Tsav peraşası, Vayikra peraşasının devamı niteliğindedir. Bu peraşa, Koenlere kurbanlarla ilgili görevlerini anlatmaya devam eder. Bu peraşada özellikle ‘Ola’, ‘Minha’, ‘Hatat’ ve ‘Aşam’ gibi çeşitli korban türlerini ve bu kurbanların nasıl sunulacağına dair detaylı talimatları okuruz.
Buradaki detayları anlamak günümüzde kolay değildir. Zira Bet Amikdaş olmadığından korban dediğimiz ibadetleri yapamamaktayız. Bu gün korbanlar yerine Oşea Peygamber’in öğretilerinden yola çıkarak ‘unşalma parim sefatenu’ ifadesi gereğince dualarımıza odaklanmaktayız. Ancak bu peraşada geçen kavramlar, özellikle ibadet, bağlılık ve sadakat konularında manevi hayatımıza ışık tutar özelliktedir.
Peraşanın hemen başında “Tsav et Aaron veet banav /Aaron ve oğullarına emret” ifadesine rastlarız. Buradaki ‘tsav’ sözcüğü sadece bir emir değil aynı zamanda güçlü bir yönlendirmedir. Rabi Şimon ‘tsav’ kelimesinin, hemen ve nesiller boyu yerine getirilmesi gereken görevler için kullanıldığını öğretir. Yani bu emir, geçici değil, kalıcı sorumlulukları işaret eder. Burada gündeme hemen bir soru alabiliriz. Günümüzde Tanrı’ya ibadet anlayışımız nasıldır?
Aaron ve oğulları, tüm kalpleriyle, hatasız bir dikkatle görevlerini yerine getirmeye odaklıdır. Onlar için bu sadece bir iş değil, kutsal bir görevdir. O zaman sorularımızın sayısını arttıralım. Biz de toplumumuzda, ailemizde ve bireysel hayatımızda böyle bir sorumluluk taşıyor muyuz? İbadetimize, birbirimize karşı davranışlarımıza, toplum hizmetimize aynı ciddiyetle yaklaşıyor muyuz?
Tsav peraşası, ‘korban tamid’ dediğimiz sürekli sunulan kurbana özel bir vurgu yapar. Her gün sabah ve akşam sunulan bu kurban, sürekliliğin, istikrarın ve sadakatin bir simgesidir.
Bu süreklilik şunu hatırlatır: Ruhaniyet bir anlık heyecandan ibaret değildir. Asıl mesele, istikrarlı bir şekilde değerlerimize bağlı kalmak, her gün küçük ama anlamlı adımlar atabilmektir. Şema'yı söylemek, tsedaka vermek, bir dostumuza yardım etmek, sinagogda bir görevi üstlenmek modern zamanın ‘korban tamid’ uygulamaları olarak zikredilebilir.
Peraşamız aynı zamanda liderlik, sorumluluk ve süreklilik gibi üç temel değeri hatırlatır. Bu değerleri sadece Koenlerin değil, hepimizin hayatında taşıması gereken ilkeler olarak görmeliyiz.
Bugün bu kutsal Şabat gününde, her birimiz Aaron gibi davranabilmeyi amaç edinebiliriz. Kutsallığı sadece sinagogda değil, evimizde, işimizde ve toplum içinde de yaşatmaya gayret edelim. Bu da bizlerin özellikle manevi anlamda çok daha güzel bir geleceği inşa etmesini sağlayacaktır.
Şabat Şalom.
Hag Kaşer Vesameah