ödüllendireceğini söyler.
Tanrı bu hareketi herkesin ortasında ödüllendirecektir ve açıklama üstatları özellikle ‘betoham – içlerinde aralarında’ sözcüğü üzerinde dururlar. Bunlardan biri olan Rav Moşe Sternbuch özellikle anlamlı bir cevap vermiştir.
Pinehas harekete geçmeden önce sadece halktan biridir. Evet, Aaron AKohen’in torunudur ancak bir özellik ortaya koymaz gibidir. Hiçbir şekilde öne çıkmamıştır. Sıradan bir kişidir. Ancak bu onu caydırmaz. Bir ihtiyaç görür ve bu ihtiyacı karşılamak için harekete geçer. ‘Sıradanlığı’ onu yıldırmaz. Kendisinin bir ‘hiç’ olduğunu düşünmez, ‘yapabileceğim hiçbir şey yok’ fikrini benimsemez. Ne yapılması gerekiyorsa herkesin ortasında kalkar ve yapması gerekeni yapar.
Tabi ki Pinhas'ın durumu benzersizdir. Bu davranış her zaman ve her yerde örnek alınacak bir davranış değildir. Ancakverdiği ders zamansız ve önemlidir.
Ne mutlu bizlere ki toplumumuz varlığını sürdürmek için bir gayret içindedir. Bu bizlere bazen nimetler sunsa bile beraberinde birçok zorluğu da getirir. Toplum içindeki bireylerin durumu ve öneminin fark edilmesi bu sorunlardan biridir. Ne yazık ki bazen insanlarımız kendilerini ‘sıradan’ görmeyi seviyor ve üstlenecek bir rolü olmayacağını zannediyor. Eğer amaç ‘eleştiri’ ise hepimiz konuşmaya hazır oluruz. Ancak ‘katkı’ sunmaları için bir yardım ricasında bulunduğumuzda ya bir özelliklerinin olmadığı ya vakitlerinin sıkışık olduğu, işlerinin müsait olmadığı gibi sayısız mazeret ile karşı karşıya kalırız.
Rav Wachtfogel'in önerdiği gibi bizlerin birbirimizi cesaretlendirmesi, ve yüceltmesi oldukça önemlidir. Ebeveynler olarak, çocuklarımıza toplumumuzun ve Yahudi dünyasının ihtiyaç duyduğu olağanüstü yetenek ve yeteneklere sahip olduklarını keşfetmelerinde yardımcı olmalıyız. Eşlerin, birbirini başarıya teşvik etmeleri çok önemlidir.
Ama belki de en önemlisi, kendimizi cesaretlendirmek ve kendimizi küçümsemeyi bırakmaktır. Belki de artık kendimizi güvensiz ve sıradan hissetmeyi bırakmamız gerekir. Tabi ki sorunlarımız, mücadelelerimiz, kusurlarımız ve hatalarımız vardır. Tabi ki hepimiz bazı yanlışlar yaparız. Ancak bu, büyük potansiyelimizin olmadığı anlamına gelmez. Potansiyelimizi fark etmek ve Pinehas gibi parlamak için fırsatları değerlendirmek gerekir. Korkmayı, utanmayı ve güvensiz hissetmeyi bırakalım. Özgüvenle ve büyük şeyler başarabileceğimize, dünyaya büyük şeyler yapmak için getirildiğimize olan sarsılmaz inancımızla yaşamaya başlayalım.