Ahare Mot peraşası Kipur günü ibadetlerini ve gereklerini anlatması açısından önem arz eder. Peraşa aynı zamanda uygun olmayan ilişkileri de listeler. Hatta bu peraşa Kipur günü öğleden sonra minhada okunur. Burada verilen en önemli emir ‘lo tikrevu’ şeklinde karşımıza çıkar. Dilimizdeki çevirisi ‘yaklaşmayın’ olan bu emir kişinin ilişkilere bakış açısı açısından da bir fikir verir.
Evet, görünür olarak ‘lo tikrevu’ emri yasak ilişkilerden uzak durmak anlamına gelir. Bu emir sadece ilişkinin kendisi yasaklanmakla kalmaz, aynı zamanda kolayca yasak bir ilişkiye yol açabilecek belirli yakınlık biçimleri de yasaklar. Bu yasaklamalar Rabiler tarafından daha da genişletilir.
Günümüzde bazı insanlar bu önlemleri, uygunsuz ilişkilere karşı koruma sağlamak için konulan kısıtlamaları reddetme veya onlarla alay etme eğilimindedir. Bilgelerin çok katı oldukları ve insanlara neden güvenmek istemediklerini sürekli olarak dile getirdikleri bilinen bir yaklaşım şeklidir. Ancak gözden kaçan şey bu konuda herkesin istisnasız savunmasız olduğudur. Kim ne kadar bilge veya tsadik olursa olsun ‘yetser ara’ dediğimiz kötü eğilimlere karşı bağışık değildir. Bu, insanlara yönelik bir suçlama veya insan doğasının ‘karanlık’ bir algısı değildir. İnsanların nasıl olduklarına dair dürüst bir değerlendirmedir. Çünkü gemara, aşırı derecede erdemli insanların bile günaha yenik düştüğü veya neredeyse yenik düştüğü hikayeleri anlatır.
Kısacası küçük bir kâğıt mendil masum ve zararsız görünebilir, ancak tutuşursa bir felakete yol açabilir. Gerçek şu ki hepimiz istisnasız yanıcı konumundayızdır.
Bu hafta ayrıca ‘kutsal olma’ yani ‘kedoşim tiyu’ emrini de ikinci peraşa olarak okuruz. Bizler daha yüksek bir standartta yaşamak üzere Tanrı’ya Sina Dağı’nda bir söz verdik. Bu, karşı cinsten kişilerle etkileşim kurarken uygun sınırlar belirleyerek, uygunsuzluğa ‘yaklaşmamaya’ bile dikkat ederek başlar. Daha sonra kutsallık için çabalama ve kutsallık ve yücelik dolu hayatlar yaşama misyonumuzu daha güvenle yerine getirebilme imkânımız olacaktır.