Kiraz mevsimi başladı…

Sami AJİ Köşe Yazısı
6 Mayıs 2026 Çarşamba

Biliyorum, halen unutmadınız, geçen yıl kirazsız bir sene yaşadık.

Fotoğrafa bakıp hemen paniğe kapılmayın… Bu durumu tekrar yaşamayacağız bu yıl. Bunlar turfanda sayılan kirazlar. Belki de siz bu yazıyı okumaya başladığınız gün çok daha düşük fiyatları görebileceksiniz. Bu sene ise durum çok çok daha iyi1. Bolluk bekleniyor.

Efendim, kiraz deyip geçmeyin. Aslında geniş bir kültürel alana giriyorsunuz.

Önce kirazın ne kadar sağlıklı olduğunu biliyor musunuz?

Özellikle antosiyanin ve polifenol içerir. Diğer bir deyimle, hücre hasarını azaltmaya yardımcı olur ve iltihap2 sürelerini destekler. Doğal melatonin içerdiği için uyku kalitesine katkıda bulunur. Herhangi bir kas güçlendirici hareketlerden sonra meydana çıkacak kas ağrılarını azaltmaya yarayabilirmiş. Ve nihayet kirazlarımız C vitamini, Potasyum ve lif içerir.

Böylesine yararlı bir meyvenin tarihi geçmişini de incelerken bilhassa ülkemiz bakımından ilişkisine de bir göz atalım mı?

Kirazın anavatanı Kuzey Anadolu ve çevresi (özellikle Karadeniz bölgesi) kabul edilir. Yabani kiraz türleri binlerce yıldır bu bölgede doğal olarak yetişiyordu. Antik kaynaklarda özellikle Kerasus (bugünkü Giresun civarı) bu bitkiyle ilişkilendirilir.

Kirazın “dünya çapında yayılması” büyük ölçüde Roma döneminde olur.

MS 1. yüzyılda Roma komutanı Lucullus3 Doğu Karadeniz seferleri sırasında Kerasus bölgesine gelir. Burada kirazı tanır. Roma’ya dönerken kiraz fidanlarını ve tohumlarını götürdüğü anlatılır. Bu olaydan sonra kiraz, önce İtalya’ya yayılır. Sonra Fransa, Almanya ve Orta Avrupa’ya geçer. Orta Çağ boyunca manastır bahçelerinde yetiştirilen önemli meyvelerden biri olur.

18 - 19. yüzyılda ıslah çalışmalarıyla daha iri ve tatlı çeşitler geliştirilir. Bugünkü ticari kiraz çeşitlerinin çoğu bu dönemden sonra şekillenir. Başta Türkiye olmak üzere ABD, Şili ve Özbekistan gibi ülkeler büyük üreticiler haline gelir.

Ülkemiz asırlardan beri kiraz üretiminde ve daha önemlisi ihracatında dünya birincisidir. O kadar ki bazı ülkeler bizden aldıkları meyvelere kendi ünlülerinin adını vererek satarlar.

Bir örnek vereyim. Fransa’da 19. asırdan itibaren bizim kirazlara Bigarreau Napoleon” derlerdi… Bigarreau, sert etli, iri ve çıtır kiraz türlerini ifade eden genel bir isimdir. Napoleon’un ünü de malum. Bundan daha etkin bir satış şekli herhalde az görülür. İlerleyen yıllarda sadece “Napolyon” ismi kaldı. Bizim üreticiler de bu unvanı benimsediler.

Bütün yukarda yazdıklarımı dikkate alırsak kirazı mevsim boyunca sofralarımızdan eksik etmeyelim demem lazım amma bir noktayı da belirtmesem olmaz.

Kiraz kesinlikle kaşerdir. Ancak içinde, artık nadir bile olsa, çeşitli böcekler barındırabilir. Bu yüzden yemeye başlamadan evvel bir ikisini açıp, böceksiz olduğundan emin olmamız gerekiyor.

Bütün bu hususları dikkate aldıktan sonra artık kendinizi kiraz festivallerine hazırlayın. Bu sene ilki 11 Haziran’da Tekirdağ’da yapılıyor… 60. Uluslararası Kiraz Festivali. Muhteşem bir program hazırlanmış. Tekirdağ’a gidecek vaktimiz yok diyorsanız Polonezköy’de kutlanan festivale katılabilirsiniz. Onu da beğenmedinizse 16 Temmuz’da Dünya Kiraz Günü faaliyetlerini dilediğiniz yerden izleyebilirsiniz.

Herkese iyi eğlenceler…

---

1 Şaşacaksınız ama ülkemizin 2024 yılı ihracatı 67 bin ton idi… Geçen sene ancak 6000 ton ihraç edebildik. Don çok fena vurmuştu.

2 İltihap (enflamasyon): Vücudun enfeksiyon, yaralanma veya toksinlere karşı bağışıklık sistemini devreye sokarak verdiği doğal koruma ve onarım tepkisidir.

3 Lucius Licinius Lucullus (MÖ 117-56): O dönemde Anadolu’ya hâkim Pontus ve Ermeni krallıklarına karşı kazandığı zaferlerle tanınan geç Roma Cumhuriyeti generali ve politikacısı. Doğu seferlerinde elde ettiği devasa zenginlik, kurduğu lüks sofralar ve sanata desteğiyle ünlenmiş, kiraz meyvesini Anadolu'dan Avrupa'ya tanıtan kişi olarak da bilinir.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün