Bin Bir Gece Masalları… Ve Kadınlar Günü

Sami AJİ Köşe Yazısı
4 Mart 2026 Çarşamba

Günlerdir bütün dünya medyasında İran ile ilgili haberlerden geçilmiyor.

Neredeyse 24 saat kesintisiz öyle yorumlar yapılıyor ki artık hepsini masal gibi ya okuyoruz ya da dinliyoruz. Veyahut kurgu film seyreder gibi seyrediyoruz.

Bildiğiniz gibi ‘Bin Bir Gece Masalları’ İran kökenlidir.   

Nitekim Bin Bir Gece Masallarında birkaç şahsiyet bir arada yer alır. Masal anlatılırken birdenbire ortaya başka bir kişi çıkar veya masalın ana konusu başka bir yere kayar. Özetle, çok karmaşık bir durum alır. Ancak sonuç daima müspettir: Adalet ve insanlık duygusu kazanır.

Burada bir parantez açayım. Masalların kahramanları çoğunlukla kadınlardır. Sorunları parlak fikirlerle onlar çözer. Yeri gelmişken konuyu biraz daha derinleştireyim: Önümüzdeki pazar günü 8 Mart ‘Dünya Kadınlar Günü’dür. Eh kadınlardan bahsetmek ister istemez farz oluyor… (Gördüğünüz gibi ben de daldan dala atladım.)

Şehrazat Hanım Bin Bir Gece Masallarının yaratıcısı olarak bilinir. Nasıl mı?

Efendim, yıllar ve yıllar önce (2660 yıl önce olabilir) Perslerin başında Şehriyar adında bir kral varmış. Bir gün Şah, karısının kendisini aldattığını öğrenmiş ve resmen deliye dönmüş. İntikamını bütün kadınlardan almaya karar vermiş. Şöyle ki, her gün bir kadınla evlenecek, onunla gerdeğe girecek, ancak ertesi sabah o kadın idam edilecektir.

Bütün Pers halkı dehşet içindedir…

Gelin görün ki, Şah’ın vezirinin çok güzel bir kızı varmış. Adı ‘Şehrazat’. Güzel olduğu kadar bilgili ve zekiymiş. Şah’ı bu kararından vazgeçirmek ve kadınları kurtarmak için bir plan yapmış. Ailesinin tüm muhalefetine rağmen, Şah ile evlenmeye karar vermiş.

İlk gece Şah’a masal anlatmaya başlamış. Ama masalı bitirmez, “Gerisini yarın anlatırım” demiş. Masal o kadar heyecan vericiymiş ki Şah teklifi kabul etmiş (televizyon dizilerini hatırlayın)… Bir masal bitmiş ama bir diğerine hemen başlamış… Sonunu ertesi geceye bırakmış. Bu suretle günler geçmiş. Şah, Şehrazat’a âşık olmuş ve meşum kararını iptal etmiş.

Pers İmparatorluğunun halkı böylece rahatlamış.

Konumuza dönelim…

Gördüğünüz gibi Şehrazat, sadece masalın kahramanı değil, aynı zamanda zekâ, cesaret ve stratejik düşüncenin sembolüdür. Onun hikâye anlatma yetisi, baskıcı bir otoriteye karşı akıl yoluyla direnişi temsil eder. Bugünün dünyasında birçok kadın lider de benzer bir güç sergiler.

Şehrazat’ın stratejik zekâsı, modern liderlerin uzun vadeli planlama ve kriz yönetiminde kullandıkları yöntemlerle paralellik gösterir. Her geceyi dikkatle planlayarak kralın tepkilerini öngörmesi, modern liderlerin karmaşık ve rekabetçi ortamda akıllıca hamle yapmasına benzer.

Şehrazat aynı zamanda cesaret ve risk alma anlamında da ilham vericidir. Hayatını tehlikeye atarak kralı dönüştürmesi, günümüz lider kadınların toplumsal normlara veya cinsiyet önyargılarına karşı attığı cesur adımların bir teşbihidir. Sosyal girişimciler, siyasiler veya toplumsal etkinliğe sahip kişiler, onun gibi risk alarak değişim yaratır.

Bir diğer önemli yönü ise bilgelik ve eğitici rolüdür. Şehrazat’ın hikâyeleri kralı eğitmekle kalmaz; ona merak ve duygusallık kazandırır. Benzer şekilde modern lider kadınlar da ekiplerine ve topluma ilham verir, etik değerleri aktarır ve toplumsal farkındalık yaratır.

Son olarak, Şehrazat’ın sabırlı ve sürekli çabası, günümüz liderlerinin uzun vadeli etki yaratma stratejisiyle örtüşür. Anlık zaferler yerine planlı ve sabırlı hamlelerle kalıcı değişim sağlamak, onun ve modern liderlerin ortak özelliğidir. Ayrıca, kendi sesini kullanması, lider kadınların deneyimlerini paylaşarak görünürlük ve etki yaratmasıyla paraleldir.

Özetle, Şehrazat yalnızca bir masal kahramanı değil; modern kadın liderliğinin metaforik temsilcisidir. Onun zekâsı, cesareti, bilgelik ve sabrı, günümüz lider kadınların strateji, direnç ve kalıcı etki yaratma becerilerini simgeler. Şehrazat’tan alınacak ders açıktır: Gerçek liderlik, pozisyon veya güçten çok, akıl, cesaret ve bilgelikle şekillenir.

Dünya Kadınlar Gününüzü şimdiden kutlarım…

---

Not: Birkaç masal hatırlatayım; ‘Ali Baba ve Kırk Haramiler’, ‘Alâeddin’in Sihirli Lambası’, ‘Denizci Sinbat’, ‘Üç Dilek’.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün