Sessiz imparatorluk

Selin BARLAS Köşe Yazısı
25 Mart 2026 Çarşamba

İtalya mafyasından söz edildiğinde çoğu kişinin aklına önce Cosa Nostra gelir. Hollywood da yıllarca bu algıyı besledi. Ancak gerçek dünya çoğu zaman sinemadan farklıdır. Bugün Avrupa’nın en güçlü suç örgütü, hatta bazı güvenlik raporlarına göre dünyanın en zengin mafya yapısı, Sicilya’dan değil Calabria’nın dağ köylerinden çıktı: ’Ndrangheta.

Yazıya başlamadan önce kişisel bir not düşmem gerekir. Çünkü İtalya’nın güneyi benim için yalnızca bir coğrafya değil. Dedem Thomas Milano Calabrialıydı. Çocukluğumda ondan dinlediğim hikâyelerde hep aynı manzara vardı: zeytin ağaçları, denize bakan küçük köyler, taş evler ve birbirini nesiller boyunca tanıyan aileler.

Calabria’da soyadı sadece bir isim değildir; bir geçmiş, bir soy ağacı ve bazen de bir kaderdir.

Belki de bu yüzden o coğrafyadan çıkan bazı yapıları anlamak için yalnızca suç dosyalarına değil, kültüre bakmak gerekir.

Calabria’nın güneyinde, Aspromonte Dağlarının eteklerinde küçük köyler vardır. Yoksul, dış dünyaya kapalı, devlet otoritesinin tarih boyunca zayıf kaldığı yerler. İşte ’Ndrangheta bu coğrafyada doğdu.

19. yüzyılda ortaya çıkan bu yapı başlangıçta bir tür yerel koruma örgütü gibiydi. Toprakları, zeytinlikleri ve hayvan sürülerini koruyan silahlı aile grupları. Ancak zamanla bu sistem klasik mafya ekonomisine dönüştü: haraç, kaçakçılık, yerel siyasetle ilişkiler.

Ama ’Ndrangheta’yı diğer mafyalardan ayıran kritik bir özellik vardı: aile bağı.

Sicilya mafyasında ya da Napoli’deki Camorra gibi yapılarda örgüte sonradan katılmak mümkündür. ’Ndrangheta’da ise çoğu zaman mafyaya katılmazsınız; içinde doğarsınız.

Amcalar, kuzenler, kayınbiraderler… Aynı soy ağacının içindeki kapalı bir sistem.

İtalyan savcılıklarına göre örgüt yaklaşık 150–180 aile klanı üzerinden örgütlenir. Çekirdek kadrosunun 6–7 bin aktif üyesi olduğu tahmin edilir. Ancak aile bağları ve bağlantılı ağlar hesaba katıldığında etki alanı on binlerce kişiye ulaşır.

Bu nedenle devlet için en zor hedeflerden biri haline geldi. Çünkü bir mafya üyesi, polisi ele verirse yalnızca örgütü değil kendi ailesini de ele vermiş olur.

1980’lerden sonra örgüt büyük bir stratejik sıçrama yaptı: uyuşturucu ticareti.

Güney Amerika kartelleriyle kurdukları ilişkiler sayesinde Avrupa’ya giren kokainin önemli bir kısmını kontrol etmeye başladılar. Rotterdam, Antwerp ve Hamburg gibi limanlar üzerinden kurulan ağ bugün Avrupa’nın en büyük uyuşturucu dağıtım hatlarından biri.

Araştırmalar Avrupa’daki kokain ticaretinin yüzde 60 ila 80’inin bu ağın etkisi altında olduğunu gösteriyor. Örgütün yıllık gelirinin ise 50 milyar Euro’yu aştığı tahmin ediliyor. Bu, küçük bir Avrupa ülkesinin ekonomik büyüklüğüne yakın bir rakam.

Ancak bu dev ekonomi yalnızca yeraltında dolaşmıyor.

Restoranlar, oteller, lojistik şirketleri, inşaat projeleri, gayrimenkul yatırımları…

Kara para zamanla modern ekonominin içine karışıyor.

İtalya’da bu karanlık ekonomiyi çözmeye çalışan en önemli isimlerden biri ise Calabria doğumlu bir savcı: Nicola Gratteri.

Gratteri hayatını ’Ndrangheta ile mücadeleye adamış bir hukukçu. Yıllardır 24 saat polis koruması altında yaşıyor. Zırhlı araçlarla dolaşıyor, çünkü mafya tarafından defalarca ölümle tehdit edildi.

Ona göre modern mafya artık silahlardan çok finans sistemiyle büyüyor.

Gratteri’nin yürüttüğü soruşturmalar sonucunda açılan dev davalarda yüzlerce sanık yargılandı. Bu davalar yalnızca mafya üyelerini değil, iş insanlarını, siyasetçileri ve finans ağlarını da ortaya çıkardı.

Savcıların sık sık söylediği bir cümle var: “Biz aslında buzdağının sadece küçük bir kısmını görüyoruz.”

Ve bazen Calabria’yı düşündüğümde dedemin anlattığı o küçük köyler gözümün önüne geliyor. Zeytin ağaçlarının arasına saklanmış taş evler, dar sokaklar ve birbirini nesiller boyunca tanıyan insanlar.

Calabria’nın kültürü güçlü aile bağları üzerine kuruludur. Aynı bağlar bazen dayanışmayı, bazen de sessizliği büyütür.

Belki de bu yüzden, Calabria’nın küçük köylerinde doğan bu kapalı aile sistemi zaman içinde yalnızca yerel bir güç olmaktan çıkıp, modern küresel ekonominin en gizli ve en güçlü yeraltı ağlarından birine dönüştü.

Dedemin anlattığı o uzak köyler bugün hâlâ aynı dağların eteklerinde duruyor.

Ama dünyanın dört bir yanında dolaşan milyarlarca Euroluk gölge ekonomi, hâlâ bir şekilde o köylerin soy ağaçlarına bağlanıyor.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün