Mişpatim peraşası, çoğunlukla insanlar arası ilişkileri içeren uzun bir yasa dizisi sunar. Burada, bir öksüz ya da dul hakkında saygısızca konuşmanın yasaklanması, sebep olunan zararlara karşı tazminat sorumluluğu, başkasının emanet ettiği mal varlıklarına zarar verme sorumluluğu gibi konulara rastlarız. Bu peraşa, “Veelle amişpatim aşer tasim lifneem /Ve işte bunlar, senin onların önüne koyacağın yasalar” sözleriyle başlar. Raşi, bu pasuğun alışılmadık bir şekilde ‘vav’ harfi ile başladığını belirtir. Okulda dilbilgisi dersinde hepimize, yeni bir bölümün ‘ve’ bağlacıyla başlamaması gerektiği öğretilmiştir.
Raşi, bu harfin çok önemli olduğunu, çünkü Mişpatim’in yasalarının, önceki Yitro’daki yasalarla, özellikle de On Emir’le bağlandığını açıklar. Tora, bu iki peraşanın ‘vav’ harfiyle bağlandığını söyler. Raşi’ye göre On Emir metninin Sina Dağı’nda verildiği gibi, bu yasalar da Sina Dağı’nda bildirilmiştir.
Günümüzde dahi bir Yahudi’ye ‘dindar’ olmanın ne olduğunu sorsak öncelikle Şabat, Kaşerut, bayramlar, aile saflığı, günlük üç ibadet ve Tora öğrenimi gibi konuları karşımıza getirecektir. Buna alahik olarak daha mütevazı bir hayat tarzı benimsemek ve uygun giyinmek de eklenebilir. Elbette ki bunlar dindar bir Yahudi’nin yaşam tarzının en önemli bileşenleridir ve bunlardan feragat etmek mümkün değildir.
Ancak bunların yanı sıra, dindar bir yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası olan başka birçok şey vardır. Nazik ve dürüst olmak, çok çalışmak, özellikle eşine, çocuklarına ve diğer aile üyelerine saygılı bir şekilde konuşmak, tsedaka vermek, çalışanlarına düzgün davranmak, ihtiyaç içindeki insanlara yardım eli uzatmak gibi... Bunlar, Şabat, kaşer yemek ve minyanla dua etmek kadar önemli dini yükümlülüklerdir.
Bir zamanlar Rav Şimon Schwab’a birisi yaklaşır ve dindar Yahudilerin nasıl işlerini dürüst olmayan şekilde yürüttüklerini ve vergi kaçırdıklarını açıklamasını ister. Rav Şimon Schwab “Yom Kipur’da yiyen dindar bir Yahudi'yi nasıl açıklayabilirsem bu tezi de aynı şekilde açıklayabilirim” ifadesiyle cevap verir. Tabi ki adam bu açıklamayı anlamaz. Adam “Yom Kipur’da yemek yiyen biri dindar değildir” şeklinde karşılık verir. Rav Schwab “Benzer şekilde vergi kaçıran ve yalan söyleyen biri de dindar değildir” diyerek tartışmaya son noktayı koyar.
Rav Yitshak Hutner ise, bu durumu Raşi’nin Mişpatim peraşasının başındaki ‘vav’ harfi ile ilgili yorumunun anlamı olarak açıklar. Tora, bizlere Mişpatim peraşasındaki yasaların, insanlarla doğru ilişkiler kurma kurallarının, Tanrı’ya karşı yükümlülüklerimiz kadar önemli olduğunu vurgulamak ister. Mişpatim peraşasının yasaları, bütün Tora ile birlikte Sina Dağı’nda verilmiştir. İnsanlarla nazik, dürüst ve saygılı bir şekilde davranmak, Şabat ve kaşer yemek gibi yükümlülüklerden daha az önemli değildir.
Musar hareketinin kurucusu Rav Yisrael Salanter’in vefat tarihi 25 Şevat olarak bilinir. İlginç bir şekilde, bu gün, Mişpatim peraşasının okunduğu civarda yer almaktadır. Rav Salanter, insanlarla ilişkilerimizin, Tora hayatının ayrılmaz bir parçası olarak çok güçlü bir şekilde vurgulanmasını istemiştir.
Bir zamanlar öğrencileri Rabi’ye, Pesah için matsa yapmak amacıyla fabrikaya gitmeden önce, hangi konulara dikkat etmeleri gerektiğini sorar. Rabi her şeyden önce fabrikada çalışan dul bir kadına nazik ve saygılı bir şekilde konuşmayı akıllarında tutmalarının gereğini hatırlatır. Bu, hatırlamaları gereken en önemli şeylerden biridir. Pesah için matsa hazırlarken dikkat edilmesi gereken birçok zorunluluk vardır. Bunlar bazen Tora emri, bazen de daha farklı gelenekler seviyesinde olabilirler. Ancak dul, yetim ve düşkünlere saygılı ve nazik bir şekilde konuşmak, kesin bir Tora yükümlülüğüdür. Bu da peraşanın hemen başındaki ‘vav’ harfinin verdiği mesajdır. İnsanların birbirlerine nasıl davrandıkları Tora’nın bir parçasıdır ve hepimiz için çok önemlidir.