İlkokul dördüncü sınıftayken okutulan ‘Tabiat Bilgisi’ doğayı, canlıları, insan vücudunu vs. anlatan bir dersti. Sonraları adı Hayat Bilgisi’ne dönüştü. Şimdilerde belki Fen Bilimleri olmuştur.
İnsan vücudu hiç ilgimi çekmedi. Canlılardan hayvanlar, doğada ise gökyüzü tercih ettiğim konulardı.
Bir öğrenci için seçenek verildiği ölçüde sınıfta oturacağı en güvenli yer ‘orta’ sıralardı. Zira öğretmenin dikkati genelde en öndeki ‘çalışkan’larla en arkadaki ‘yaramaz’lara yoğunlaşırdı. Ortada oturanlar fazla göze çarpmazdı. Böylece var olan hayal gücüm orta sıralarda hayli gelişti.
Konu gökyüzü, galaksiler, yıldızlar, özellikle de saplı ters tencere görünümündeki ‘Büyük Ayı’ olunca pür dikkat kesilirdim. Bilimsel adıyla ‘Polaris’, halk arasında Kutup Yıldızı, Kuzey Yıldızı veya Demirkazık olarak bilinen ‘Küçük Ayı’nın bu en parlak yıldızı sayesinde bambaşka alemlere dalardım.
Ne güzelmiş çocukluk…
↔↔↔
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Gölcük olan Marmara depremi sırasında Büyükada’- daydım. Şaşkınlık ve endişe arasında bocalayarak kendimizi sokakta bulduk. İnsanlar kümeler halinde toplanmış, alçak sesle konuşuyordu. Panik insanlarda tuhaf dışavurumlar yaşatıyor. Alçak sesle konuşursak yer kabuğu daha az sallanır psikozundaydık belki de. Elektrikler kesik, Ada’nın tümü karanlıktaydı.
Sessizliğin içinde gökyüzüne baktım. Binlerce yıldız vardı. Sonsuz bir âlemde irili ufaklı parlayan noktalar gibiydi. O an ne Büyük Ayı ne de Küçük Ayı aklıma geldi. Kuzey Yıldızı’nı da bulamadım; hepsi parlaktı.
Deprem sarstı ama kısa süre de olsa yıldızlar bir dinginlik yaydı. Yine de dördüncü sınıfta, orta sıralarda hayalini kurduğum yıldızlar gibi naif değildiler.
↔↔↔
Geçmiş dönemlerde erkek çocuklarının en sevdiği oyuncaklar arasında tabanca, tank, tüfek gibileri vardı.
Askerliğe özenme miydi, hatırlamıyorum. Ancak bir koltuktan diğerine atlayıp garip sesler çıkararak evi savaş alanına döndürürlerdi. Kan ter içinde kalınca anneler bir çabuk atletlerini değiştirirdi.
Aradan yıllar geçti, psikologlar farklı bir bakış açısı getirdi. Çocukların oyuncak silah kullanmalarının genelde şiddet ve öfke ile ilişkilendirildiği, bunun da olumsuz etkileri olduğunu anlattılar. Yasaklamak yerine başka tür oyunlara yönlendirmek daha yararlıydı. Psikologlar çok iyi niyetliydi…
↔↔↔
Günümüzde diplomasi savaşlara 1-0 yenik düştü. Taraflar arasında gerginlik bir haftayı geçtiğinde, sonuca ulaşılamadığı gibi, dünya coğrafyası da alt üst oluyor.
Roket; balistik füze, nükleer, kimyasal, biyolojik başlık taşıyan güdümlü veya güdümsüzler, kamikaze İHA’lar, RA-01 insansız hava araçları, PrSM’ler… Hâlâ devam eden Amerika-İran Savaşı sırasında kullanılmakta olan silah türlerinin bazıları.
Bunların hiçbirinin genel kültürümüze yararı yok. Katkısı olmadığı gibi, her biri adeta bir matruşka. Her an içlerinden yeni bir silah çıkıyor.
Rus kültürüne özgü iç içe geçmiş geleneksel Rus kıyafeti giyen Matruşka bebekler mecazi anlamda ‘iç içe geçmiş sorunlar’ olarak da tanımlanıyor. Kara mizah gibi gelse de, günümüzde Çin, Rus tarzı matruşkaların en büyük üreticilerinden biri!
Sağlıkla kalın.