Meşher'de 'Ars Apodemica' Sergisi

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
20 Mayıs 2026 Çarşamba

Artık derin düşüncelerin, her paragrafta bir filozofun geçmişten günümüze gelen tartışmalarının yazılı olduğu kitapları okumayı görev edinmiyorum. Yaş aldıkça bunları zaten bildiğim, sadece unuttuğumu düşündüğüm doktrinlere geri dönüp hafızamı yeniliyorum. Artık daha basite indirgenmiş cümleler ruhuma iyi geliyor. Elbette bu yol yılların birikimini süzgeçten geçirebilecek olgunluğa eriştiğinizde önünüze çıkıyor.

↔↔↔

Kimi zaman zaten bildiğiniz, fazlaca önemsemediğiniz bir cümle doğru zamanda, doğru yerde karşınıza çıktığında anlamı değer kazanıyor. Zihninizde kalıcı oluyor.

Şimdilerde uzun yolculuklar, 24 saat yaşayan megapollerin gürültüsü, acentelerin pazarladığı 18 saat koşuşturmalı tur gezileri tercihim olmaktan çıktı. Zaman içinde daha konformist olduğumuz yadsınamayan bir gerçek. Yurt içi gezileri yanı sıra Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler, ılıman iklim ve yüzü gülen insanlar enerjiyi yükseltiyor.

Kısa süre önce yurtdışına yaptığımız bir gezide şehirden uzaklaşıp kıyı şeridinde giderken yol üzerinde bir köyde mola verdik. Zaman durmuş gibiydi. Güneş hafif ısırsa da, yeşilin her tonunu görebildiğiniz, belli aralıklarla restore edilmiş, 2-3 katlı, aynı tarz mimaride inşa edilmiş evler, geçmişle günümüz arasında yaşayan bir tarih gibiydi.

Köy meydanında sıralanan evlerin birinde dış cepheyle bütünleşmiş bir yazı vardı. “Dünya bir kitap; seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okumuş gibidir” (Saint Augustine).

Aziz Augustine, 354-430 yıllarında yaşamış, Hıristiyanlık tarihinin en önemli filozoflarından biridir. Antik felsefeyi (özellikle Platonculuğu) teoloji ile sentezleyerek Batı düşüncesini ve Ortaçağ’ı derinden etkilemiştir.

İnanç ve akıl arasındaki ilişkiyi savunmuş, ‘anlamak için inanıyorum’ anlayışını benimsemiştir. Haddim olmayarak St.Augustine’in son cümlesinden şüphe duyuyorsam da, ‘dünya bir kitap; seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okumuş sayılır’ öğretisine yürekten katılıyorum.

↔↔↔

Seyahatten söz açılmışken rahmetli İlber Ortaylı’yı bir kez daha anıyorum. Prof. Ortaylı, seyahati sadece turistik olarak değil; ufku genişletmenin, dünyayı anlamanın en önemli anahtarı olarak gördü. “Hiçbir yılınızı yeni bir yer görmeden bitirmeyin. Gezmek için zengin olmayı beklemeyin. Her bütçeye göre seyahat edilebilir, özellikle de genç yaştayken…” derdi.

↔↔↔

Koç topluluğunun ‘100. Kuruluş Yılı’ kapsamında, Meşher’de ‘Seyahat Sanatı Sergisi’ni küratör Merve Uca sanatseverlerle buluşturdu.

15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan sergi, Osmanlı topraklarına yapılan yolculukların izini sürüyor. Küratör Merve Uca, ‘Seyahat Sanatı’ isminin Latince ‘ars apodemica’ teriminden geldiğini, giriş temasının ise ‘merak’ ile başladığını belirtiyor. Merak, seyahatin insanın dünyaya bakışını değiştiren en büyük ilham kaynağıdır.

Sergi 23 Mayıs 2027 tarihine kadar -pazartesi hariç- ziyarete açık olacak.

Sağlıkla kalın.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün