Okul ücretlerinin dayanılmaz hafifliği

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
22 Haziran 2022 Çarşamba

Kayınvalidemden kulağıma küpe olan, ‘Çocuğun varsa büyük lokma yut, büyük laf konuşma’ cümlesidir.

Gerçi istemeden de olsa, tenkit ettiğim birçok olay zaman içinde başıma gelmiştir.

Her fırsatta cep telefonundan torun resimleri gösterip, her birinin ayın kaçında, nerede çekildiğini anlatan sohbetler, ‘Bak, bak lokum bu, can parçası…’ gibi tamlamaların ardı arkası kesilmez. ‘Tıpkı babasının çocukluğu’ benzetmeleri ise en tehlikelisidir. Zira anlatı günümüzden bir asır geriye kadar gider ve söze bir türlü nokta konmaz.

Sıram geldiğinde bir benzerini yapmadım mı? Yaptım. Yine de çok yakınlarımdan öteye gitmemeye dikkat ettim.

**

 Sağlık ve eğitim insan hayatının en önemli iki unsuru. Gerektiğinde her iki konu için danışmaktan, çare üretmekten asla çekinmem. Hastalık sürecinde ikinci bir görüş almanın çok doğal olduğunu varsayarım. Kibarlık olsun diye, ‘doktora ayıp olur başkasına gidersem’ düşüncesi sadece doğulu zihniyetin getirdiği bir alışkanlıktır. İki ay sonrasına randevu veren bir uzmana gitmem gerektiğinde, tanıdıklar aracılığı ile ertesi güne acil bir randevu almaktan rahatsız olmam. Öte yanda edindiğim deneyimler sonrası yakın ailem dışında birilerine, ‘acil randevu’ için aracı olmaktan da sakınırım. Bir kapıyı zorladığınızda yardım etmek istediğiniz kişiler fikir değiştirip randevuyu iptal etme zahmetine bile girmediğinde düştüğünüz durum gerçekten üzücü oluyor.

İlkokul öncesi yuva eğitiminin çok önemli olduğuna inanırım. İnanamadığım nokta, okul aidatlarının dayanılmaz hafifliği…

Yuvaların yılsonu etkinlikleri çok keyiflidir. Hazırlık sürecinde emek veren eğitimciler, rol alan minikler ve onları gururla izleyen ebeveynler adeta bir bütün oluştururlar.

Yuva mezuniyet törenlerine gelince…

Genelleme yapmıyorum. Sadece çok yakınlarımdan gelen izlenimleri aktarıyorum. Kimileri okul dışı mekanlarda gerçekleşen mezuniyetler abartının zirvesinde yaşanıyor. Haliyle beklenti her yıl giderek artıyor. ‘Trend’ bu olsa bile, doğallığını yitiren bu kutlamaların çocuk gelişimine katkıda bulunduğunu zannetmiyorum. Sıra torunumun mezuniyet törenine geldiğinde ne olacak? Tabii ki koşa koşa gidecek ve çokça alkışlayacağım.

Böyle de ikili yaşıyoruz bazen…

**

Şalom’un arşiv bölümü toplumumuzun en kapsamlı kütüphanesine sahiptir. En önemlisi ise dışa açılan ilk penceremiz oluşudur. Yerli/yabancı birçok araştırmacı, doktora tezleri hazırlayan üniversite öğrencileri ve daha birçokları gazetenin bu hizmetinden yararlandı. Kimileriyle tanışlığımız devam etti, kimileri de tezlerinin bir nüshasını bize iletti.

Gazetenin ilk arşiv sorumlusu Süzet (Suzan) Valid’di. Öncesinde AB İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesindeki kütüphanede çalıştığı için hayli deneyimliydi.

Sakin ve mütevazı yapısı ile arşivi belli bir düzeye getirdi.

Süzet tanıdığım nadir zeki insanlardan biriydi. En çok rahatsız olduğu, sesini yükselterek konuşan şahıslardı. Araştırmacı ruhu ile çoğunluğun henüz ilgi alanına girmeyen çevrecilik, iklim, atıkları ayrıştırmak ve doğal besinler gibi birçok konuyu irdelemişti.

Ne yazık ki geçtiğimiz hafta Süzet Valid’i çok zamansız yitirdik. Gerçek bir iyi niyet elçisiydi Süzet… Onu sevgiyle hatırlayacağız.

**

Sağlıkla kalın.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR