“İnsan dününü değiştiremez ama yarınına yön verebilir”

Hahambaşı Rav David Sivi, kutlayacağımız Roş Aşana bayramı münasebetiyle topluma yönelik yayınladığı mesajda bu günlerin ilerideki değişikliklerin ilk küçük adımlarını atmak için iyi bir zaman olduğunu hatırlatıyor.

Kavram
9 Eylül 2026 Çarşamba

Hahambaşı Rav David Sivi'nin Roş Aşana vesilesiyle verdiği mesaj şöyle:

"Değerli dindaşlarım,

Bu yıl ‘Roş Aşana’yı takvimimizin güzel bir rastlantısı neticesinde ‘Şabat’la birlikte kutluyoruz. Umuyor ve diliyorum ki, bu yıl “Şabat Şalom” ve “Şana Tova” dileklerimiz gökyüzüne birlikte yükselecek ve İlahi katlarda kabul edilecektir. 

Yeni yılın bu ilk gününde Yüce Tanrı’mızın huzurunda duruyor ve dualarımızda şöyle diyoruz:  

“Ze Ayom Tehilat Maaseha, Zikaron Leyom Rişon / Bugün Eserlerinin Başlangıcı, İlk Günün Anımsandığı Gündür.”Hepimizin bildiği gibi Roş Aşana; bizler için bir vicdan muhasebesi yapma fırsatının ötesinde, Tanrısal yargı huzurunda olduğumuzu derinden hissettiğimiz bir gündür. 

Bu gün gönlümüzden gelen samimi yakarılarımız ve dualarımız; Yüce Yaratan’dan bağışlanma dileklerimiz yanında, başlamakta olan yıl boyunca bize ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk, esenlik, huzur ve barış ihsan etmesi yönündedir. 

Roş Aşana sadece geçmiş eylemlerimizi sorguladığımız bir gün değil, bunun çok ötesinde geleceğimize yönelik olarak nerelere ulaşmak istediğimiz konusunda da kendimizi sorguladığımız ibadet yoğun bir dönemin başlangıcıdır. İnsan dününü belki değiştiremez ama, yarının nasıl olacağına yön verebilir, hatta bence vermelidir de. İyi huylar edinme, içten bir dua, belki biraz daha Tora öğrenimi, bir iyilik daha, biraz daha sabır ve biraz daha dikkat… İlerideki büyük değişikliklerin ilk küçük adımları olabilir.

Sesini bir ölçüde ürpererek de dinlediğimiz ‘Şofar’ sıradan bir üflemeli çalgı olmanın ötesinde, ruhumuza işleyen ses kalıpları yoluyla bizlere bu değişimi esinlemektedir diye düşünüyorum.

Sevgili kardeşlerim,                                                                                                                           

Roş Aşana’yı takip eden ‘Yom Kipur’, ‘Sukot’, ‘Şemini Atseret’ ve ‘Simhat Tora’ gibi özel günlerimiz ve bayramlarımızla neredeyse bir bütünlük olarak, takvimimizdeki Tişri ayının, bizlere dinsel kültürümüze ve geleneklerimize bir ölçüde daha güçlü sahip çıkmamıza vesile olduğuna dikkatlerinizi çekmek isterim.

Bu fırsattan gereğince yararlanabileceğimize inanıyorum. Güçlü bir toplum, karşılıklı güven ve dayanışmanın yaşandığı bir toplumdur. Güçlü bir toplum, bireylerinin birbirlerini kardeş olarak görmeye devam ettiği, köklerine bağlılığını sürdüren bir toplumdur. 

Atalarımızdan ve tarihimiz boyunca bilgelerimizden Tora, iman, gelenek, karşılıklı sadakat ve sorumluluk gibi çok değerli miraslar aldık. Bunları sevgi ve sadakatle, bütünlük ve doğrulukla ve elbette çağdaş bilimselliğin de ışığında gelecek nesillere aktarmak tamamen bizim sorumluluğumuzdadır. Bunu hiç unutmayalım.

Bu vesileyle; özverili çalışmalarının bizzat tanığı olduğum toplumumuzun merkezi yönetim katmanlarıyla, tüm vakıf, kurum ve kuruluşlarımızın yönetiminde sorumluluk üstlenen değerli yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına takdir ve teşekkürlerimi ifade etmek istiyor, siz toplumumuz mensuplarının kendilerine her bakımdan destek olmanızı özellikle rica ediyorum.

Sevgili Dindaşlarım,

Sözlerimi geleneksel “Roş Haşana” yakarımızla sonlandırıyor;

“Tahel Şana Uvirhotea / Sene bereketleriyle başlasın” diyerek her birinizi en samimi duygularımla kutlarken, daha nice yıllara sevdikleriniz ve sevenlerinizle birlikte, sağlık, mutluluk ve esenlik içinde erişmenizi diliyorum.                                                                                                                                              

Şabat Şalom. 

Şana Tova Umetuka."                                           

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün