Aranızda yukarıdaki başlığı ve resmi hatırlayan olacaktır. 8 Mayıs 2017 tarihinde Şalom’da yayınlanmıştı.
Tesadüf mü, belli değil ama Aralık 2017’de, yani makalemin yayınlanmasından neredeyse 7 ay sonra, Slovenya hükümeti Birleşmiş Milletlere başvurarak 20 Mayıs tarihinin Dünya Arılar Günü olarak ilan edilmesini önermiş. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 20 Mayıs 2018 tarihinden itibaren bu günün kutlanmasını kabul ve ilan etmiş.
Gazetemizin etki alanlarının nerelere kadar yayılabileceği açıkça ortaya çıkmıyor mu???
Kulunuz 8 Mayıs 2017’de ne demişti?
“Bombus arılarından (‘Bumble bees’ veya yerel bir deyimle ‘tüylü arı’) bir küme kurmuşlar. Küçücük tahta toplar imal etmişler ve bir de oyun alanı yaratmışlar.
Aralarından bir master arı seçmişler ve ona topu sürüp hedefe bıraktığı anda minnacık bir tatlı damlası alabileceğini öğretebilmişler. Biraz zaman almış tabii.
Daha sonra diğer arıları da aynı sahaya getirip, master’ı seyrettirmişler. Diğer arıların büyük çoğunluğu derhal oyunu kapıp top sürmeye başlamışlar.
Tecrübe sürerken ilginç gözlemler de yaşanmış. Örneğin, arılar topu daha hızlı ve kısa yollardan sürüp ‘gol atmak’ için bazı taktikler geliştirmiş.
Master arı da adeta bir antrenör gibi davranıp topu süremeyen arılara, ders vermeye başlamış.
Varılan netice şu: arıların, öğrenme, öğretme ve algılama kapasiteleri beyinlerinin fiziki boyutlarının çok çok üstünde.
Peki; bu tecrübeler niye yapılıyor? Niçin bu kadar masraf ve emek harcanıyor?
Uzmanların iddialarına göre, arılar ilk defa kendi normal faaliyetlerinin dışında bir iş yapıyor. Dolayısıyla belli bir eğitimle istenilen hedefe yönlendirilebilirler.
Eğer tüm bu varsayımlar gerçekleşirse, arılar ve belki benzeri diğer böcekler sayesinde, yaşamımızı daha da kolaylaştıracak yöntemler bulabiliriz. Askeri ve istihbarat alanlarında kullanım seçeneklerini zikretmeyi yersiz bulurum. (Posta güvercinlerinin bazı ülke ordularında hâlâ kullanıldığını lütfen hatırlayınız…)”
***
Sizce, Birleşmiş Milletler neden bir Dünya Arılar Günü ilan etmeye ihtiyaç duydu?
Bildiğiniz gibi dünyamızdaki doğal hayatın devamı için arıların rolü elzem. Yalnız çiçek ve ağaçlar değil, tarımsal ürünlerin büyük bölümünün arılar sayesinde tozlaşıyor, biyolojik çeşitliğin korunmasında da arıların kritik rolü var.
Ancak iklim değişikliği, böcek ilaçları, arıların habitat kaybı ve kirlilik nedeniyle arı nüfusu hızla azalmaktadır. Arı nüfusun azalması felakete sürükleyebilir.
BM bu tehlikeye karşı farkındalığı artırmak üzere Arılar Dünya Günü’nü kabul etti. Gaye, insanları ve devletleri tozlaştırıcıları korumaya yönelik politikalar geliştirmeye teşvik etmek, sürdürebilir tarım ve ekosistem bilincini artırmak.
Özetle, benim söylediklerimi daha detaylandırıp karar haline getirmişler…
Ancak, BM her zaman olduğu gibi barışçıl prensipleri öne koymuş. Şimdi sıkı durun. Arılar askeri amaçlarla kullanılır mı? Örneklere bakın:
Bu kadar faydalı olan arı, günlük hayatımızda sık sık bizi tedirgin etmez mi?
Tüylü veya tüysüz olsun arılardan korunmak için, uzmanlarca bir seri tedbirler tavsiye edilmektedir:
-Parfüm ve yoğun kokulu kozmetiklerden kaçının; çiçek kokuları arıları çekebilir.
-Açık renkli ve sakin görünümlü kıyafetler tercih edin.
-Çok parlak renkler ve çiçek desenleri dikkat çekebilir.
-Dışarıda açıkta tatlı, yiyecek ve içecek bırakmayın. Arı yaklaşınca panikle el kol sallamayın; yavaşça uzaklaşın.
-Çıplak ayakla çimde yürümemeye çalışın.
-Çöp kutuları ve meyve ağaçlarının yakınında dikkatli olun.
-Arı yuvalarına yaklaşmayın, taş atmayın veya müdahale etmeyin.
Ancak sabah kahvaltısında balınızı kaşıklarken bütün bunları unutun ve arıların sefasını sürün!
Yazımı da Einstein’a atfedilen şu cümleyle bitiriyorum: “Eğer Arılar yeryüzünden kaybolurlarsa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır.”