Transfer sezonunu bitirirken

İgal MEVORAH Köşe Yazısı
11 Şubat 2026 Çarşamba

Sevgili okurlar, herkese iyi bir hafta ortası diliyorum. Bildiğinizgibi Türkiye’de futbol transfer sezonu geçtiğimiz hafta cuma günü saat gece 12’de kapandı. Bu dönemde gelenler gidenler, transfer hikayeleri yeniden yazıldı. Peki bu transfer sezonundanen karlı kim çıktı? En kötü veya en iyi transfer sezonunu kim geçirdi? Biraz oralara mercek tutmak isterim. 

Tabii son söylenecek sözü en baştan söylemekte fayda görüyorum; bu transfer sezonunun en flaş transferi Ngolo Kante’dir, fakat aynı zamanda en başarsızı transfer sezonu geçiren de yine Fenerbahçe’dir. Hem en flaş transfere imza atıp hem de bu dönemden yara alarak çıkmayı başarabilen tek kulüp de sanıyorum ancak ve ancak Fenerbahçe olabilirdi. 

O halde, haydi başlayalım…

Önce lig lideri Galatasaray ile başlamak istiyorum. Bana kalırsa dört büyükler arasında hem kadrosunu hem de rotasyonunu en çok zenginleştiren Galatasaray oldu bu dönemde. Zira hem orta sahayı Nhaga hamlesiyle hem de kanatları Noa Lang ve Asprilla hamleleriyle güçlendirdi Galatasaray. Rotasyonu en dar takım olarak eleşitirilirken birdenbire rotasyonu neredeyse en geniş takım oldu Galatasaray. En son gün de eski oyuncusu Sasha Boey hamlesiyle beraber bek rotasyonunu sağlamlaştıran Galatasaray, Singo’nun sahalara döndüğü senaryoda stoperine de +1 kişi yazarak aslında eksik noktaları tam tamamlayan tek takım oldu diyebiliriz. Belki tek eksik nokta bir tane 10 numara transferi olabilirdi fakat orayı Gabriel Sara’nın idare edebildiğini düşünüyorum. Bir başka soru işareti ise Singo’nun sahalara bir türlü dönememesi… Bu senaryoda stoper tandem Abdülkerim-Davinson Sanchez oluyor ve ilk aksilikte Lemina stopere devşiriliyor. Fakat ben daha bugüne kadar pek bir aksilik yaşandığını görmedim bu tandemde, dolayısıyla Galatasaray’ın transfer sezonunu iyi geçirdiğini söyleyebiliriz. Lige etkisi nasıl olur tabii ki bilinmemekle beraber, Noa Lang’ın Rizespor performansını çok beğendiğimi ve Asprilla’nın en azından kupa maçlarında rotasyona girebileceğini söyleyebilirim.

Gelelim en büyük transferi yapıp en çok zararla çıkan takıma; Fenerbahçe. Bilindiği gibi Fenerbahçe, Ngolo Kante transferini bitirerek dünyaca en büyük orta sahalardan birine imza attırdı. Karşılığında forveti En Nesyri’yi Al İttihad takımına gönderen Fenerbahçe bunun üstüne John Duran’ı da Zenit’e gönderince forvetsiz kaldı. Orta sahaya zaten Matteo Guendouzi’yi katan Fenerbahçe yine orta sahaya bir ekleme daha yaptı fakat bu sefer forvet hattını boş bıraktı. Sıdıkı Cheriff eklemesi ile en azından elinde orjinal tek bir santrfor olmuş olsa da, Fenerbahçe bana kalırsa futbolda tek oyuncuyla kaınmaması gereken pozisyonda tek kaldı. Kalan tek forvet de (Sıdıkı Cheriff) kendini henüz kanıtlamamış genç bir forvet. Yani risk büyük. Orta sahada çok kalabalık olmaktansa belki Edson Alvarez’den çıkılıp yerine yerli de olsa bir forvet alınabilirdi. Zira bu ligin formülü atan ve tutandan geçmekte. Unutulmamalı ki geçen seneki şampiyonlukta Osimhen ve Muslera büyük rol oynamıştı. Dolayısıyla Kante gibi büyük bir ismi alıp tek forvetle lige devam etmeyi büyük bir tecrübe eksikliği olarak yorumluyorum. 

Beşiktaş ise en fazla transfer yapan kulüplerin başında geliyor. Stoper, kale, sağ bek ve forvete yaptığı takviyelerle kadrosunu güçlendiren Beşiktaş’ta bence asıl handikap bu oyunculara verilen büyük paralar. Örneğin Beşiktaş’ın almak için bir ay peşinden koştuğu Agbadu, Wolheramtpon’dan 18 milyon Euro karşılığı alındı. Düşünmüyor değilim acaba değdi mi, değmedi mi diye. 18 milyona Premier Lig sonuncusu olan takım yerine daha iyi bir kulüpten daha iyi bir stoper alınamaz mıydı? Belki de Beşiktaş’ın aldığı oyuncular çok iyi çıkacaktır fakat tabiri caizse şu an her biri ‘sürpriz at’. Fakat öte yandan Beşiktaş’ın şu an sürpriz ata oynama kredisi var zira şampiyonluk ihtimali artık nerdeyse sıfır. Dolayısıyla asıl büyük transferleri yaz dönemine bırakmış olacaklar ki, çok da yıldız oyuncuya gitmediler bu kış döneminde. Yaz döneminde Orkun Kökçü merkezine bir iki yıldız ekleme ile iddalı rakip haline gelmeye çalışacaklar. 

Trabzon ise bana kalırsa zayıf bir transfer dönemi geçirdi. Danilo Sikan’ı kaybeden Trabzon Olain’i yüksek meblalara satma fırsatını bence tepti. Yazın bu kadar yüksek meblağ teklifler gelir mi, gerçekten emin olamıyorum. 

Kısadan hisse, aslında ligde çok şey değişmese de günün sonunda Fenerbahçe forvetsiz de olsa kadrosunu daha da kaliteleştirdi, Galatasaray ise rotasyonunu güçlendirdi. Bu da demek oluyor ki, yine iki takımlı lige doğru gidiyoruz. Bu cumartesi Fenerbahçe eğer Trabzon deplasmanından üç puan ile ayrılırsa yukardaki ihtimal daha şimdiden gerçekleşecek. Farklı sonuçlarda ise üç takımla devam ederiz fakat Galatasaray ipi yüzde 99 göğüsler. 

Etiketler:

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün