Kadın bekâr, erkek evli

Tilda LEVİ Köşe Yazısı
24 Kasım 2021 Çarşamba

İklim değişikliğinden mi, başka nedenlerden mi kaynaklanıyor bilemedim. Mimozalar tomurcuklanmaya başladı, kokinalar ise çoktandır kaldırımda çiçek satan seyyarların önünde öbek öbek duruyor.

Bu sene Hanuka Noel’den bir adım önde. Biri kasımın, diğeri aralığın son haftasında kutlanacak. Çocuklara bayram sevinci, soluduğumuz puslu havaya bir ışık getirecek. Bu vesile ile gelenek ve görenekler nesiller arasındaki farka rağmen aile içindeki bağları sürdürebiliyor.

↔↔↔

Parklarda Yılbaşı Milli Piyango biletleri satmaya başlayan, ‘Noel Anneleri’ne rastlıyorum. Bu yılki büyük ikramiye 120 milyon lira. Doğrusu her sene büyük ikramiyenin tek bir kişiye çıkmaması için dilekte bulunurum. Mutluluk şaşırtmamalı, paylaşılmalı görüşündeyim. Kazanma şansını arttırmak için yılbaşı biletlerini hep farklı semtlerden satın alırım. Bu yıl da aynı alışkanlığı sürdüreceğim. 

Geçenlerde kadın girişimcilerin işe alınmada yaşadıkları zorlukları anlatan bir yazı okudum. İTÜ’de genetik araştırmalarını sürdüren Prof. Dr. Aslı Tolun’la SEV’in bir yayını olan ‘Connect’ dergisi için yapılan söyleşiydi. Bilmediğim satırbaşları değildi gerçi ama bir kez daha ama içim burkuldu. Örneğin iş başvurusunda kadın adayın kaç çocuğu olduğu sorulurken, erkek için söz konusu olmaz. Kadının bekâr, erkeğin ise evli olması tercih edilir. Erkek akademisyen birkaç yıl ders vermezse kimse itiraz etmez de, bir kadın rahatsızlığı dolayısıyla bir-iki derse girmezse sert tepkilerle karşılaşır. Daha trajikomik bir değerlendirme de erkek isimli olanlar, kadın isimlilerden daha şanslı…

Prof. Aslı Tolun kadının bilim dünyasındaki yerini güçlendirmek ve yüreklendirmek için daha yakından tanıdığımız Prof. Dr. Beki Mori Kan ile Ulusal Genç Bilim Kadınlarına Destek programını geliştirmiş. Sonrasında ise birçok Avrupa ülkesi söz konusu programı örnek almış.

Aynı türden bir benzetme olmasa da empati kurarak Yılbaşı Milli Piyango biletlerini koca göbekli Noel Baba kıyafeti giyenlerin yerine ince belli ‘Noel Anneler’den alacağım.

↔↔↔

Mümkün olduğunca küçük esnafı ayakta tutma çabalarına katılıyorum. Ekonomik şartlar en çok bu kesimi zorluyor.

Geçen sene COVID-19 dolayısıyla alınan tedbirler çerçevesinde sokağa çıkma saatleri kısıtlanınca, yıllardır karşı köşemizde duran simitçinin cirosu üçte bire düşmüştü. O dönemde buzluğumda ciddi bir simit stoku oluştuysa da, alışverişi sürdürdüm.

Kimi zaman iyilik yapayım derken kızdığım olmuyor değil. Hem işim çabuk görülsün, hem de karşımdakine yararı olsun diye market yerine semt bakkalına telefondan yumurta sipariş ettim. Ve fiyatını sordum. “Abla birkaç çeşit var, normal ve organik olanlar…” dedi. Ne yazık ki güven mekanizmamız bozulmuş. Semt bakkalında ederi yarım misli pahalı olan organiğin ne işi vardı? “En ucuzunu yolla lütfen” deyip kapattım. Günahını almayayım, ne derece dürüsttü, bilemiyorum. Ancak görünen bir gerçek var. Her hafta cumaya gitmek için iki saat kapalı olan dükkân artık açık. Cumartesileri erkenden paydos eden aynı esnaf şimdilerde pazar günleri de açıyor…

↔↔↔

Zor bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen kendimizden biraz feragat edip, daha fazla öğrenciye burs vermek için çabalayan kurumları desteklemek bir hedef olmalı. Gençlere verilebilecek en büyük sermaye eğitim.

Hanuka Sameah.

Sağlıkla kalın.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün