Şafak üç… Şafak iki… Şafak bir…

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
5 Temmuz 2023 Çarşamba

Şafak üç… Şafak iki… Şafak bir…

Hitler rejimi döneminde Yahudi kökeninden ötürü akademik unvanı elinden alınan ünlü mimar Clemence Holzmeister ülkesini terk ederek davet aldığı İstanbul’a geldi. Türkiye’nin yeni şekillenen şehir planlaması için Atatürk’ün de onayıyla olabildiğince sade, yeni bir mimari anlayış geliştirdi. Bu süreçte Holzmeister Ankara’da Kızılay Meydanının kenarına halkın dinleneceği bir park ve anıt yapılmasını önerdi. Böylece Güvenpark ve anıtının yapımı gerçekleşti. Üzerinde bronz figürlerin bulunduğu Güven Anıtı’nın kaidesinde Atatürk’ün, “Türk, öğün, çalış, güven” vecizesi yazıldı. Tarih: 1935.

↔↔↔

Dilin değişmesiyle özdeyişteki, ‘öğün’ sözcüğü kimi zaman, ‘övün’ olarak kullanılmaya başlandı ve anlam karmaşası yarattı. ‘Övün’, iftihar etmekle eş anlamlıdır. Oysa eski Türkçede ‘öğ’ akıl, ‘öğmek’ ise aklı kullanmak, kendini eğitmek anlamına gelmektedir. Bu nedenle Atatürk’ün, “Türk, öğün, çalış, güven” sözü günümüzde, Türk, planla, çalış, uygula, başaracağına güven şeklinde tanımlanmaktadır.

↔↔↔

Vecize özünde aynı kaldıysa da uygulama bazen farklılık göstermeye başladı. Yıl; 2023. Geçtiğimiz dokuz günlük Kurban Bayramı tatili öncesinde insanlar ne yapacakları konusunda iyice düşündü, plan yapıp çalıştılar. Şehir içi ücretsiz ulaşıma güvendiler, kimi Prens Adaları’ndan Büyükada ve Kınalı’ya akın etti. Kimi memlekete gidip imece usulü kurban kesmeyi yeğledi. Bir kesim için de Kurban Bayramı daha ziyade Yunan Adalarında kutlandı.

Büyükada ve Kınalıada sakinleri içinse hem fiziksel hem zihinsel anlamda gerçek bir tatil oldu. Dokuz günlük alışveriş ihtiyacını önceden tedarik ettik. Böylelikle Yandeks’le yönünü bulmaya çalışan turistlerle, sabahın erken saatlerinde gelip gecelere akan günübirlikçileri rahatsız etmemek için evlerimizden çıkmadık. Onlar dolaştı, yedi, içti, bir buçuk litrelik boş su şişelerini hatıra olarak bıraktı. Biz de balkonlarda ayaklarımızı uzatıp dinlendik. Beş öğün sağlıklı beslenme programını da eksiksiz tamamladık. Bayram süresince eve gazete girmedi. Dolayısıyla görüntü kirliliğine maruz kalmadık. Vaktiyle anneannemin yaptığı gibi, günün haberlerini akşam yedide ‘ajans’tan dinledik. Hoş bir nostalji oldu. Bayram ziyareti, küçüklere bayramlık verme geleneği yerini cep telefonundan bayramlaşmaya bıraktı. “Ay neredesiniz? Görüşemedik bir türlü” sohbetleri bolca yapıldı.

↔↔↔

Terhis olurcasına, şafak üç, şafak iki, şafak bir derken dokuz günlük bayram tatili sona erdi. Onca zaman dinlenmekten sıkılan yerel belediyeler pazartesi sabahı hızla işe koyuldu. Çöp konteynırlarını boşaltan kamyonlar vızır vızır gidip geliyor. Şehir insanı yeniden çalışmaya alışacak. Ekonomi için sıkıntı almaya gerek kalmadı. Benzinin fiyatı artınca ötesi peşi sıra gelecek nasılsa.

“Türk, öğün, çalış, güven.”

Sağlıkla kalın.

Not: Avusturyalı mimar C. Holzmeister Türkiye’de daha çok Ankara’da yaptığı kamu binaları ile tanınır. Çankaya Köşkü ve TBMM binası en önemli projelerindendir. Bir dönem İTÜ Mimarlık Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ülkesine geri dönmesi için çağrı alan profesör, Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde rektör oldu.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün