Şavuot ve ben

Rav İzak ALALUF Köşe Yazısı
20 Mayıs 2026 Çarşamba

Birçoğumuz biliriz. Şavuot Bayramı Tora’da genelde ‘zman matan Tora/Tora’nın veriliş zamanı’ olarak geçmez. Omer’in ellinci gününün Tora’nın alınışı ile çakışması da Rabilerin bir öğretisidir. Ancak Devarim 4/9-10’da yer alan pasuklar Sina’daki tecrübenin asla akıldan çıkarılmaması gerektiğini söyler. Ancak Tora, Şavuot ile Tora’nın verilişini açıkça birbirine bağlamamaktadır. Öte yandan Şavuot Bayramı’nın tarımsal nedeni de mevcuttur. Praglı Maaral bunun nedenini tarımsal olarak kutladığımız ve sevindiğimiz bir zaman olmasına bağlar. Yani Şavuot Bayramı’nın sevinci aslında tarımsal nedenlere bağlıdır.

Tora’nın hiçbir yerinde ‘Tora’nın alınışına sevinmek’ şeklinde bir mitsva yoktur, zaten böyle bir sevincin emir yoluyla olabilmesi pek de mümkün değildir. Bir başka deyişle Tora’nın alınmasına sevinmek kalben hissedilmesi gereken bir duygudur ve emir yolu ile dayatılması mümkün değildir. Pesah Bayramı’nda sevinmek için haklı bir neden vardır. Yüzlerce yıllık kölelikten Tanrı bizleri kurtarmıştır. Sukot Bayramı’nda Tanrı’nın korumasını hissetmek sevinmemize yol açmıştır. Ancak Tora’yı yeteri kadar takdir etmeyen ve uygulamayan birilerinin Tora’nın alınışına sevinmeleri çok mantıklı değildir. Bu nedenle Rabi Yeuda Amital’e göre Tora’nın alınışındaki sevinç kişisel ve toplumsal olarak Bene Yisrael’e bırakılmıştır. Bu sonuca kendi takdir duyguları ve Matan Tora’nın ayrıcalığını kutlama isteğiyle bizzat halkın varması beklenmiştir. Bu bilgiler ışığında Şavuot’un ‘zman matan toratenu’ olarak sabitlenmesi Tora tarafından değil Rabiler tarafından gerçekleştirilmiştir. Tora’nın alınışı ile doğan sevinç Tanrı buyruğu ile değil Bene Yisrael’in toplumsal düzeydeki kararı ile tanımlanmıştır. Bu, bayramın toplumsal yönünü ortaya koyar. Ancak kişisel düzeyde bu sevinç durumuna ulaşmak ancak kişisel karar ve yöneltme ile gerçekleşebilecektir.

Kipur gününde Şavuot Bayramı’ndan bir parça olduğuna inanılır. İkinci tabletlere Kipur günü kavuştuğumuzu midraşik kaynaklardan biliyoruz. Her Şavuot Bayramı’nda da bir parça Kipur vardır. Kipur gününün simgelediği iç hesaplaşma yani ‘heşbon nefeş’ kavramı Şavuot Bayramı’nda farklı bir şekilde karşımıza çıkar. “Acaba ben kişisel olarak matan Tora için sevinç duymayı başarabildim mi” sorusunu bu bayramda sormak gereklidir.

Pesah Bayramı’nın perşembe günü gerçekleştiği sene Mısır çıkışı ile Tora’nın alınışının gerçekleştiği 2448 yılı ile paralellik gösterir. O yıllarda Şavuot cuma gününe düşer. Midraş bizlere Tora’nın bir Şabat günü alındığını öğretir. O zaman aradaki bir günlük fark nereden gelmektedir?

Talmud Masehet Şabat 86 ve 87’de Tanaim arasındaki bir tartışmayı ortaya koyar. Tora, Omer sayımının tamamlanmasından sonraki 50. günde mi yoksa bir gün sonrasında yani 51. günde mi verilmiştir? Rabi Yose’nin görüşüne göre Tora 7 Sivan tarihinde verilmiştir. Bu tezini de Rabi ‘yom ehad osif Moşe midaato/ Moşe kendi isteği ile bir gün eklemişti’ prensibi ile ortaya koyar. Tanrı Moşe’ye halkın hazır olmasını emrettiğinde Moşe inisiyatif kullanarak bu olayı bir gün erteler. Şimdi Tora bir gün gecikmeli verildi ise bizler 50. günde ne yaptık? Çünkü ‘taavdun’ sözcüğündeki ‘nun’ harfi elli günü ifade etmektedir ve Tanrı bu günde Tora’yı vermeye hazırdır. Dahası Bene Yisrael bu günde Tanrı’nın Kendini açığa çıkarmasına tanıklık etmeye manevi anlamda kendilerini hazırlamışlardır. O zaman bu günde bizler neyi kutlamışızdır?

O günde kutlanan Rabi Yeuda Amital’e göre Tanrı’nın bizleri bu açıdan, yani eriştiğimiz manevi düzey açısından takdir edişidir. 50. günde Tanrı bizleri Tora’yı büyük alametler eşliğinde almaya layık görmüştür. Bizim ilk aşamada kutladığımız da budur. İşte bu anıtsal bir başarıdır.

Olayın Kipur’a benzeyen tarafına bir kez daha bakalım: Her Şavuot Bayramı’nda kendimize sormamız gereken sorular şöyle olmalıdır: Acaba Tora’nın alınışı için gerçekten yeterli bir manevi düzeyde miyim? Eğer matan Tora bu gün gerçekleşecek olsa Tanrı acaba bana ve bütün Bene Yisrael’e Kutsal Tora’sını vermek konusunda o zamanki kadar istekli davranır mı? Bu sorulara yanıtımız ‘evet’ ise sorun yok gibidir. Ancak günümüz dünyasında yaşayan bizler için genellikle bu soruların yanıtı ‘hayır’ olacaktır. O zaman yürümemiz gereken çok uzun bir yol önümüzde bütün zorluklarıyla uzanmaktadır. Bu yolda yürümek için de vakit yitirmeden adım atmamız gereklidir.    

Şabat Şalom, Moadim Lesimha…

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün