Matsa´da koku var mıydı?

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
20 Nisan 2022 Çarşamba

“Beyin bir donanımdır, herkeste vardır.

Akıl bir yazılımdır, herkeste yoktur.”

‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla’ misali az önce yazdığım aforizma benzeri cümlelere sosyal medya sayfalarında rastladım. Sadece günümüzde değil, tüm zamanlar için geçerli olduğundan paylaşmak istedim.

↔↔↔

Halkların birbiriyle anlaşma zemini biraz olsun siyasetçilere sirayet etseydi çok farklı bir dünya olurdu. Tıpkı dinlerin birleştirici unsur olabileceği gibi yine aynı zihniyetin kaosa dönüştürdüğü gibi…

İnsanların arzuladığı ise biraz huzur, biraz da ortak güzellikleri paylaşabilmek. Bu bağlamda, İzel Rozental’in Pesah, Paskalya ve Ramazan’ı betimlediği karikatür çok ama çok ses getirdi. Kırmızı kurdeleyle bağladığı yumurta Paskalya’yı, içine yerleştirdiği matsa desenli pide de Ramazan’la Pesah’ı simgeledi. Çizginin kelimelerden daha güçlü, akılda kalıcı olduğunun en güzel göstergesiydi bu örnek. İzel’in, ‘Üç Bayram/Üç Din’ karikatürü sosyal medyada hızla yayıldı. En çok hoşuma giden ise söz konusu karikatürün hem Müslüman arkadaşlardan, hem de Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki dostlardan Pesah tebriği olarak gönderilmesiydi.

↔↔↔

Mizaca bağlı olarak, mutluluk ve mutsuzluk eşit derecede hızlı gelişir. Şikâyet etmek ise bulaşıcıdır. Rahmetli Yazı İşleri Sorumlumuz Salamon Bicerano’nun söylediği üzere, kritik hem yapıcıdır hem de yıkıcı.

Matsalar bu yıl da her zamanki gibi aynı yerden ithal edildi. Bayram sofrası için mutfak hazırlığına girişen kimilerinin “Matsada kötü bir koku var” ile başlayan şikâyetleri günün konusu oldu. “Sizde de koku var mı?”nın ardından, “Benimki de kokuyor, benimki kokmuyor. Sen matsayı nereden aldın? Falan markettekiler iyi, filan yerdekiler fecii. Unda koku yok, ama matsada var.” (Bildiğim kadarıyla matsa unu matsadan yapılır) gibi adet üzere zincirleme serzenişler… Kimileri ise, matsa paketinde bir farklılık hissettiğinde, selofanı açıp, bir süre havalandırdı. Ne koku kaldı, ne başka bir araz.

Yapıcı kritik, ardından doğruyu getirir. Yıkıcı kritik ise sadece huzursuzluk yaratır.

Alım gücü düşünüldüğünde, matsa bu sene her zamankinden pahalıydı. Satın alanların alışageldikleri tadı bulmak istemeleri çok doğal. Ancak, bir an olsun düşünmek ve şükredebilmek de bir seçenek. Bağlantısı var mı bilemiyorum, ama büyük oranda buğdayın/unun ithal edildiği Ukrayna’dan ürün alınamaması da akıllara gelen bir konu. Sağlığımız için her gün şükrediyoruz. Şahsen bu sene de Seder sofrasına matsa koyabildiğim için şükrettim. Farklı evlerde bu yılın ürünü olan matsadan yedim. Bir yan etki de görmedim.

Çocuklar bu sene de, matsa yerken, halıya bol miktarda kırıntı döküldü. Latife olsun diye, “Çocukların kırıntısından bir tavuk doyar” denir.

Dilerim, her yıl Seder masasında çocuk sesleri olur ve yerden bol miktar matsa kırıntısı toplarım.

Sağlıkla kalın.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR