Torunları Hahambaşı Rav Haleva'yı anlatıyor

2025 yılında kaybettiğimiz Hahambaşı Rav İsak Haleva (Z”L) sayısız insanın hayatına dokundu, kalplerinde iz bıraktı. Rav Haleva´yı anarken, bir söyleşi dizisiyle, torunlarının gözünden bir liderin insani yönlerini, hatıralar ve duygular eşliğinde dinledik.

Söyleşi
24 Haziran 2026 Çarşamba

Liza Cemel & Eli Erdem Demiröz

2025 yılında kaybettiğimiz Hahambaşımız Rav İsak Haleva’nın (ז״ל) yaşamını ve öğretilerini konu alan Vivet Pitelon Sparkes imzalı ‘Sevgi ve Hoşgörüye Adanmış Bir Ömür’ ve ‘Hayata Dair’ adlı kitaplar büyük ilgi gördü. Kitapların lansmanı da sıcak bir atmosferde, unutulmaz bir anma gecesi olarak gerçekleşmişti. Rav Haleva’nın torunlarının yönettiği programda dualar, müzikler ve konuşmalar, onun bilgelik, sevgi ve hoşgörü temelleri üzerine kurulu hayat felsefesini yeniden hatırlatmıştı. Bu özel gecenin ardından Rav İsak Haleva’nın torunlarıyla dedeleri hakkında bir röportaj dizisi yapmaya karar verdik. Hem cemaatin hem ailesinin gözünden bir liderin insanî yönlerini, hatıralar ve duygular eşliğinde dinledik.

 

Reysi Haleva: “Ailesine zaman ayırmayı hiç bırakmadı”

Çocukluğunuzda ‘Hahambaşı’ değil, yalnızca ‘dede’ olarak hatırladığınız en sıcak anı hangisidir?

Reysi: Bunu nasıl yapıyordu bilmiyorum ama evde hep dedeydi. O yüzden her anımız sıcaktı. Hatta hep üretken, çalışan, okuyan, bilge biri olduğu için konuşacak bol bol konumuz oluyordu. Seyahatten döndükten sonra gezdiğim yerleri anlatıp hep üzerine konuşuyorduk. O yerlerin tarihçesi hakkında hep bildiği bir kısım oluyordu. Çocuklarıyla çok sık tavla oynardı ve herkes her zaman dedemi tutardı. Elinde veya yamacında her zaman gazete veya kitap olurdu o yüzden gündemle alakalı çok sık sohbet ederdik.

Bir dede olarak çok komik biriydi, tüm torunları ona çok gülerdik. Klişeleşmiş şakaları vardı mesela. Her zaman yapardı, biz de her zaman çok gülerdik. Ne zaman yaz veya bayramlarda onlara kalmaya gitsek “Otelimize hoş geldiniz, ücrete kahvaltı da dahildir” esprisini yapardı. Giderken ise “Otelimizden memnun kaldınız mı? Bir daha bekleriz” derdi. Çocukluğumdan beri bu şakaya hep güldüm, aklıma geldikçe de güleceğim. Belli başlı bayramlarda adımıza el yazısı ile özel mektup yazardı. Sekiz bize, dört tane de çocuklarına yazardı. Hayatımızın hangi evresindeysek bunu bilir ona göre de berahasını eklerdi.

Kendisinin hayat disiplininin günlük alışkanlıklarınıza yansımış bir örneği var mı?

Reysi: Dedem ilk mesleğini hep öğretmen olarak söylerdi. Ona en çok yakışan şey de öğretmenlikti çünkü hayatımda gördüğüm en bilge insanlardan biriydi. Kendisi öğrenmeye, yeni şeyler deneyimlemeye aşık bir insandı; öğretmeyi çok severdi. Okumayı ve okuduklarını başkalarıyla paylaşmayı çok severdi. Bu yüzden diye düşünüyorum, dedem öğretmenliği çok severdi. Sadece dini geleneklerine değil, çocukluğunda görerek büyüdüğü geleneklerine de çok bağlıydı. Onun için bazı değişmeyen şeyler vardı; her yaz hiç üşenmez kendi turşu ve likörünü yapardı. Soğan salatası ile köfteyi babasından öğrendiği gibi hazırlardı. Yüzmeyi, müzik dinlemeyi ve balık tutmayı çok severdi. Deniz kenarında yürümeye bayılırdı, hayvanları çok severdi. Her gün zamanında kahvesini içerdi. Her meyve ve sebzenin mevsiminde tüketilmesi gerektiği, kendi zamanlarında en doğal ve sağlıklı olduğunu söylerdi.

Rakel Haleva: “O, öğrenciliği hiç bırakmayan bir öğretmendi”

Dedenizin en çok üzerinde durduğu mitsva hangisiydi ve neden?

Rakel: Anneye babaya saygı mitsvası. Buna sürekli vurgu yapar, bize öğütler verirdi.

Zor zamanlarda size verdiği en güçlü moral cümlesi neydi?

Rakel: Bize her zaman geçmişi hatırlatırdı: tarihimizde birçok zorlu zamanlardan geçtiğimizi, sayısız kez yok edilmenin eşiğine geldiğimizi fakat kurtulduğumuzu vurgulardı.

İzak Haleva: “Adımın ağırlığını ve gururunu hep taşıdım”

Aile buluşmalarında sizi en çok güldüren veya etkileyen bir sözü var mıydı?

İzak: Bazı konularda çok ciddi olmasına rağmen, bazen bir Ladino deyim veya ince bir espriyle hepimizi güldürürdü.

Dededen toruna aktarılan özel bir ritüeliniz (Şabat menüsü, Ladino lafı, mizah anlayışı vb.) var mıydı?

İzak: Her Birkat Amazon’un sonunda söylediğimiz ‘Yako Mimos’ şarkısı ve ona eşlik eden hareketimiz aile ritüelimizdi.

Yitshak ve Yoel Haleva: “Yoğunluğuna rağmen bizi asla ihmal etmedi

Yitshak Haleva

Kendisini ilk kez kamuya açık bir törende izlediğinizde içinizden neler geçti?

Yitshak ve Yoel: Dedemizi Hanuka’da Ortaköy’de mum yakarken hatırlıyoruz. Dedemiz konuşmaya başladığında herkes bir anda susar, hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar onu dikkatle dinlerdi. Arada yaptığı esprilerle ortamın ciddiyetini biraz yumuşatır, herkesi güldürürdü.

Yoel Haleva

Kendisinin hayat disiplininin sizin günlük alışkanlıklarınıza yansımış bir örneği var mı?

Yitshak ve Yoel: Dedemiz hep derdi: “Akıllı insan, herkesten bir şey öğrenendir.” Kim olursa olsun, benden büyük ya da küçük fark etmez, her zaman herkesten bir şey öğrenmeye çalışıyoruz.

 

Cef İzak Haleva: “Tanımayanların bile son görev için gelmesi beni çok etkiledi”

Ladino’yu koruma konusunda özel bir hassasiyeti var mıydı? Aile içi sohbetlerde Ladino kullanmanız teşvik edilir miydi?

Cef İzak: Ladino onun için her zaman çok önemliydi. Çevresinde bilen herkesle Ladino konuşurdu. Aile içinde de Ladino oldukça kullanılırdı. Biz torunlar, onlar gibi konuşamasak da aradan yakaladığımız kelimelerden ne konuşulduğunu anlamaya çalışırdık.

14 Ocak 2025’teki vefatından sonra toplumun taziye mesajları size ne hissettirdi? Özellikle size dokunan bir anma anı oldu mu?

Cef İzak: Çok zordu o mesajları, yazıları okumak. İnsanların ona karşı duyduğu sevgi ve saygıyı bir kez daha somut olarak görmek gurur vericiydi kesinlikle. Beni en çok etkileyen şeylerden biri cenazede gördüğüm ve tanıştığım insanlardı. Yıllarını geçirdiği Burgazada’nın, Şişli’nin esnafının çoğunluğu oradaydı. Konuşma fırsatım olan birkaç kişi kendisini hiç tanımamış, yüz yüze bile görmemişlerdi ama son görevini yapmak için o gün orada hepsi yanımızdaydı. Bize güç verdiler, omuz verdiler, destek verdiler. Bu durum beni çok etkilemişti.

Marsel Haleva: “Kapı pervazındaki boy çizgilerim onun hatırası”

Dedeniz, dinlerarası diyalog toplantılarına katıldığında eve hangi hikâyelerle dönerdi? 

Marsel: “Farklı dillerde konuşuyoruz ama aynı kalpten geliyoruz” derdi. Hep orada tanıştığı insanların samimiyetini anlatırdı.

“Barış ve sevgi” vurgusunu konuşmalarında sık kullandığı biliniyor; bu mesajı aile içinde nasıl pekiştirirdi? 

Marsel: Aramızda en küçük tartışmada bile “Önce birbirinizi sevin, gerisi çözülür” derdi.

Bugün kendisi hayatta olsaydı, Türkiye Yahudi toplumu ve genç nesil için hangi mesajı vermenizi isterdi?

Marsel: Yahudi kimliğini kaybetmemeyi ve birbirimizi anlamaya çalışmamızı bizlere söylerdi.

Reyna Haleva: Bilge insanların hiç ölmediğini, dedemle hissettim”

14 Ocak 2025’teki vefatından sonra toplumun taziye mesajları size ne hissettirdi? Özellikle size dokunan bir anma anı oldu mu?

Reyna: Vefatının ardından gelen taziye mesajlarını okudukça, içimde derin bir sızı ve üzüntü hissettim. Keşke bunlar sadece kötü bir rüya olsaydı diye düşündüm. Dünyanın dört bir yanından gelen anılar ve sözler, dedemin ne kadar geniş bir çevrede iz bıraktığını ve kalplere dokunduğunun göstergesiydi. Orada, insanların onunla yaşadığı güzel anıları dinlemek hem beni duygulandırdı hem de gururlandırdı. Okulda anı defteri konulması da çok anlamlıydı; arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin yazdıkları satırlarda, dedemin kalplerde nasıl özel bir yer edindiğini gördüm. İnsanların cenazede keşke onu daha önceden tanısaydım gibi sözleri de beni çok duygulandırmıştı.

Rav Haleva’nın adını yaşatmak için aile olarak başlattığınız ya da başlatmayı düşündüğünüz projeler var mı?

Reyna: Evet, “Haftanın Peraşası” projesini başlattık ve hâlâ sürdürüyoruz.

Onun vizyonunu gelecek kuşaklara aktarmak adına eğitim, kültür veya sosyal sorumluluk alanlarında nasıl adımlar planlıyorsunuz?

Reyna: Kitaptan kazanılan tüm gelir Türkiye Hahambaşılığı bünyesinde oluşturulan Rav İsak Haleva Fonu’na aktarılıyor. Bu fondaki gelir ise toplumun eğitim ihtiyaçları için kullanılacak.

Burada bir özet olarak verilen tüm röportajlara www.salom.com.tr/artı18 sayfasından ulaşılabilir...

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün