Fenerbahçe’de yine bir kaos yaşanıyor. Yine yeni bir yönetim gelecek, hoca gönderildi, takım dağılacak ve yine sil baştan yeni bir kadro kurulacak.
Yani kısaca geçmiş 15 senede ne yapıldıysa tekrar aynıları yapılacak.
Fenerbahçe için yapılan esprili X paylaşımlarından birinde ilginç bir istatistikten bahsediliyordu. Tarihte liglerinde en çok ikinci olan kulüpler arasında Sarı- Lacivertliler tüm dünyada yine ikinci sırayı almıştı. Bu durum tabi ki güldürüyor. Ancak öte yandan oldukça düşündürüyor.
Sürekli tekrar eden, dönemsel olmayan problemlerin çözümü zordur. Çözüm, artık duyguları bir kenara bırakmayı ve soğukkanlı düşünmeyi gerektirir. Çözüm etapları planlanırken analitik düşünmek ve nihai hedefte kurumun bekasını düşünmek gerekir.
Fenerbahçe’yi bugüne getiren süreçte tarihsel bağlamda birçok farklı durumlar yaşandı:
Ekonomik, psikolojik ve siyasi alanların grift olarak bir araya geldiği kaotik ve kontrol dışı gelişen olaylar, yöneticilerin egolarına yenik düşerek duygusal karar almaları, alınan hatalı kararların ise neticelere somut ve toplumu etkileyen acılı yansımaları görüldü. Bu sorunların hepsini bu yazıda tek tek ayıklamak tabi ki mümkün değil.
Ancak ceterus paribus diyerek temele bakarsak bazı şeyleri görebiliriz. Bunu da dünyadaki benzer örnekleri inceleyerek yapacağız. Tekrar belirtiyorum, analitik bakacağız:
Futbolda başarı döngüsünün beş fazı var:
Faz 1 - Çöküş: Bir şeyler bozulmaya başlar. Eski başarı alışkanlığı devam eder ama performans düşer. Kadro yaşlanır. Yanlış transferler başlar ve yönetim hataları artar. (Somut örnek: AC Milan – 2012 sonrası)
Faz 2 – Kaos ve Reset - Plansız Sil Baştan: Sürekli hoca değişir; her sezon yeni kadro kurulur. Kimlik tamamen kaybolur. En tehlikeli faz burasıdır. Fenerbahçe’nin uzun süredir kaldığı faz burası. Ancak mevcut durumda buradan da düştüğünü görüyoruz.
Faz 3 – False Hope (Sahte Umut): Bu sene olabilir… Ama yine olmaz. Bu fazda takım kadrosu aslında kötü değildir. Şampiyonluk yarışına girilir ancak kritik anlarda hep kırılmalar yaşanır. Bunu yaşamış birçok kulüp var. Örneğin, Liverpool 2014, Arsenal 2023. Fenerbahçe şu an tam olarak bu fazda bulunuyor. Yani “başarıya yakın ama kırılma eşiğini geçemeyen kulüp” durumunda. Eğer bundan sonraki fazlara geçilmez ise Faz 2 ve Faz 3 arasında uzun yıllar sürecek olan bir kısırdöngüye girilir. Bu maalesef tahmin değil. Matematik.
Bundan sonraki fazlar, kısırdöngüden çıkış yollarıdır.
Faz 4 – Identity Building (Kimlik Oluşumu): Artık ne oynadığımız belli… Bu fazda net bir oyun sistemi oluşur. Doğru oyuncu profilleri seçilir. Sporcu kadrosu şekillenmeye başlar. Örneğin, Jürgen Klopp’un Liverpool’u 2017-2019 ya da Mikel Arteta’nın Arsenal’i 2021 – günümüz…
Faz 5 – Breakthrough (Kırılma & Dominasyon): Artık oluyor. Şampiyonluk gelir. Takım özgüven kazanır. Başarı seriye döner. Örneğin, Liverpool 2020, Manchester City dominasyonu…
Kısır döngüye giren kulüpler genelde Faz 2 ile Faz 3 arasında takılıp kalırlar. Yani kaos – umut – hayal kırıklığı – tekrar kaos.
Bu döngüden tek bir çıkış yolu vardır. O da Faz 3’ten Faz 4’e geçebilmektir.
Fenerbahçe şu an Faz 3’te yani sahte umut ve kırılma eşiğinde bulunuyor. Burada en büyük risk tekrar Faz 2’ye yani reset dönemine düşmek. Buradan tek çıkış yolu ise doğru hamle ile Faz 4’e geçmek (kimlik yaratımı).
Bu süreçte sabırsızlık = çöküş demektir. Sabır + doğru plan = başarı demektir.
Fenerbahçe’nin problemi kalite eksikliği değil. Şanssızlık değil. Ya da takım üzerine yapılmış büyü hiç değil…
Fenerbahçe’nin problemi, sistem üretmemesi
Çözüm nedir peki?
Fenerbahçe şu an başarıya çok yakın görünmesine rağmen yapı yanlış kurulduğu için başarıya hiç ulaşamayacak olan kulüp riski taşıyor.
Yani özetle Sarı-Lacivertliler, ciddi ve tehlikeli bir karar eşiğinde:
Liverpool gibi doğru sistemle patlama mı yapacaklar?
Yoksa Arsenal’in eski döngüsünde mi kalacaklar?
Bunu analitik düşünebilen karar alıcılar ve sabırlı taraftar belirleyecek.